<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927</id><updated>2012-02-15T23:42:46.751-08:00</updated><title type='text'>Hakan Lamper</title><subtitle type='html'>Her gün bir yerden göçmek ne güzel. 
Her gün bir yere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne güzel.

 -Mevlana-</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>11</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-7165300001894080206</id><published>2011-07-19T08:10:00.000-07:00</published><updated>2011-09-11T02:47:03.010-07:00</updated><title type='text'>KUZEY EGE</title><content type='html'>Biz Ege'yi sevdik. İnsan Ege Denizindeki binlerce ada arasında, küçük bir tekne ile ömrünü geçirebilir. Böyle geçen ömür pek de boşa geçmiş sayılmaz. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZgjdVeY4eXw/TiWi4bCcOTI/AAAAAAAAAxo/TbidSpOOtnk/s1600/harita.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 215px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZgjdVeY4eXw/TiWi4bCcOTI/AAAAAAAAAxo/TbidSpOOtnk/s400/harita.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631085999311042866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yıl niyetimiz Kuzey Ege'de dolaşmak. Ağustos ayında Midilli'den girişi yapıp, Agios Efstratios adasından başlayarak Limnos, Samotraki, Tasos ve belki Yunanistan anakarasını da kapsayan bir gezi yapmayı düşünüyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Teknemiz Doga hazır. Kış boyu kendisini pek ihmal etmedik. Geçen yıl şafttan gelen suyu Ayvalık'taki en iyi arkadaşım Tarhan Abi'nin yardımları ile keçeyi değiştirerek kesmiştik. Ufak tefek eksikler hep oluyor ama ne demişler? Kervan yolda düzülür.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bu  kış yazı özletti.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu sene kış uzun sürdü. Soğuk ve yağışlı günlerde sıcak günlerin hayalini kurduk. Arada sırada Tekneye yaptığım kaçamaklarda gözüme takılan aksaklıkları gidermeye, eksikleri tamamlamaya çalıştım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-RZJFxDkTjsE/Tiv6jzSAc6I/AAAAAAAAAxw/H6_0-5DUook/s1600/DSC_0085.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-RZJFxDkTjsE/Tiv6jzSAc6I/AAAAAAAAAxw/H6_0-5DUook/s400/DSC_0085.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5632871251925037986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rüzgar göstergesi çalışmıyor. Direk tepesindeki vericisini indirmiştik. Pervaneyi döner hale getirdik. Geriye takması kaldı. bakalım takınca çalışacak mı? Büyük ihtimalle kalibrasyon isteyecek. Anlayan birini bulabilsem iyi olur. Yedek demirin halatı hiç hoşuma gitmiyordu. Yeni aldığım 50 metrelik halat daha iyi olacak. Havuzluk duşunun kapağı eskiyip kopmuştu. Duş yuvasının yenisini aldım, onu da değiştireceğim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RLkEsVyI2CU/Tiv62GaVfxI/AAAAAAAAAx4/U9f4Ot-8wWg/s1600/DSC_0076.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-RLkEsVyI2CU/Tiv62GaVfxI/AAAAAAAAAx4/U9f4Ot-8wWg/s400/DSC_0076.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5632871566297890578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Teknede iş bitmiyor. Ama seyre engel bir durum yok. Büyük olasılıkla Ağustos başı gibi seyre çıkarız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hayalleri beslemek.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzun zamandır denizcilik konulu kitap çıkmıyor. Ben de arada eski kitapları karıştırıyorum. Hayallerimizi beslememiz lazım. Geçenlerde Eralp Akkoyunlu'nun Deniz Çingenesi'ni tekrar okudum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-aC8hkqqMYZE/TjF79C1aLJI/AAAAAAAAAyI/QODld47BWJk/s400/deniz%2B%25C3%25A7ingenesi.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 90px; height: 144px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634420897480322194" /&gt;&lt;div&gt;Eldeki kitapların çoğunu birden fazla, bazılarını üç kez okumuşumdur. Özkan Gülkaynak'ın yeni kitabı yetişse seyirde yanıma alırdım ama geçenlerde kendisine sorduğumda  son rötuşlarla uğraştıklarını söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Egeye ilişkin hayalleri beslemekte en yardımcı kitap kuşkusuz Rod Heikell 'in Greek Waters Pilot'u. Bu geziye ilişkin hazırlıkları yaparken gezmeyi planladığımız bölgeyi gerek haritalar gerek Rod Heikell'in detaylı anlatımlardan tanımaya çalışıyorum. Diğer bölgelere kıyasla Kuzey Ege daha az turistik, daha yeşil ve sanırım daha ucuz. Bu bölgeyi daha çok merak ediyorum.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;AYVALIK&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;30.07.2011 tarihinde akşama doğru Ayvalık'taki teknemize ulaştık. Ivır zıvır işler, tekneye yerleşme derken akşam oldu. Marinadaki bar gece 02:00 ye dek kendi zevkine göre müzik yayınına devam etti. Burada barın açılmasının nedeni teknelerin yarattığı atmosfer ama ne müziğin volümü ne de başka herhangi bir konuda tekne sahiplerinin umursanmaması anlaşılır gibi değil. Neyse ki tatilimizi burada geçirmiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LhSLAw5Fikg/TjWG2k1925I/AAAAAAAAAyQ/6KTS_PfJKTU/s1600/DSC_0007.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-LhSLAw5Fikg/TjWG2k1925I/AAAAAAAAAyQ/6KTS_PfJKTU/s400/DSC_0007.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635558780885130130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah tekneyi hazırlamaya devam ettim. Öğlene doğru hava çok sıcak olunca kısa bir seyir ve yüzme molası iyi geldi. Demir yerinde öğleneden sonra rüzgar arttı. Akşam marinaya dönüşte mazotu da fulledik. Yarın çıkış işlemlerini yapmayı düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;MİDİLLİ-Mitilini&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah 9:00 da çıkış işlemlerine başladım. İki saat içinde işlemler bitti. Alışverişi yapıp yola çıkmamız öğleni buldu. Çok güzel bir batı rüzgarı ile ortalam 4 knot süratle çok güzel bir seyir yaptık. Neredeyse hiç motor çalıştırmadan Mitilini'ye ulaştık. Girişimiz de çok kolay ve hızlı oldu. Limana bağlandığımızda 17:00 civarıydı. Ayvalık'ta aynı pantonda bağlı olduğumuz bir tekne daha giriş yaptı. Tekneyi 15 gün kadar Midilli Marinasında bırakacaklarmış. Günlüğü 20 Euro imiş. Ayvalıkta teknelerinin günlüğünün 50 Euro olduğunu söyledi. Bir yolunu bulup tekneyi buraya bağlamak lazım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PgSsY0P9-nI/TjeqvCyxtgI/AAAAAAAAAyY/n-rzjDHX_Bo/s1600/DSC_0015.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-PgSsY0P9-nI/TjeqvCyxtgI/AAAAAAAAAyY/n-rzjDHX_Bo/s400/DSC_0015.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636161183857882626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yerleştikten sonra biraz uzandım. Uyandığımda hava kararmıştı. Biraz yürüyüşten sonra her zaman gittiğimiz Fener Restaurant'a gtittik. Türk turistler ortamı baya etkilemiş. Türkçe menüleri var. Dimitri de Türkçe'yi ilerletmiş. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gece bol motosiklet gürültülü geçti. Sabah 50 euroya bir aylık mobil internet bağlantısı aldım. Sayfayı daha sık yazabileceğim sanırım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-G6l9x7kYGXE/TjfLsKcdZcI/AAAAAAAAAyg/EHamt19_MOk/s1600/DSC_0019.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-G6l9x7kYGXE/TjfLsKcdZcI/AAAAAAAAAyg/EHamt19_MOk/s400/DSC_0019.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636197418255869378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hava çok sıcak. Öğlen saatlerinde sokaklar nispeten boş. Etrafta bol miktarda turist var. Biz limanda bağlama işi yaparken Türkiye'den bir tur şirketinin kiraladığı koca bir gemi bağlıydı. Bu gemi ile vizesiz adaları gezen bir grupla biraz lafladık. İstanbul'dan yola çıkmışlar. Doğrusu "Ah o gemide ben de olsaydım" denecek gibi değil. Gemi apartman gibi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Midilli Limanındaki elektrik ve su panoları kartla çalışıyor. Yanımdaki makul motoryatın kaptanına kartı nereden alabileceğimi sorduğumda kendi kartından iki çentik kullandı ve “senin tekneye kart fazla gelir” dedi. Kartlar 5 euroya satılıyor ve bizim boy bir teknenin ihtiyacından çok fazla elektrik ve su sağlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-y_sNGPi0Pzs/TjhDZV_HUjI/AAAAAAAAAyo/UKB1d8AeB98/s1600/DSC_0029.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-y_sNGPi0Pzs/TjhDZV_HUjI/AAAAAAAAAyo/UKB1d8AeB98/s400/DSC_0029.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636329036331831858" /&gt;&lt;/a&gt;Bir ara sancağımıza çok lüks 65 feetlik bir katamaran geldi. İngiliz bayraklı bu katamaranın tayfası yanaşma işini tamamlayınca tayfalardan biri havalı kaptandan ciddi bir azar yedi. Kimsenin görmediğini düşünen kaptan yaklaşık elli yaşlarındaki koca adamı çocuk azarlar gibi azarladı. Neyi yanlış yaptıysa… Paranın gözü kör olsun. Akşama doğru iskelemize aynı büyüklükte başka bir motoryat bağlandı. Bizim tekne arada filika gibi kaldı. Motoryatın yaklaşık dört metrelik botunun motoru 50 beygirdi. Bizim teknenin makinası 25 beygir. Hoş o bota 50 beygir motor takmanın denizcilikle değil görgüsüzlük ve cehaletle mümkün olacağını denizden anlayan herkes bilir. Ancak yine de bir istisna olabilir ki o da botu su kayağı yaparken kullanma olasılığıdır.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Midilli-Plomarion&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Öğlen saatlerinde Mitilini'den ayrıldık. Adanın güneydoğu ucuna dek pupadan esen rüzgar ve kaba dalgalarla geldik. Güneydoğu ucunu kurtarıp batıya yönelince dalgalar bitti ama apazdan sert kaçaklar başladı. Tarti koyunda bir iki saat oyalandık. Denize girip yemek yedik. Sonra yine apazdan kaçaklarla ama hep yelkenle Plomarion'a geldik. Limanın ağzına dek yelkenle geldik. Sert kaçaklarda teknenin aniden yatması Figen'de tedirginlik yaratmaya devam ediyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-SUoe1y_fQKs/TjmJPVw_SwI/AAAAAAAAAyw/0KrgQm5k-NI/s1600/DSC_0048.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-SUoe1y_fQKs/TjmJPVw_SwI/AAAAAAAAAyw/0KrgQm5k-NI/s400/DSC_0048.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636687305264548610" /&gt;&lt;/a&gt;Bağlanmamıza limandaki Türk tekneleri yardım etti. Limanda üç Türk teknesi var. Gezgin Korsan sitesinden bizi tanıyan Gülümser Hanım az önce blogu okuduğunu söyledi. Demek boşa yazmıyor muşuz. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-x6szkIIkmF4/TjmJppR4DXI/AAAAAAAAAy4/nNVRGfIXOQ0/s1600/DSC_0051.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 255px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-x6szkIIkmF4/TjmJppR4DXI/AAAAAAAAAy4/nNVRGfIXOQ0/s400/DSC_0051.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636687757179358578" /&gt;&lt;/a&gt;Liman başkanlığında bir iki dakikalık formaliteden sonra Doğa ile yüzmeye gittik. Deniz çok temiz. Şehri biraz dolaştım. Daha önceki gelişimde de beğenmiştim ama liman içindeki ölü dalgalardan rahat edememiştik. Bugün iyi.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bugün iyi dedik ama gece çok rüzgar çıktı. Sabah ölü dalgalardan liman içi oldukça rahatsızdı. Buranın rıhtımı biraz yüksek olduğundan karaya çıkmak sorun oluyor. Doğa çıktı ama tekneye dönmek için botu kullanmak zorunda kaldı:))&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-sNhm3vPgwzs/Tjr3MC0xxZI/AAAAAAAAAzA/TIlSZqhog44/s1600/DSC_0042.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-sNhm3vPgwzs/Tjr3MC0xxZI/AAAAAAAAAzA/TIlSZqhog44/s400/DSC_0042.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5637089669896324498" /&gt;&lt;/a&gt;Teknenin hemen 30 metre ilerisinde bir kafeterya var. İnterneti şifresiz. Bazen burada vakit geçiriyoruz. Hava raporları pek iyi değil. Midillinin batısında rüzgar zaman zaman 7 boforlarda esiyor. Pek acelemiz yok. Buralarda biraz takılacak gibiyiz.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Midilli-Errosos&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Kırmızı bisikletli yaşlı kadını üçüncü kez gördük. Demek ki burada yeterince kalmışız:)) Chester teknesi, arkasından da Meltem 1 ayrıldı. Chester Ayvalık'a Meltem Erresos'a gidiyor. Bizim de niyetimiz Erresos ta bir iki gün takılıp havaların düşmesini beklemek.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Öğlen saatlerinde yola çıktık. Rüzgar tam kafadan. Ana yelken motora destek için açıksa da pek işe yaramıyor. Güzergahı kabataslak gözden geçirdim. Yaklaşık 5 saatlik yolumuz var. Plomarion'dan sonraki ilk burunda bir kayalık var. Kayalığı sancağımızda birakıp devam edeceğiz derken küüüüt diye bir ses duyduk ve tekne aynen yoluna devam etti. Birden arkama baktığımda suyun altında kayalıkları gördüm. Salma kayalıkları yoklamış. Hemen sintine ve bağlantılar kontrol edildi sorun yok. Güzergahı tekrar kontrol ettim meğer tam orada topuk üzerinde 2 metrelik bir derinlik varmış. Zarar vermeyen tecrübe iyidir. Artık güzergah ince ince kontrol edilecek. Koskoca denizde 3 metrekarelik yere isbet etmek mümkünmüş.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-bNAxZXowvcE/TjzdLs4I0rI/AAAAAAAAAzY/-1xrMGM75E4/s1600/DSC_0054.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-bNAxZXowvcE/TjzdLs4I0rI/AAAAAAAAAzY/-1xrMGM75E4/s400/DSC_0054.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5637624026655937202" /&gt;&lt;/a&gt;Yolun son bir saatini sert havada geldik. Girişteki adacığı iskelemizde  bırakarak küçük koyda demirli Meltem 1 in üzerine gelerek kıyıdan çıma aldık. Maske ile salmaya baktım.Sorun gözükmüyor. Meltem 1 in mürettebatı Ender ve Buket emeklilik sonrası İstanbul'dan ayrılmışlar. Bundan sonrası denizde olmayı planlıyorlar. Bizim hayalimizi yaşamaya başlamışlar. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Errosos daha çok lezbiyenlerin tercih ettiği bir yermiş. Akşam kıyıda sıralanmış restaurantların birinde güzel bir yemek yedik. Hava gece sakin geçti. Sabah Ender'in hazırladığı sepetlerin birinde iki büyük sarpa vardı.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s400/DSC_0063.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5638103963751805570" /&gt;Akşama dek hava çok sert esti. Dışarı çıkamadık. Akşam Ender'in arkadaşı Pantelis bizi guletine mangala davet etti.  Pantelis Erresos'ta guleti ile tur yapıyor. Nefis mangal partisi gece yarısına dek sürdü. Ertesi akşam yemekleri biz hazırlayıp gulete gtideceğiz. Yemek konusunda Ender iyi. Menüyü O hazırladı. Bizim tekne tatlıları hazırlayacak. Sabah Doğa ile alışverişe çıktık. Bana soğanları doğramak düştü.&lt;/p&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-6NR4EFM-zaY/Tj6R6YSVbWI/AAAAAAAAAzo/Ev3u3T3FvGQ/s400/DSC_0066.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5638104215652232546" /&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Gece 9:30 gibi Pantelis'in guletinde yemeğe oturduk. Keyifli geçen bir geceden sonra sabah yola çıkış planlarımız olduğundan gece 12:00 sıralarında teknelerimizde idik. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;Midilli-Sigri&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah 8:00 de Ender ve Buket Plomarion'a, biz Sigri'ye gitmek üzere Erresos'tan ayrıldık. Bağlandığımız yer oldukça sığ olduğundan bağlanırken de ayrılırken de salma kum zemine şöyle bir değiyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pSRYDiywGpw/TkDX__-eHOI/AAAAAAAAAzw/JtaD--6YXnM/s1600/DSC_0104.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-pSRYDiywGpw/TkDX__-eHOI/AAAAAAAAAzw/JtaD--6YXnM/s400/DSC_0104.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5638744227973045474" /&gt;&lt;/a&gt;Tamamen kafadan gelen sert rüzgar ve iri dalgalara karşı motorla 1 saat civarında Sigri'ye ulaştık. Sigri'nin bu girişinde kayalıklar üzerinde bir yelkenli enkazı var. İnsan görünce kötü oluyor. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Dışarıdaki şamataya rağmen köyün altındaki koy son derece sakin. 5 metreye demirleyip kalomamızı da verdikten sonra keyifli bir kahvaltı yaptık. Akşama doğru karaya çıkıp lavdan taşlaşmış ağaçları göreceğiz. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Hava durumunu takip ediyoruz. Yarın sakinliyor gibi. Bu bölge günlerdir 7 bofor esiyor. Niyetimiz öğlen sıralarında Eftradios adasına geçiş yapabilmek. Sigri'ye mesafesi yaklaşık 40 mil.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4oPJdVxpMjA/TkDYbf0ag_I/AAAAAAAAAz4/V_xuhFjhFZI/s1600/DSC_0113.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-4oPJdVxpMjA/TkDYbf0ag_I/AAAAAAAAAz4/V_xuhFjhFZI/s400/DSC_0113.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5638744700377269234" /&gt;&lt;/a&gt;Akşama doğru karaya çıktık. Taşlaşmış ağaçların olduğu müzenin görevlisi Türk. Midilli'de üniversite okuyan Artvin'li bir genç. Müze ilginç. Volkanik patlamada lavların etkisi ile taşlaşan ağaçlar enteresan. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Yg42HfXwbN4/TkDYv5HwsbI/AAAAAAAAA0A/2nL2nt0sWpc/s1600/DSC_0114.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Yg42HfXwbN4/TkDYv5HwsbI/AAAAAAAAA0A/2nL2nt0sWpc/s400/DSC_0114.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5638745050766684594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Koyun hemen üzerinde, teknemizi gören bir restaurant'ta yediğimiz yemek mükemmeldi. Türk Yunan ezgilerinden oluşan müzik ve restaurant sahibinin yarım yamalak Türkçesi ile sohbeti ortamı renklendiren unsurlardı.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Teknemize döndüğümüzde deniz o kadar sakindi ki.. Hani karıncanın su içtiği derler ya.. Gel de bu suya girme.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;Plomarion&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Saat 12:00 civarı &lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Efstratios adasına geçmek üzere demir aldık. Sigri'den sert rüzgarla çıktık. Rotayı batıya çevirdiğimizde bizi çok iri dalgalar karşıladı. Bu şekilde sekiz saat gitmeyi göze  alamadık. Rotamızı Plomarion'a çevirdik.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Plomarion'a vardığımızda bizi Ender ve Buket karşıladı. Bağlanıp tekneyi şöyle bir yıkadıktan sonra Plomarion'un meşhur kahvesinde birer Barbayani uzo içtik. Asker resimli olandan. Yeni rakıya en benzeyen o. Kahvede uzo içmek çok zevkli. Uzo söylediğinde beraberinde küçük bir meze tabağı geliyor. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;Midilli-Molivos&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah 8:00 de palamarları çzdük. Bugün yolumuz uzun. Yaklaşık 50 mil mesafedeki Molivos'a yani Midilli'nin kuzeybatı ucuna rota tuttuk. İlginçtir tüm seyir boyunca rüzgar hep sıfır dereceden, yani tam kafadan geldi. Motorla tam 10 saatte Molivos'a vardık. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-j0_OG4G2nNA/TkLCqQNTyqI/AAAAAAAAA0I/XmxrRykNoEw/s1600/DSC_0142.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-j0_OG4G2nNA/TkLCqQNTyqI/AAAAAAAAA0I/XmxrRykNoEw/s400/DSC_0142.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639283714582366882" /&gt;&lt;/a&gt;Burası Midilli'ni diğer yerlerine göre daha şık, daha güzel bir yer. Hiç ummazdım ama liman dolu. Rıhtımın karşısına restaurantların önüne bağlandık. Yerimiz çok güzel. Rıhtım iyi ki doluymuş.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-NPcCDH1zLlI/TkLDI7-ospI/AAAAAAAAA0Q/_0JO48Eo6Zo/s1600/DSC_0149.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 251px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-NPcCDH1zLlI/TkLDI7-ospI/AAAAAAAAA0Q/_0JO48Eo6Zo/s400/DSC_0149.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639284241728058002" /&gt;&lt;/a&gt;Liman işlemlerini yapınca biraz dolaştık. Sigri'de gördüğümüz bir Fransız aile vardı. Onlarla karşılaşıp artık orta düzeyde diyebileceğim ingilizcem ile biraz sohbet ettik.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Akşam yemeğimizi teknenin 3 metre gerisindeki masada yedik. Oturduğumuzda yanımda cüzdanım bile yoktu. Hesap gelince cüzdanı tekneden aldım. Son derece şık bir yerde güzel bir akşam yemeği için ödediğimiz para gerçekten az. Aynı tarzda bir yerde aynı yemeğe memleketimizde sanırım iki katını öderiz. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fa483tjivNk/TkQANCeiDsI/AAAAAAAAA0Y/kc66E8j5Ly4/s1600/DSC_0170.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-fa483tjivNk/TkQANCeiDsI/AAAAAAAAA0Y/kc66E8j5Ly4/s400/DSC_0170.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639632857377935042" /&gt;&lt;/a&gt;Gece beklenen sert hava başladı. Bir ara kalkıp teknenin rüzgar üzeri sancak bordosundan kıyıya bir halat daha alıp rahat bir şekilde uyuduk. Sabah diğer teknelerin bağlı olduğu bizim yer bulamadığımız karşı rıhtıma gidince gece rüzgarda sorun yaşadıklarını öğrendim. Büyükçe bir tekne rüzgarda diğer teknelere abanınca sorunlar olmuş ve büyük tekne yerinden ayrılarak demir yerinde gecelemek zorunda kalmış. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-d6YopjHgjjc/TkQApoQF6hI/AAAAAAAAA0g/bhpSVpWR5mw/s1600/DSC_0183.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-d6YopjHgjjc/TkQApoQF6hI/AAAAAAAAA0g/bhpSVpWR5mw/s400/DSC_0183.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639633348554254866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sabah fırını araraken şehri keşfetme imkanı buldum. Şehrin üst sokakları çok güzel. Labirent gibi daracık sokaklar taşla kaplı. Sağlı sollu küçük dükkanlar çok sevimli. Kahvaltıdan sonra hep beraber bu daracık sokaklarda dolaştık. Sert hava devam ediyor. Deniz köpük köpük.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-zSeCZ8AhjRk/TkQBBzwomNI/AAAAAAAAA0o/MPbNh_Cyeqo/s1600/DSC_0187.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-zSeCZ8AhjRk/TkQBBzwomNI/AAAAAAAAA0o/MPbNh_Cyeqo/s400/DSC_0187.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639633763960395986" /&gt;&lt;/a&gt;Birkaç gündür yüzümü rahatsız eden sakalımdan kurtulmaya karar verdim. Molivos'un tek kuaförü bayan. Herkese hizmet veriyor. Sağolsun beni sakallarımdan da kurtardı&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Bakalım yarın hava sakinleşecek mi? Böyle giderse başlığı Midilli Turu olarak değiştirmek gerekecek. Midilli'den batıya geçemiyoruz. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;BOZCAADA&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Ama daha fazla bekleyemiyoruz. 12 Ağustos sabahı Midilli'den ayrıldık. Havanın izin verdiği bir yere gideceğiz. Molivos pupamızda kaldığında hedef Limnos gibi idi. Ama rotayı Bozcaada'dan çok uzak tutmadım. Çıkar çıkmaz çok sert rüzgar ve dikine dalgalarla karşılaştık. Ama devam ettik.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Babakale'yi dönünce dalgalar irileşti. Peşimizden gelen bir tekne geri dönüp Babakalye'ye girdi. Bozcaada rotasında dalgalar tam kafadan geldiğinden o yöne devam ettik. Yaklaşık 30 mil yolu 7 saatte alarak akşam Bozcaada'ya bağlandık. Burası hesapta yoktu ama denizde hesap tutmuyor. Bana kalsa Sigri'den batıya geçecektim ama o havada geçmek zorunluluk dışında pek akıl karı değildi. Hava biraz sakinleyip dalgalar küçülünce birer hazır çorba yaptım. O çorbanın ne kadar lezzetli geldiğini anlatamam.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HlOo8IGpCHg/TkWXn6SnDZI/AAAAAAAAA0w/RVeB2y88AwQ/s1600/DSC_0201.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-HlOo8IGpCHg/TkWXn6SnDZI/AAAAAAAAA0w/RVeB2y88AwQ/s400/DSC_0201.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640080820269419922" /&gt;&lt;/a&gt;Bozcaada olanaklar açısından iyi. Her tür ikmal, çamaşır yıkama, kaçan sağ gurcata bayrak ipini yerine takma gibi işleri tamamlayıp Samotraki'ye devam etmek istiyoruz. Bayrak ipini takmak üzere direğe Doğa'nın çıktığını söylemeden geçmeyeyim. Havalar gerçekten sert. Bofor çizelgesine göre 6 nın altına düşmüyor. 6 olarak düşündüğümüz ve çıktığımız hava inanın 7 bofor. Tecrübe için bence Ege'den iyisi yok. Ama dikkatli ve hazırlıklı olmak koşuluyla.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Bozcaada'da Şerif Ali Abi'den bahsetmeden olmaz. Limanda teknelerle O ilgileniyor. Birbirimize kanımız kaynadı. Çok yetenekli biri. Bir ara yüzerken benim teknenin altına bakmış. "Hadi gel kekomozları temizleyelim" dedi. Bu yıl karaya almadığım için biraz kekamoz fazla. Beraber teknenein altını pırıl pırıl yaptık. Benim dalamadığım yerlere dalıp tekneyi temizlememe yardım etti.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-D6O__82HioE/TkgQ4G2bJBI/AAAAAAAAA04/ZT7-0OgmbJU/s1600/DSC_0212.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-D6O__82HioE/TkgQ4G2bJBI/AAAAAAAAA04/ZT7-0OgmbJU/s400/DSC_0212.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640777089379148818" /&gt;&lt;/a&gt;Akşam kalede Hanover çok sesli müzik korosu ile Çanakkale Üniversitesi korosunun konseri vardı. Değişiklik oldu. Bu arada artık Bozcaada mendireğinde bizim de izimiz var. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;SAMOTRAKHİ&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah 08:00 civarı yola çıktık. Gökçeada!nın batı ucundan Samortakhi'ye rota tutacağız. Yaklaşık 50 mil yolumuz var. Gökçeada yolun yarısı sayılır.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Baştan sakin olan hava bir ara sancağımızdan güzel rüzgarla bize nefiz apaz seyri yaptırdı. Yaklaşık iki saat bu rüzgarla 7,5 ila 8 mil sürat yaptık. Gökçeada'dan dönünce rüzgar orsadan sert esiyordu ama birkaç saat sonra sakinleşti. Yaklaşık 8 saatte yelken-motor 50 mil yol yaptık.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cJzyVjsgupw/TkgROuIEB8I/AAAAAAAAA1A/-hL8q-jA0yo/s1600/DSC_0221.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 253px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-cJzyVjsgupw/TkgROuIEB8I/AAAAAAAAA1A/-hL8q-jA0yo/s400/DSC_0221.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640777477879236546" /&gt;&lt;/a&gt;Bu adaya ilişkin gördüğüm tüm fotolarda tepede bir bulut var. Bugün de yol boyunca adanın üzerindeki bulutu kah ördeğe, kah dua eden adama benzeterek oyunlar oynadık. Saat 16:00 civarı Samotrkhi'ye girdik. Hemen peşimizden bir Bulgar teknesi gelip arkamıza bağlandı. Limanda başka yelkenli yok.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-hQB0A_e0Lj8/TkgRiSN-mtI/AAAAAAAAA1I/43AUoFufSjA/s1600/DSC_0229.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-hQB0A_e0Lj8/TkgRiSN-mtI/AAAAAAAAA1I/43AUoFufSjA/s400/DSC_0229.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5640777813985237714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bağlandıktan sonra şehri dolaşmaya çıktık Küçücük bir yer. İnsanları içten. Turistik bir bölge olmadığından ingilizce bilen çok yok. Ama sizi anlamaya çalıştıkları için sorun yok. Anlamak istedikten sonra dilin çok önemi yok. Sanırım yarın Thasos'a geçeceğiz.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;THASOS&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah hazırlıklarımı yaptığımda ekip uyuyordu. Marşa basınca Figen uyandı. 7:00 de yola çıktık. Bugünkü yol yaklaşık 37 mil. Liman Başkanlıklarında Transitlogları bazen alıkoyuyorlar. Avrupalı yatçılara sorduğumda onlara pek öyle bir uygulama olmadığını söylüyorlar. Sabah 6:00 da Liman Başkanlığı'na tarnsitlogumu almaya gittiğimde biraz sitem ettim. Doğrusu görevli mantıklı bir açıklama yapamadı.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Yol çok güzel geçti. Ortalama 6 mil ile yelken destekli motorla geldik. Rüzgar zayıf ama düzenli apazdan geldi. Zaman zaman teknenein başında oturup yaşadığımız günleri düşündüm, zaman zaman nemin de etkisi ile kara görünmeyen seyirde okyanus hayali kurdum. Bazen de cd den dinledğimiz müzik bize arkadaşlık etti. Kahvaltıyı yolda yaptık. Kendi adıma bazen denizde duygusal anlar yaşıyorum. İnsan kırkından sonra gözyaşlarını tutmakta zorlanıyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4yVxLMR8YIw/Tkl3xcdUisI/AAAAAAAAA1Q/1zY26ri9T3c/s1600/DSC_0264.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-4yVxLMR8YIw/Tkl3xcdUisI/AAAAAAAAA1Q/1zY26ri9T3c/s400/DSC_0264.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641171699594726082" /&gt;&lt;/a&gt;Thasos yani Taşöz çok yeşil bir ada. Her taraf çam ormanı. Aynı zamanda mermer yatakları yönünden zengin olan ada sanırım o nedenle Taş-öz. Limanı her yöne kapalı. Mendirekler içerideki tekneleri bir annenin çocuğunu sarmaladığı gibi kucaklıyor. Elleri üst üste. Adada bazen kulağa garip lehçeyle Türkçe kelimeler geliyor. Plajdaki kafenin garsonu nereli olduğumuzu sorunca sebebi anlaşılıyor. Kendisi biraz Türkçe bildiğini söyleyince konuştuk. Dedeleri Pontus göçmeniymiş. Adada Pontuslu Türklerin yaşadığını söyledi. Pontuslu olduğu "oldi" demesinden belliydi.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-tZW_HwKRwQA/Tkl4PjksLmI/AAAAAAAAA1Y/LOWIPCmTJiM/s1600/DSC_0273.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-tZW_HwKRwQA/Tkl4PjksLmI/AAAAAAAAA1Y/LOWIPCmTJiM/s400/DSC_0273.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641172216900759138" /&gt;&lt;/a&gt;Burası kalabalık ve turistik bir yer ama  turist yoğunluğu daha çok Balkanlardan gibi. Akşam yemek yediğimiz yerde "Romanyalı mısınız ?" diye sordular. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;Thasos-Aliki Koyu&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah kahvaltıdan sonra gelen bir tekneye yardım ettim. Tekneyi Ayvalık'tan tanıdım. Bony Dear adlı çelik bir tekne. İsviçre bayraklı teknenin sahibi Dido ile sohbet ettik. Türkçe de biliyor. Tekneyi marinadan alıp çekek yerine götürmüşler. Orada çok ucuza karada tutuyorlar. Yedi yıldır Ayvalık'ta evleri de varmış. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UhkERDDpmDw/Tkq86n1yFTI/AAAAAAAAA1o/eyFsK66dC9Q/s1600/DSC_0290.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-UhkERDDpmDw/Tkq86n1yFTI/AAAAAAAAA1o/eyFsK66dC9Q/s400/DSC_0290.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641529198547965234" /&gt;&lt;/a&gt;Mazot işi biraz meşakkatli. Telefon ediyorsun adam araba ile servis yapıyor. Kırk litre mazot aldıktan sonra aheste bir şekilde 14 mili üç saatte alarak Thasos'un güney doğusuna Aliki Koyu'na gittik. Turkuvaz suda 6 metreye demirledik. Koyda iki yelkenli 8 motoryat daha var. Kıyıda plaj ve restaurantlar var. Etraf çamlık. Gökova ya benziyor. Thasos adasının her tarafı yemyeşil.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-EKVR4tZndoo/Tkq7WeMHaEI/AAAAAAAAA1g/vhOhmfFvfdo/s1600/DSC_0294.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-EKVR4tZndoo/Tkq7WeMHaEI/AAAAAAAAA1g/vhOhmfFvfdo/s400/DSC_0294.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641527477970364482" /&gt;&lt;/a&gt;Burada bol bol denize girdik.  Kıyıda kulağa gelen  sesler yoğunlukla Balkan Ülkelerinin dilleri. Akşam sahildeki lokantalardan birinde yemeğimizi yedik. Rüzgar sıfır. Tekne kendi halinde salınıyor. Sabah Limni'yi hedefliyoruz. Hava sakin. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;LİMNOS-Mirina &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah 7:00 de kalkıp hazırlığımı yaptım. Ben demir alırken Figen uyandı. Güzel bir gündoğumu manzarasında Limnos'a rota tuttuk. Başlangıçta sıfır olan rüzgar zamanla gündoğusu, poyraz olarak stabil bir hıza oturdu. Yelkenlerin de desteği ile 6 knot ortalama hızla ilerliyoruz. Yandan gelen dalgalar tekneyi yalpaya düşürse de tedirgin edici boyutlara ulaşmıyor. Sadun Boro'nun deyişi ile "derviş gibi sallana sallana" ilerliyoruz. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cVlsbz5S0l8/TkwQdOsbdFI/AAAAAAAAA1w/Nrh3bK2akCw/s1600/DSC_0296.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-cVlsbz5S0l8/TkwQdOsbdFI/AAAAAAAAA1w/Nrh3bK2akCw/s400/DSC_0296.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641902527535084626" /&gt;&lt;/a&gt;Kahvaltıyı yolda yapıyoruz. Kah dalgaları seyrederek, kah sohbet ederek, bazen de uyuklayarak 14:00 civarı Limnos- Mirina'nın girişine geliyoruz. Thasos ne kadar yeşil ise burası da o kadar çıplak. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Ters yönden gelen bir İtalyan teknesi bizi görünce süratini arttırdı. İçeride son bir yer varsa o kapacak. Yan yana bağlandık adam yüzümüze bile bakmadı.  Bu işin milliyeti yelkencisi  motor yatçısı yok. Hödük hödüktür. Onun bütün gerginliğine rağmen biz  sakin sakin bağlandık. Selena adlı bir Türk teknesinden bağlanmamıza yardım ettiler. Burada elektrik-su var. Gerçi olmasa da sorun değil. Elektrik ve su ile son irtibatımız Bozcaada'da olmuştu. Suyumuz yarıdan fazla elektrik sorunumuz zaten yok. Buzdolabımız sürekli çalışıyor ve 80 watlık bir güneş paneli desteği her şeyi hallediyor. Elektrikli aletleri ve şarjlarını 12 volta göre ayarlayınca sorun olmuyor. Rıhtım kalabalık. Bağlanacak yer yoksa hemen yan tarafta demirde de kalınabilir.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-oowObZrLgXQ/TkwQye2v_SI/AAAAAAAAA14/ME6sFnARh_8/s1600/DSC_0305.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-oowObZrLgXQ/TkwQye2v_SI/AAAAAAAAA14/ME6sFnARh_8/s400/DSC_0305.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641902892650593570" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün biraz yorgun hissediyorum. Tekneyi yıkayıp paklayınca biraz kestirdim. Akşam etrafı dolaştık. Limanın hemen yanında yüksekçe bir tepe var. Tepede surlar gece çok güzel aydınlatılıyor. Etrafta Türk izleri var. Osmanlı tarzı eski evler, eski bir Osmanlı çeşmesi gibi. Şehir güzel. Labirent gibi daracık sokaklar, şirin dükkanlar. Gündüz bomboş olan sokaklar gece tıklım tıklım. Deniz temiz. Ulaştığınız her yerden denize girebilirsiniz. Yarın buradan çıkışı alıp Ayvalık yönüne inişe başlamayı düşünüyoruz.&lt;/p&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-MMI3G9Ht-o0/Tk5W_CsqQSI/AAAAAAAAA2A/FBdlOmt9awU/s400/DSC_0308.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642543024197746978" /&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Erken yattık.Tam uyumak üzereyken bir gürültü patırtı ile uyandım. Dışarı çıktığımda yanımdaki tekne ile aramıza girmeye çalışan küçük bir motoryat yanımdaki tekne ile tartışıyordu. Motoryatın Yunanlı sahibi yaşlıca ve biraz tombulca bir adam. Teknesinin başına heykel gibi dikilmiş, elleri belinde dümendeki kişiye ilerlemesini söylüyor. Fakat mesafe girilecek gibi değil. Benin payım yok ama yanımdaki tekne koltuk halatları ile biraz oynarsa yer açabilir. Kavga bunun kavgası. Yunanlı vatandaş bağıra çağıra istediğini yaptırdı. Çok bağırdığını, biraz sakin olmasını söyledim. "Ben Yunanlıyım, İngiliz değil..." dedi. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;BOZCAADA&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Sabah çıkış işlemlerimizi yaptırıp yola çıkmamız 11:00' i buldu. Demir alırken akşamki yaygaracı Yunanlı'nın demirini zincirimizin üzerine attığını farkettik. Kurtarmak için biraz uğraştık.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-jfNWqtM7GeM/Tk5XRHMABGI/AAAAAAAAA2I/ZE-je_ESwAo/s1600/DSC_0321.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 274px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-jfNWqtM7GeM/Tk5XRHMABGI/AAAAAAAAA2I/ZE-je_ESwAo/s400/DSC_0321.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642543334640583778" /&gt;&lt;/a&gt;Hava sert. Limnos'un kuzeyine tırmanışa geçtik. Limnos doğu-batı boyunca uzanan bir ada. Kuzaybatı ucundan batıya dönüp Kuzaydoğu ucu olan Plaka burnu'na varmamız 5 saati buldu. Rüzgar sert, dalgalar iri. Bu bölgede havanın biraz düşeceğini Poseidon'dan öğrenmiştim. Burnu bordolayınca biraz hava düştü. Bunu fırsat bilip doğrudan Bozcaada rotasına oturduk. Ama çok sürmedi, hem rüzgar hem dalgalar arttı. Dalgaları yandan aldığımız için sallantı da arttı. Yelkenler biraz durumu kurtarıp sürati arttırıyor ama yol yaklaşık 5 saat. Hava karardı. Son 1.5 saati gece seyri ile tamamlayıp 22:00 gibi Bozcaada'ya bağlandık. Şerif Ali sağolsun bizi güzelce baştankara yaptı.&lt;/p&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-dt9kRsWOhBI/Tk5YBszi68I/AAAAAAAAA2Q/w5zMOySe6eg/s400/DSC_0310.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642544169372281794" /&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Bu yol uzun ve meşakkatli idi. Ben deneyim adına durumdan memnunum. Eşim de çok rahatsız ve şikayetçi değil. Ama 11 yaşındaki kızımın böylesine sallantılı ve uzun bir seyirden hoşlandığını söyleyemem. Bir ara yandan gelen iri dalgalardan birinden inip öbürüne tırmanan tekne güzel bir ritim tutturdu. Yalpa fazla da olsa hepimiz bu duruma alıştık ve hep bir ağızdan şarkı söyleyerek dalgalara eşlik ettik. Doğrusu ekibin havaya ve tekneye alışması benim çok hoşuma gitti.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;AYVALIK&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Bozcada'da bir gün kalıp dinlendik. 20.08.2011 günü saat 09:00 da Ayvalık Marina'ya ulaşmak üzere Bozcaada'dan ayrıldık.&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LLc-meGVe8E/TlArByqRHfI/AAAAAAAAA2Y/_bTOSyrub0o/s1600/DSC_0333.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-LLc-meGVe8E/TlArByqRHfI/AAAAAAAAA2Y/_bTOSyrub0o/s400/DSC_0333.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5643057642874150386" /&gt;&lt;/a&gt; Pupadan gelen rüzgar ile ortalama 6.5 knot hızla Babakale'ye rota tuttuk. Babakale'ye yaklaşınca dalgalar büyüdü. Fenerden Müsellim'e girince bir süre sakin giden hava  birden coştu. Rüzgar gündoğusu, poyraz arasından bindirdikçe bindirdi. Bir anda her şey değişti. Yelkenleri zor topladık. Deniz köpürmeye başlayınca girecek yer aradık. En yakınımızda bulunan Sivrice'ye yöneldik. Koyda bizden önce gelmiş bir tekne daha vardı. Telsizle irtibat kurduk. Erdekli Nurettin Bey eşi ile Babakale tarafına gidiyormuş. Hava sertleyince buraya girmişler. Bizden sonra da biri 20 metrelik gulet olmak üzere iki tekne daha buraya sığındı. Rüzgar o kadar şiddetliydi ki kurudirek tekne 20 derece yatıyordu.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tYX4uL4_tCc/TlArhhTmgwI/AAAAAAAAA2g/DTSQ-sqEeC0/s1600/DSC_0334.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-tYX4uL4_tCc/TlArhhTmgwI/AAAAAAAAA2g/DTSQ-sqEeC0/s400/DSC_0334.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5643058187971494658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Burada yaklaşık üç saat bekledikten sonra 17:30 da yola çıktık. Çıkışta da hava çok kötüydü fakat Midilli'yi bitirip açık alana çıkınca havanın biraz daha rahatlayacağı tahminim doğru çıktı. Kaba dalgalı ama katlanılabilir rüzgarla Ayvalık rotasına oturduk. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-U5Nvzk2y__g/TlAr2mqLs4I/AAAAAAAAA2o/uZkq3LJTvMQ/s1600/DSC_0330.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-U5Nvzk2y__g/TlAr2mqLs4I/AAAAAAAAA2o/uZkq3LJTvMQ/s400/DSC_0330.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5643058550185636738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son iki saat gece seyrinde geçti. Bildiğimiz bölge olduğu için rahattık ancak ilk kez gelen birisi için Ayvalık gece seyri için çok zor bir bölge. Girişte iki kardinal ve devamında kanal ışıkları rüzgarlı bir havada kafa karıştırabilir.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;b&gt;SONSÖZ&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Bu seneki seyri şöyle bir değerlendirirsek;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Toplamda 459 mil.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Ekip olarak kötü hava deneyimimiz arttı. Zira seyrin büyük çoğunluğu sert havalarda geçti.&lt;/p&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-tbpdwGOeXBs/TlFWTbuzYqI/AAAAAAAAA2w/PA4SynbLmHc/s400/harita.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 290px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5643386699933508258" /&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Bu yılın keşfinin  Thasos Adası olduğunu söyleyebiliriz. Her tarafı yemyeşil olan bu ada bir yaz geçirmek için ideal.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;Planladığımız geziyi hava şartlarına rağmen neredeyse harfiyen uygulayabilmiş olmak benim için mutluluk verici. Kısaca ....." içimde bir iş görmenin saadeti " &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" a="" href="http://4.bp.blogspot.com/-sszDEhBzKi0/Tj6Rrt4l8oI/AAAAAAAAAzg/1tx04sVJB78/s1600/DSC_0063.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-7165300001894080206?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/7165300001894080206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=7165300001894080206&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/7165300001894080206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/7165300001894080206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2011/07/kuzey-ege.html' title='KUZEY EGE'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ZgjdVeY4eXw/TiWi4bCcOTI/AAAAAAAAAxo/TbidSpOOtnk/s72-c/harita.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-4947587795641604826</id><published>2011-03-07T07:34:00.000-08:00</published><updated>2011-05-15T23:09:01.855-07:00</updated><title type='text'>MOTOSİKLET İLE BALKANLAR</title><content type='html'>2005 Yılında Avrupa Turu yaptığımız Honda Shadow'u 2008 yılında tekne almak için satmıştım. Yaklaşık 3 yıldır motosikletim yoktu. Bu duruma daha fazla dayanamadım ve birkaç ay önce 2004 model bir BMW F 650 GS satın aldım. Eşim de kullanmak istediğinden, sele yüksekliği en düşük enduro olması bu modeli tercih sebeplerimin başında geliyor. Tabi BMW F 650 nin yakışıklı bir motosiklet olmasının da tercihimi etkilediğini belirteyim:)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RQSs_G-NYWg/TXu09amptJI/AAAAAAAAAuU/yoWQde-mvJY/s1600/DSC_0025.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 285px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-RQSs_G-NYWg/TXu09amptJI/AAAAAAAAAuU/yoWQde-mvJY/s400/DSC_0025.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5583255130262320274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Motosiklet garaja girdiğinden bu yana, internet ve harita başında gidilebilecek yerlerin hayalini kurmaktan kendimi alamıyorum. Geçen yıl aldığımız shengen vizesinin süresi mayıs ortalarında bitiyor.  Bunu değerlendirmek gerekir diye düşünerek eşim ile birlikte 3-5 günlük bir Bulgaristan gezisi planlamaya başladık. Blogu ziyaret eden Nihal Hanım'ın da belirttiği gibi Bulgaristan'ın Shengen'e dahil olmadığını, ayrı vize almak gerektiğini öğrendim. Bu nedenle bir süre kararsız kaldım. Bulgaristan'a vizesi için başvurabilirdim, ya da rotayı Yunanistan girişli bir küçük Balkan gezisine çevirebilirdim. Sonuçta Yunanistan girişli bir Balkan gezisinin daha mantıklı olduğuna karar verdik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-n6urMDpdI0c/TbEhgSb9aYI/AAAAAAAAAuc/YrucsTZkRIU/s1600/balkan%2Bmap.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 247px; height: 204px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-n6urMDpdI0c/TbEhgSb9aYI/AAAAAAAAAuc/YrucsTZkRIU/s400/balkan%2Bmap.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5598292650386876802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Motosikletin yan çantaları ve top case'i var. Fuardan bir de depo üstü çanta aldık. Bu çantalara sığacak kadar eşya alarak, otel konaklamalı bir gezi düşünüyoruz. Niyetimiz çıkışı İpsala'dan yapıp , Kavala belki Selanik konaklamalı belki direk Ohri ye ulaşmak. Sonrasında Arnavutluk geçişi olabilir. Karadağ ve o civardaki yakın yerleri görüp  dönüşe geçmek. Tabi havalar biraz ısınınca.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Triptik için Turing'e uğradım. Avrupa'ya triptik kalkmış. Sigorta yaptırmak yeterli. Bir aylık sigorta yaptırdım ama hareket etmemize havalar bir türlü izin vermedi. Bu yıl nisaan soğuk geçiyor. Önümüzdeki hafta sıcaklık biraz artıyor. Biz de 26-27 Nisan gibi hareket etmek istiyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İsitiyoruz demekle olmuyor tabiii. Yağmurlar bir türlü izin vermedi. Ama yapacak bir şey yok. Mayıs'ın 4 ünde çıkmaya karar verdik. Yağmur gözüküyor ama sıcaklıklar 20 dereceleri bulunca yağmuru göze aldık. Çıkamazsak vizemizin sonuna geleceğimiz için ertelemek zorunda kalacağız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Yola Çıkıyoruz &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geceden çantaları hazırlamıştık. Pek uyku tutmadı. Hep böyle olur. Yola çıkmak beni heyecanlandırır. Sabah yedi gibi kaktık. Geceden yağmur yağmış. Yerler ıslak. Gökyüzü bulutlu ama bir o kadar da hareketli. İyimserliğimiz üzerimizde. Bu hava açar diyerek 8:00 de motora gaz verdik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gebze de kaskımıza ilk damlalar düşmeye başladı. Ve gün boyu hep düştü. Berbat bir havada ve berbat bir trafikte İstanbul'dan çıktık. İpsala sapağına ayrıldığımızda bir an güneş açtı. Hemen havaya girdik. İçimiz çoştu. Ama güneşli hava yarım saat sürdü. Karşıda biriken kapkara bulutlar o kadar alçaktı ki .. Hiçbiri boş geçmedi. Ahmak ıslatana dönünce seviniyorduk. Üzerimizde 5-6 bora geçti desem abartmış olmam. Ama hiç dönmekten bahsetmedik. Yanımıza pantolon üzeri yağmurluk almıştık. Ama giymekte geç kalınca ıslanan pantolonları bir mola yerinde değiştirdik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-A0E3Yji_MaE/TcmXy-IdcHI/AAAAAAAAAvE/jR7lnbEDXOU/s1600/aleks%2B%25C4%25B1slak.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-A0E3Yji_MaE/TcmXy-IdcHI/AAAAAAAAAvE/jR7lnbEDXOU/s200/aleks%2B%25C4%25B1slak.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605178113167028338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yağmur dayanılmaz hal alınca Malkara yakınlarında bir istasyona girdik.Uzun süre sağanak devam edince Malkara'da konaklamaya karar verdik. Yağmur azalınca Malkara'ya girdik. Her nasılsa bir tek otele rastlamadan kendimizi şehrin çıkışında bulduk. Durum değerlendirmesi yapma gereği duymadan ana yola çıktım ve İpsala sınır kapısına kadar hiç gaz kesmedim. Yağmur da gaz kesmedi.O kadar çok yağdı ki yağmurluğum dikiş yerlerinden su aldı. Sonradan yağmurluğun Çin malı olduğunu farkettim:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçiş işlemlerimiz kısa sürdü. İnsan gibi yağan bir yağmur altında akşam 18:00 sularında Aleksandrapoli yani Dedeağaç'a girdik. Bugün resmen yağmurla inatlaştık. Ama itiraf edeyim ki bu havada motor sürmek hoşuma da gitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;YUNANİSTAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Aleksandropoli (Dedeağaç) 430.Km&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Altı yıl önce Avrupa turuna çıktığımızda da Murat ile burada mola verip bir şeyler içmiştik. Kısa zamanda bir otele yerleştik. Aleks Otel'e iki kişi için 30 Euro ödedik. Eşyalarımıza odaya taşıyıp ıslakları ayırdık. Kurutma işine yarın bakacağız. Biraz dinlendikten sonra dışarı çıktık. Sahile indik ve hava kararana dek dolaştık. Bir şeyler atıştırdıktan sonra otele döndük. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4Ro0oCNJKcU/TcmWSTeMkyI/AAAAAAAAAu0/rC_E8JU2_5A/s1600/aleks%2Botel.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-4Ro0oCNJKcU/TcmWSTeMkyI/AAAAAAAAAu0/rC_E8JU2_5A/s200/aleks%2Botel.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605176452448031522" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah bir çamaşırhane buluruz diye düşünürken Figen otel görevlisi Gürcü kadın ile samimiyeti ilerletti. Kadın biraz Türkçe 'de biliyor. Kocası ile Yunanistan'a göçmüşler ama kocası geri dönmüş. Kadın çocuğu ile Yunanistan'da kalmış. Bizim ıslakları aldı. Otelin çarşafları kuruttukları sanayi tipi makinasında biz kahvaltımızı yapana dek herşeyi kurutup ütülemiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah 10:00 civarında Selanik'e doğru yola koyulduk. Yol üzerinde Komotini yani Gümülcine'ye girdik. Kısa bir şehir turu ve kahve molasından sonra yola çıktık. Kavala civarında yine yağmur başladı. Kavala'ya saptık. Giriş Fransız Alein Delon filmlerini hatırlatıyor. Rampadan aşağı virajlardan döne döne şehre girdik. Yağmur devam &lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-4X9xOBNC92o/TcmW3LjkLPI/AAAAAAAAAu8/Qb-nkU2BS1U/s200/tabela.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605177085978225906" /&gt;&lt;div&gt;ediyordu ve ben iyi bir yağmurluk alma niyetindeydim. Kısa sürede bir motosiklet mağazası bulup  tepeden tırnağa yağmurluğumu donandım. Bu arada Figen arkada olduğu için olsa gerek yağmurla çok sorunu olmadı. Daha doğrusu yağmurluğuyla...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kavala'da birşeyler atıştırdığımız yerin sahibesi Türk olduğumuzu öğrenince komşu dükkandan birini çağırdı. Adının Savaş olduğunu iddia eden bu bey birazcık Türkçe konuşabiliyordu. Türkçe İngilizce biraz sohbetten sonra bizi yan sokaktaki meyhanesine götürdü. Eski hamamdan bozma nefis bir yer. Aydınlatmalarını İstanbul'dan almış.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Selanik  (750.Km)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wNpY_8TMKr4/TcmawWm7kzI/AAAAAAAAAvM/B7C7WSm4AlM/s1600/selanik%2Bpanoramic.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 142px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-wNpY_8TMKr4/TcmawWm7kzI/AAAAAAAAAvM/B7C7WSm4AlM/s200/selanik%2Bpanoramic.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605181366732559154" /&gt;&lt;/a&gt;Kavala'dan Selanik'e dek yağmur yağdı. Ama artık o kadar rahatım ki, umurumda bile değil. Daha önceki gelişimde yaptığım gibi "Center" ve "Port" tabelalarını izleyerek denize ulaştım. Saat 16:00 civarı. İzmir'e benzeyen bu şehri motorla biraz dolaştık. El yordamı ile Atatürk'ün doğduğu evi bulup birkaç fotoğraf çektikten sonra ihtiyar bir amcanın işlettiği büfede bir şeyler atıştırdık.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-AIeAhHaWb-M/TcmbiTSbVVI/AAAAAAAAAvU/Cs9YVgjvt3U/s200/motor%2Btelefon%2Bkul.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605182224834712914" /&gt;&lt;div&gt;Daha önce kaldığım otele gittik. Otel işletmeci değiştirmiş.Eskisinden daha kötü olmuş ama yine orada kaldık. Geceliğine 35 Euro ödedik. Eşyaları yerleştirip biraz dinlendikten sonra dolaşmaya çıktık. Hava soğuk. Buralarda soğuk almak hiç hoş olmaz ama genelde böyle durumlarda adrenalin insanı korur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Meyhanelerin bol olduğu otel ile sahil arasındaki bölgede güzel bir yere oturduk. İki gün yağmurdan sonra iyi bir yemeği haketmiştik. Greek salata, ana yemek ve içeceklerimizden oluşan menümüze 25 euro civarında ödedik. Aynı yemeğe İzmit'te benzer bir ortamda en az iki katını öderdik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;MAKEDONYA&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ohrid (1050. Km.)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ms41QzIUUhk/TcmkoZqWZcI/AAAAAAAAAvc/RQ17xPyg6QM/s1600/yolda.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 142px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ms41QzIUUhk/TcmkoZqWZcI/AAAAAAAAAvc/RQ17xPyg6QM/s200/yolda.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605192225229530562" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah otelci Kosta ile uzun bir sohbetten sonra kahvaltımızı yapıp yola çıktık. Saatlerimiz 9:30 u gösteriyordu. Bugün hava çok güzel. Gökyüzünde tek bulut gözükmüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Edessa-Florina üzerinden Makedonya'ya girmeyi planlıyoruz.  Bir saat olmamıştı ki Sapanca'ya benzeyen küçük bir köyde durup kahve içtik. Yolumuz otoban değil. Bu nedenle çok keyifli manzaralar eşliğinde, şirin yerleşim yerlerinden geçerek yemyeşil bir doğada nefis bir yolculuk yapıyoruz. Hava güzel olunca sürüş keyfimiz katlanıyor.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Makedonya sınırına yakın Florina'da yemek molası verdik. Meydanda eski bir pizzacı bulduk. Yemek sonrası her uzun etaptan sonra yaptığım gibi motorun öte berisini kontrol edip yola koyuluyoruz. Sınırı rahat bir şekilde geçip Bitola üzerinden dolambaçlı yollardan bir sağa bir sola döne döne öğleden sonra 15:00 civarında Ohrid'e vardık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4Q38pUVDhf4/Tcmk6f503XI/AAAAAAAAAvk/N1kRzWxNeLE/s1600/ohrid%2Bpanoromic.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-4Q38pUVDhf4/Tcmk6f503XI/AAAAAAAAAvk/N1kRzWxNeLE/s200/ohrid%2Bpanoromic.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605192536142699890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Girişte karşımıza çıkan caminin yanında durduk sağa sola bakınırken caminin görevlisi olduğunu söyleyen bir çocuk çat-pat Türkçesi ile bizi içeriye davet etti. Küçük güzel bir cami. Eğer yanlış hatırlamıyorsam adı Hacı Mahmut Camii.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Caminin tam karşısında okul var. Tabelasında en alt satırda Türkçe olarak "kardeşlik Birlik İO" yazıyor. Bahçesinde çocuklar bağırışıyor. Okulun demir parmaklıklarına yanaşan bir kadın kırık bir Türkçe ile çocuğuna sesleniyor. Yanımızdan geçenlerin konuştuğu dilde Türkçe mi diye kulak kabartıyorum ama sanırım Makedonca konuşuyorlar. Ohrid'in nüfusu 60 bin. Önceden nüfusun %70 ini oluşturan müslüman nüfus 10 bine düşmüş. Göçün büyük kısmı Türkiye'ye olmuş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-5WI1TYFiCts/Tcmlm3wufeI/AAAAAAAAAvs/KMOk0rUMjUY/s200/makedon%2Bbayrak.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605193298461228514" /&gt;&lt;div&gt;Bisikletli otel ve apart pazarlayıcıları rahat bırakmıyor. Israrla takipteler. Kızmıyorum ama yüz de vermiyorum. Motosiklet ile küçük bir göl turundan sonra  fotoğraf çekerken yanımıza yaklaşan biri "merhaba hoşgeldiniz" diyor. Birkaç dakika sohbet ettikten sonra burada kalacak yere ihtiyacımız olduğunu söyleyince kendilerinin de apart kiraladığını söyleyen arkadaşın adı Hakkı. Hakkı bizi kalacağımız aparta götürdü. Sahile 50 metre mesafede, bir arka sokakta. Göl kıyısındaki otellerde çift kişilik oda 50 euro'dan başlıyor. Biz son derece şık ve temiz bir apartı 20 euroya kiraladık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yerleşip biraz dinlendikten sonra motorla Ohrid turuna çıktık. Motoru bir yere bırakıp Kaleye çıktık. Manzara nefis. Gölün karşı tarafı Arnavutluk. Biraz yorulunca göl kenarında bir kafede birer bira içtik. Makedonya'da birçok yerde Euro geçiyor ama yine de öncelikli paraları Makedonya Dinarı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XaggMaYdm7U/TcmmkvV0U3I/AAAAAAAAAv0/zX-e2Ab0Vzg/s1600/bira.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-XaggMaYdm7U/TcmmkvV0U3I/AAAAAAAAAv0/zX-e2Ab0Vzg/s200/bira.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605194361352770418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Akşam yemeğini güzel bir yerde yedik. Salatalı, ara sıcaklı, ana yemekli ve içecekli bir yemeğe ödediğimiz para inanın 15 euroya denk geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ohrid Gölü Dünya Kültür Mirası Listesinde. O nedenle çok turist çekiyor. Göl temiz. Etrafta pek sanayi yok. Koca gölün çevresinde biri Arnavutluk ikisi Makedonya'nın olmak üzere toplam üç şehir var. Gölün ekosisteminde 200 civarında endemik tür olduğu söyleniyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-PeVQq2pT518/TcmnkOHIkMI/AAAAAAAAAv8/E8F-51o-lhs/s1600/r%25C4%25B1ht%25C4%25B1m.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-PeVQq2pT518/TcmnkOHIkMI/AAAAAAAAAv8/E8F-51o-lhs/s200/r%25C4%25B1ht%25C4%25B1m.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605195451944440002" /&gt;&lt;/a&gt;Yolculuğun bundan sonrası ile ilgili bir karar vermemiz gerekiyor. Figen'le haritayı önümüze yayıp uzun uzun konuşup kilometreleri hesaplıyoruz. Birinci seçenek Arnavutluk girişi ile Kosova bölgesine geçip büyük çoğunluğu geldiğimiz yoldan geri dönmek. Diğer seçenek ise Sırbistan'a girip Bulgaristan üzerinden dönmek. Gezerken gittiğin yoldan geri dönmemek önemlidir. Bu nedenle Arnavutluk seçeneğini üzülerek eliyoruz. Keşke vaktimiz bol olsa da her ülkeyi, her şehri, her köyü gezebilsek. Ama biz en geç 10 unda dönmeliyiz. Bu nedenle rotamızı Skopje (Üsküp) üzerinden Sırbitan'a girerek Niş-Sofya rotası ile Bulgaristan'dan Türkiye'ye giriş yapacak şekilde planlıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;SIRBİSTAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Pirot  (1570.km)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah Ohrid çıkışında rastgele bir yerde durduk. Mekanda sabahın &lt;/div&gt;&lt;div&gt;9 unda sofrayı kurmuş demlenen 50 yaş üzeri üç masa vardı. &lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-uoFNM9WwRLY/TcmphI93lbI/AAAAAAAAAwM/Z94Y1rJNpws/s200/beer%2Btime.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605197598047049138" /&gt;&lt;div&gt;Underground mekanda çekine çekine omlet siparişi verdik ama önümüze gelen nefis peynirli omlet ile tıka basa karnımızı doyurduk. Çay dahil ödediğimiz hesabı hatırlamıyorum. Zira hatırlanacak birşey değildi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dağlık yollarda döne döne Gostivar'a indik. Bir ara kontrol ettiğimde zincir bollaşmıştı. Gostivar girişinde bir tamircide tarif ederek tekrar ayarlattım. Yanıma arka teker civatasını gevşetebilecek bir anahtar almadım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hava bugün de çok güzel. Üsküp'e girdik. Şehri şöyle bir turlayıp&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-ywOgVBPJRGg/Tcmokqv7P5I/AAAAAAAAAwE/9ZHLkuF7gdI/s200/sofya%2Btabela.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605196559143354258" /&gt;&lt;div&gt; kahve molası verdik. Kahveden sonra Sırbistan sınırından da çabucak geçip Niş tabelalarını takibe başladık. Buralarda yol otoban. Niş'e vardığımızda saat 15:30 civarıydı. Niyetimiz Niş'te kalmaktı ama vazgeçtik. Havayı güzel yakalayınca Pirot'a devam ettik. Yol çok güzeldi. Sağımızda gürül gürül akan bir dere, yemyeşil ormanlar, solumuz dimdik yükselen kayalık ve ağaçlık dağlar. Tabi ki bol viraj ve bol tünel. Pirot'a girdiğimizde saat 17:00 idi. Biraz turlayınca güzel bir otel bulduk. İki yıldızlı bu çok güzel otele kahvaltı dahil 40 euro ödedik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-kpL1knRsDmg/TcmqZpGbJRI/AAAAAAAAAwU/aA8llh9sZ4o/s200/f%25C4%25B1r%25C4%25B1n.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605198568745542930" /&gt;&lt;div&gt;Odamıza yerleştikten sonra şehri yürüyerek dolaştık. Bol bol fotoğraf çektik. Avrupa'nın her şehrinde olduğu gibi buranın da ortasından nehir geçiyor.&lt;br /&gt;Nehir kıyısında beğendiğimiz güzel bir restoranda yine hiçbir şeyinden şikayet edemeyeceğimiz yemeğimizi yerken herkesin heyecanla televizyonda bir tenis maçını izlemekte olduğunu fark ettik. Biraz dikkat edince maçın Madrid turnuvası yarı final maçı oynayan sırp tenisci Djokovic'in maçı olduğunu anladık. Djokoviç maçı aldı ve finale kaldı. Yarın Nadal ile final oynayacak. (Dönüşte öğrendiğime göre Djokoviç finalde Nadal'ı yenmiş)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;BULGARİSTAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Plovdiv  (1840.km)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra kapalı ve çisentili bir havada yola çıktık. Bulgar sınırına vardığımızda biraz tedirgindik. Çünkü Bulgaristan vizemiz yoktu. Esasen Bulgaristan için düşünülmüş bu geziyi Bulgaristan'ın henüz shengene dahil olmaması nedeni ile değiştirmiştik. Ama shengen ile Türkiye'ye gidiş için Bulgaristan'dan transit geçiş isteğimize hayır diyebilme ihtimaller olmadığını düşündüğümüzden rotamızı bu taraf çevirdik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-vaFKScPJNZ4/TcryXK74mRI/AAAAAAAAAwc/LdpqmnUuDb0/s200/sofya%2Bheykel.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605559166102444306" /&gt;&lt;div&gt;Korktuğumuz gibi olmadı. En kolay geçtiğimiz sınır Bulgar sınırı oldu. Hatta kuyrukta beklerken bir görevli bizi çağırıp&lt;/div&gt;&lt;div&gt; başka bir gişede ışık hızı ile işlemlerimizi yaparak iyi yolculuklar dediğinde Figen ile birbirimize bakıp güldük.  (Bu arada bloga Bulgaristan transit geçişi ile ilgili yazan arkadaşın yazısını daha erken görmüş olsaydım sınıra daha rahat giderdim:)) )&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sofya'ya girmeden olmazdı. İnce pis bir yağmur altında Sofya'ya girdik. Sky plaza da biraz fotoğraf çekip kahve içtikten sonra adliyenin yanındaki bir meydanda şehir şehir gezen "United Body Bears" sergisine rastladık. Burada biraz vakit geçirdikten sonra el yordamı ile birkaç meydan daha gezip Plovdiv'e doğru yola koyulduk.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-Ami0NBi57Oo/TcrywEQ6bqI/AAAAAAAAAwk/vrKuep5WDMw/s200/sofya%2Bkafe.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605559593808326306" /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Avrupa'da pazar günleri şehirler çok tatsız oluyor. Bugün de pazar olduğundan cansız bir Plovdiv'e yağmur altında  kasvetle girdik. Burada tabelalar yetersiz. Polislere sorarak şehir merkezi civarlarına ulaştık. Biraz dolaşarak 3 yıldızlı bir otel bulduk. Otel çok güzel. En çok parayı bu otele ödedik. Kahvaltı dahil 44 Euro.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sıcak duş, yerleşme ve biraz dinlenmeden sonra yürüyüşe çıktık. Sokaklar boş. Karnımız aç. Etrafta uyduruk birkaç sosisçi ve içerisi görünmeyen restaurant tabelasından başka cezbedici bir yemek mekanı görünmüyor. Yemek &lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-iHr7nT7Zw4Y/TcrzOkLU73I/AAAAAAAAAws/dYX4naJgSxw/s200/plovdiv%2Byemek.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605560117770907506" /&gt;&lt;div&gt;konusunda bugün çuvalladığımızı düşünürken "restaurant" yazan bir yere iki gencin girdiğini görünce bahçe içinde olduğundan içerisi gözükmeyen bu mekana biz de yöneldik. Ve en güzel restauranta en umutsuz olduğumuz bu günde rastladık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Burası çok güzel, otantik bir Bulgar restaurantı. Sokaklar ne kadar sönük ise içerisi bir o kadar canlı. Bizi son derece sevimli bir garson karşılayarak masamıza oturttu. Menüyü incelediğimizde şaşırdık. O kadar zengin bir menüsü var ki salata çeşidi bile 20 den fazla. Fiyatlar her zamanki gibi çok makul. Bizim yaşadığımız şehir gerçekten pahallı. Bana İzmit dışındaki her yer nedense ucuz geliyor. Değişik bir şeyler denemek isteğiyle ördek ciğeri sipariş ettim. Figen dana kavurma istedi. Saçta mantar, Bulgar salatası, içeceklerden oluşan yemeğimiz 20 euro civarında idi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Eve Dönüş İzmit (2365.km)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eve güzel bir havada dönmek isteğim sanırım gerçekleşecek. Sabah Plovdiv'de hava güzel. Motoru şöyle bir kontrol edince zincirin esneme oranının yine fazla olduğunu fark ettim. Plovdiv çıkışında bir oto tamircisine girdim. Gençler çok yardımcı oldular. Zinciri ayarladık, lastik basınçlarını kontrol ettik ve dönüş yoluna koyulduk. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-WbumE6c6O6w/Tcr0vsISfhI/AAAAAAAAAw0/QFg6Ox9bP9c/s200/plovdiv%2Bbayrak.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605561786352958994" /&gt;&lt;div&gt;Yolda bir kahve ve alışveriş molasından başka, sınıra dek durmadık. Bulgaristan tarafı Svilengrad, Türkiye tarafı Kapıkule olan sınırdan geçtiğimizde saat 13 civarındaydı. Edirne'den otoyola girip bir 150 km kadar yol aldıktan sonra bir benzin istasyonunda durdum. Motora göz attığımda zincirin arka bölümündeki alyen ayar kapağının yerinden çıktığını, ayar vidasının da yamulduğunu fark ettim. Sanırım Bulgar arkadaşlar gevşek bırakmış. Ben de onların önünde yaptıkları işi tekrar kontrol etmeye utanmıştım. İstasyondaki lastikçinin de yardımı ile ayar vidasını söküp düzelttik ve yerine taktık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yolun bundan sonrasında kayda değer tek şey İstanbul trafiği idi. Gerçekten korkunç bir trafik. Belki Tahran veya Hindistan vardır ama ben başkasına bu kadar saygı duyulmayan bir trafik görmedim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eve döndüğümüzde saat 19:00 civarıydı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-kU5scKnGsB4/TdC9mbx68rI/AAAAAAAAAxc/3CKzVaiuCgs/s1600/Ads%25C4%25B1z.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 186px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-kU5scKnGsB4/TdC9mbx68rI/AAAAAAAAAxc/3CKzVaiuCgs/s400/Ads%25C4%25B1z.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5607190004066087602" /&gt;&lt;/a&gt;Hava üç gün yağmurlu, üç gün açıktı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Motorum F 650 GS nin performansı, dolu çantalar ve iki kişiye rağmen gayet iyi idi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gezi boyunca benzin,konaklama,alışveriş her şey dahil yaklaşık 700 euro harcadık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hiç bir sınır geçişinde ya da başka bir yerde olumsuzluk yaşamadık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Toplam 2365 km yol yaptık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tam hesaplamadım ama sanırım 6 depo benzin harcadık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-4947587795641604826?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/4947587795641604826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=4947587795641604826&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/4947587795641604826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/4947587795641604826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2011/03/motosiklet-ile-bulgaristan.html' title='MOTOSİKLET İLE BALKANLAR'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-RQSs_G-NYWg/TXu09amptJI/AAAAAAAAAuU/yoWQde-mvJY/s72-c/DSC_0025.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-4012530434188880143</id><published>2010-11-06T03:53:00.000-07:00</published><updated>2010-11-26T08:29:17.581-08:00</updated><title type='text'>ORTADOĞU TURU</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TNU8CsCE9cI/AAAAAAAAArE/bjFc20iF1aY/s1600/MiddleEastMap.gif"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 306px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5536397333799171522" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TNU8CsCE9cI/AAAAAAAAArE/bjFc20iF1aY/s320/MiddleEastMap.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzun kurban bayramı tatilini değerlendirerek Suriye ve Ürdün'ü kapsayan bir gezi planlıyoruz. Büyük olasılıkla 12.11.2010 günü sabah erken saatlerde yola çıkarız. Kadro ben, eşim ve kızımdan oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemel rotamız ve planımız şöyle; Hatay'dan Suriye'ye giriş yapıp Şam'da bir otele yerleştikten sonra Şam ve çevresini gezmek istiyoruz. Beyrut'u da günübirlik veya bir gün konaklamalı ziyaret ettikten sonra asıl hedefimiz olan Ürdün'ün başkenti Amman'a ulaşmayı hedefliyoruz. Bu geinin asıl yapılış amaçlarından biri Amman'da yaşayan akrabalarımızı ziyaret etmek. Aşağıda fotoğrafı görülen genç akrabalarım ile aralarında irtibatı güçlendirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5536399875299271842" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TNU-Wn265KI/AAAAAAAAArU/xlsCH0LAqM4/s320/young+relatives.jpg" /&gt; Yaklaşık 150 yıl önce Kafkasya'dan göç eden atalarımız üç kardeşmiş. Göç kargaşasında birbirlerini kaybettikten sonra iki kardeş Türkiye'ye, Bilecik ve Eskişehir civarlarına, bir kardeş de Suriye üzerinden Ürdün'e yerleşmiş. Bu trajik göç sonrası birbirlerinden haber alamayan Ürdün ve Türkiye tayfası arasındaki ilk bağ ben askerde iken kurulmuş. Ürdün'de yaşayan akrabalarımız bir şekilde Türkiye'deki akrabalarının adresini bulmuş ve 1994 yılında gelerek kısa bir ziyaret yapmışlar. Sonrasında amcalarımın telefonla çerkez dili ile ,gençlerin de facebook üzerinden ingilizce kurduğu iletişim bir şekilde devam etmiş. 1994 teki ziyaretin üzerinden 16 yıl geçmiş. İade-i ziyaret zamanı gelmiş de geçiyor diye düşündüm ve ailece Ürdün'deki akrabalarımı ziyaret etmek ve onları tanımak istedim. İnternet üzerinden amca çocuklarımdan biri olan Moayad ile yazıştım ve niyetimi bildirdim. Kabaca bulundukları bölgeyi biliyorum. Telefonları da var. Geriye yola çıkmak kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hazırlıklar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölge ülkelerinin hepsi vizesiz ziyaret edilebiliyor. Pasaportlarımız hazır. Yolculuğu araba ile yapacağımız için triptik işlemlerini halletmek gerekiyor. Bunun için bir ara Turing'e uğrayacağım. Bu işlemi sınır kapısında da yaptırmak mümkün ama ben hazırlıklı olmayı tercih ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çam sakızı çoban armağanı bir miktar hediye alışverişi yaptık. Ailelerdeki nüfus ve çocuk sayısı hakkında çok bilgim olmadığından körleme bir alışveriş yaptık ama yine de heybemiz fena sayılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki yıllarda yaptığım ve blogumda paylaştığım Suriye gezisi nedeni ile bölge ile ilgili tecrübeli sayılırım. Lonely Planet'in Middle East rehberini aldım. Boş zamanlarımda karıştırıp yöre hakkında detaylı bilgi edinmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada akrabaları ve çevreyi video kameraya çekiyoruz. Ürdün'deki akrabalarımızın yaşadığımız çevreyi ve akrabalarımızı be şekilde daha iyi tanımasını istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TNr8JykMI3I/AAAAAAAAArc/PmclxjB1KiQ/s1600/belgeler.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 88px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5538015936928031602" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TNr8JykMI3I/AAAAAAAAArc/PmclxjB1KiQ/s200/belgeler.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Yola çıkışımıza iki gün kala Turing'e gittik ve çıkış için gerekli triptik belgemizi yaptırdık. İşlem çok kolay ve kısa sürede halloluyor ancak İstanbul trafiğini hesaba katınca bu iş için yarım gün harcamak zorunda kalınıyor. Turing'de satılan Ortadoğu Karayolu Haritası çok hoşuma gitti ve bir tane satın aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serkan sağolsun bu sefer de yol için güzel "cd" ler hazırlamış. Bir tanesinin üzerinde "Türkçe çok karışık" yazıyor:)) Bakalım ne çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada 40 TL ödeyerek aracımızın kasko sigortasını yurtdışında da geçerli hale getirdik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Antakya&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sabah 7:30 da yola çıktık. Oldukça rahat bir yolculukla Ankara'ya 2.5 saatte ulaştık. Aksaray üzerinden Adana istikametine Tuz Gölünün kenarından rahat bir yolculukla yaklaşık 5.5 saatte Adana otoban girişine vardık. Otobandan önceki son tesislerde kebaplarımızı yedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE2lIyTPeI/AAAAAAAAAsE/Q8pAbUNhlFg/s1600/DSC_1141.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539769028283940322" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE2lIyTPeI/AAAAAAAAAsE/Q8pAbUNhlFg/s200/DSC_1141.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;Adana-Osmaniye rotasından İskenderun yönüne dönünce sağımızda Akdeniz'in ucu göründü. Diğer ucunun da Cebelitarık olduğunu düşünmek heyecan verici. Nur dağlarını aşıp Antakya'ya yönelince hava kararmaya başladı.&lt;br /&gt;Tam 17:00 de Antakya'ya vardık. Arabayı merkeze park edip biraz dolaştık. Çok sayıdaki künefecilerden birinde künefelerimizi yedikten sonra merkezde ucuz bir otele yerleştik. Antakya'nın merkezi çok kalabalık. Her dinden ve kültürden insanla karşılaşmak mümkün. Burada en çok konuşulan dillerden biri Arapça. Sabah erken kalkıp Cilvegözü sınır kapısından geçişimizi yapıp Şam'a (Damascus) yöneleceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Suriye&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE3BIzROQI/AAAAAAAAAsM/XU0S7x1Htcg/s1600/DSC_1147.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539769509324339458" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE3BIzROQI/AAAAAAAAAsM/XU0S7x1Htcg/s200/DSC_1147.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah 8:00 gibi yola çıktık. Yarım saat sonra Cilvegözü sınır kapısına varmıştık. Her iki kapıdan da geçişimiz yarım saati buldu. Suriye girişinde 55 dolar sigorta, 100 dolar da dizel vergisi ödedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şam'a kadar yaklaşık 300 km yolumuz var. Bir istasyona girip depomuzu fulledik. Neredeyse deponun tamamı 12-13 dolara doluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolda bir istasyonda karnımıız doyurduk. Gayet sakin ve rahat bir şekilde Şam'a yaklaştık. Maolula 7 km tabelasını görünce dayanamayıp girdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Maolula&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOEz2_eARKI/AAAAAAAAArk/oxvLLqVerbk/s1600/DSC_1148.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539766036485653666" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOEz2_eARKI/AAAAAAAAArk/oxvLLqVerbk/s200/DSC_1148.JPG" /&gt;&lt;/a&gt; Ben daha önce görmüştüm. O nedenle gezmek için fazla zaman kaybetmedik. Doğrudan kiliseye çıktık. Güzel panoromik manzarayı izledik ve kahvemizi içip biraz dolaştıktan sonra yola devam ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maolula önemli bir yer. Burada Hıristiyan ve Müslümanlar birlikte yaşıyor. Yerel dilleri Aramice. İsa'nın dili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şam&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE0W3zJUcI/AAAAAAAAArs/LKkWyRH3G2A/s1600/DSC_1160.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539766584182657474" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE0W3zJUcI/AAAAAAAAArs/LKkWyRH3G2A/s200/DSC_1160.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;Şam'a girdiğimizde 15:00 civarıydı. Şehir Merkezi tabelarını takip ederek çok kolay bir şekilde Souq Saraujah'a ulaştık. Önceki gelişimizde Al Majed otelde kalmıştık. Son gün farkettiğimiz sokaktaki otelleri çok beğenmiştik. Bu otellerden en güzeli olan Al Rabia adlı otelde rezervasyonumuzu yaptık. Burası çok güzel. Son derece otantik . Müşterilerinin neredeyse tamamı Avrupalı gençler. Fiyatlar biraz artmış. Geceliğine üçümüz 45 dolar ödeyeceğiz. Önceki gelişimizde kaldığımız Al Majed Otel'e de fiyat sorduk üçümüz için 100 dolar istediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otele yerleştikten sonra yakınlardaki Al Kamal restaurantta güzel bir yemek yedik. Sonrasında otelimizin avlusunda güzel çay keyfi yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah erkenden otelden çıktık. Gezeceğimiz tüm yerler yürüme mesafesinde. Haritadan kestirme yolları da çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce Süleymaniye Camiine uğradık. Görevli çat-pat türkçesi ile&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE040IDXTI/AAAAAAAAAr0/-YueF2tkk0Y/s200/DSC_1177.JPG" style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539767167312158002" border="0" alt="" /&gt; bizi gezdirdi. Burada Vahdettinin ve yakınlarının mezarları var. Caminin restorasyonu bitmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oradan Hicaz tren hattının şimdilerde kütüphane olarak kullanılan istasyon binasını ziyaret ettikten sonra Hamidiye Çarşısına ulaştık. Kapalıçarşı çok renkli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tembel tembel ayaklarımızı sürterek Emevi Camiine ulaştık. Figen ve Doğa mantolarını giydikten sonra Camiye girdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE1inrheWI/AAAAAAAAAr8/YnAbAK4fKwY/s1600/DSC_1291.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 133px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539767885525776738" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE1inrheWI/AAAAAAAAAr8/YnAbAK4fKwY/s200/DSC_1291.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;Burası Şiiler için önemli bir camii.  Şiiler caminin içinde bulunan türbeyi ziyaret ediyorlar. Hz.Yahya Kilisesinin yerine inşa edilmiş olması nedeni ile Hıristiyanlar için de önemli bir mekan. Caminin hemen bitişiğinde Selahaddin Eyyübü türbesi de var. Camide ezan çok değişik. Her mezhepten müezzinler kendi makamlarında okuyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emevi Camiinden sonra Nafura bölgesinde birşeyler atıştırdıktan sonra Old Damascus bölgesini Bab Tuma'ya kadar gezdik. Dönüşte yol arayan iki İsveçli motosikletliye de yardımcı olmayı ihmal etmedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam otelimizin avlusunda çay içerken tanıştığımız 7-8 kişilik genç gruptan ikisi Türk çıktı:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Lübnan Sınırı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE4Qz5iyhI/AAAAAAAAAsU/oy-MHivHwDI/s1600/DSC_1275.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 178px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5539770878103046674" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOE4Qz5iyhI/AAAAAAAAAsU/oy-MHivHwDI/s200/DSC_1275.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah 9:00 civarı Beyrut'a gitmek üzere arabamızla yola çıktık. Sınıra vardığımızda bizi hiç beklemediğimiz bir sürpriz karşıladı. Lübnan'a dizel araç girişi yasakmış. Çok enteresan ama doğru. Oysa ben giriş ve çıkışta iki dizel vergisi ödemeyi göze almıştım.&lt;br /&gt;Arabayı parkedip taksi ile devam etmeyi çare olarak buldum ama görevliler bunun da imakansız olduğunu söylediler. Çünkü araç Figen'in pasaportuna işli olduğu için arabasız çıkış yapamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kös kös geri döndük. Her işte bir hayır vardır. Biz de otel civarında tembellik yapmaya karar verdik. İyi ki de öyle yapmışız. O sayede bu satırları yazacak vakip buldum:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gün boyu miskin miskin oturup yakın etrafta dolaştık. Kafeler çok güzel. Otelimizin olduğu bölge hareketli ve turistik bir bölge. İnsan seyredecek o kadar çok şey buluyor ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyoruz.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Akşam saatlerinde bir kafede oturup birşeyler içiyoruz. Nargile çok yaygın. Genç kızlar, kadınlar hemen herkes nargile içiyor. Bazı insanlar sigara içmese de nargile içiyor. Onun yeri ayrı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ürdün-Amman &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün Kurban Bayramının 1. Günü. Sabaha karşı ezan sesi ile uyandık. Tekrar uyuduk ama bu sefer top sesleri ile adeta yerimizden sıçradık. Bayramı top atışları ile karşıladık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kahvaltımızı yapıp otel çalışanları ile biraz geyik yaptıktan sonra yola çıktık. Rotamız Amman. Sınır yakın. Sınırdan sonra Amman da yakın. Suriye ve Ürdün bir baştan öbür başa 5 saatte geçilebilen küçük ülkeler.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOju9gaVHQI/AAAAAAAAAss/0nLWgBf4AUs/s200/DSC_1302.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 125px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541942081919196418" /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Girişte 150 dolar bozdurup Ürdün Dinarı aldım. Ürdün Dinarı değerli bir para. Yaklaşık olarak 1 dinar 1 euroya denk geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amman'a kısa sürede ulaştık. Amman dağınık bir şehir. İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulu. Böyle olunca birden fazla merkezi olan şehirde merkezi bulmak kolay olmadı. Baktım uğraşmak gerekecek burada yaşayan ve telefonu bende kayıtlı Ercan Abi'yi aradım. Ercan Abi amcamın eşinin akrabası. Amman'da yaşıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ercan Abi'nin tarifi ile 8.Circle da buluştuk. Ammanın doğusu ile batısı arasında bir ana yol var ve bu yol üzerindeki trafik adaları "circle" olarak numaralandırılmış. Biraz karışık görünse de aslında kavramak zor değil. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ercan Abi bizi Ürdün'de yaşayan akrabalarımızdan Ahmet amcanın evine götürdü. Kapıyı açan kişi internetten irtibat kurduğum oğlu Moayad idi. Kısa bir şaşkınlıktan sonra sarıldık ve eve girdik. Ahmet Lamber ve eşi bizi görünce şaşırdı. Uzun uzun sohbet ettik. İlgimi çeken şey hepsinin İngilizce bilmesi oldu. Ben yaşlılarla nasıl anlaşacağımı düşünüyordum ama hepsinin İngilizcesi benden daha iyi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjub7bGM1I/AAAAAAAAAsk/i_rVbmrnd4k/s1600/DSC_1319.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 148px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjub7bGM1I/AAAAAAAAAsk/i_rVbmrnd4k/s200/DSC_1319.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541941505054618450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rahat etmemiz için bizi dayalı döşeli ama kullanmadıkları bir evlerine yerleştirdiler. Planımızı sordular. Biz "Petra ve Dead Sea'ya gitmeyi düşünüyoruz" dediğimizde bir süre kendi aralarında konuştular ve Moayad sabah bizi götürebileceğini söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Naur Vadisine bakan evimizden gece İsrail'in ışıkları gözüküyor. Hava çok güzel. Akşam biraz serin oldu ama gündüz sıcaklık 25 derece civarlarında.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Petra&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjvddpAgXI/AAAAAAAAAs0/iKyaNoZ6DDA/s200/DSC_1322.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541942630931267954" /&gt;&lt;div&gt;Sabah 8:00 de Moayad ve eşi Lara bizi almaya geldiler. Nissan marka bir 4x4 ile Petra yoluna düştük. Petra Amman'a yaklaşık 250 km. Moayad ile ingilizce çok güzel muhabbet ediyoruz. Eşi çok akıcı konuşuyor. Bazen anlamakta zorlanıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Milattan önce Nebatiler'in başkenti olan Petra zamanla unutulmuş. 1800 lü yıllarda batılı bir gezgin tarafından tekrar bulunan Petra bugün yeni kabul edilen 7 harika arasındadır. Kireç taşına oyularak yapılmış  şehir birçok filme de plato olmuştur. Bunların en ünlüsü "İndiana Jones" tur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjv3mZIL3I/AAAAAAAAAs8/fLuXqmrsZko/s320/DSC_1356.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541943079957180274" /&gt;&lt;div&gt;Petra gerçekten çok etkileyici bir antik kent. Girişi turistler için oldukça pahalı. Turistler 50, Ürdün vatandaşları 1 Ürdün Dinarı ödüyor. Dünyanın her tarafından gelen turistler girişte kuyruk oluşturuyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Petra yaklaşık 10 km boyunca uzanan bir antik şehir. Dolayısı ile gezmek için yürüdüğümüz mesafe yaklaşık 20 km. Yorucu fakat her noktası insanı şaşırttığından olsa gerek yorgunluğun pek farkına varmıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Petra'dan ayrıldığımızda hava kararıyordu. Moayad ve eşinin misafirperverliği unutulacak gibi değil. Biz tam bitti, eve gidiyoruz diye düşünürken telefonla bir restaurantta yer ayırttılar. Akşam kendimizi Amman yakınlarında, Madaba'da çok güzel bir restaurantta bulduk. Madaba'da nüfusun önemli kısmı hıristiyan. Çok güzel bir kilisesi var. Turistlerin konaklamayı tercih ettiği yerlerden biri de burası. Yediğimiz yemekler gerçekten çok lezzetli idi. Moayad ve eşi yarın Şam'a gidecekler. Tekrar görüşmemiz zor olduğu için vedalaştık. Gösterdikleri yakınlık gerçekten takdire şayan. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Dead Sea (Lut Gölü) &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjwauI-8FI/AAAAAAAAAtE/RWd7ovqaJSk/s200/DSC_1525.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 140px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541943683332370514" /&gt;&lt;div&gt;Ertesi günkü planımızda Dead Sea var.  Biz zahmet etmemeleri konusunda çok ısrar ettiysek de Moayad'ın babası Ahmet ile eşi sabah arabaları ile gelip bizi  aldılar. Lut gölü Amman'a çok yakın. Yaklaşık 40 km. Önce Ahmet amcaların göl yakınlarındaki köyde bulunan evlerini ziyaret ettik. Bahçedeki ağaçlardan mandalina topladık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dead Sea kıyısında birkaç lüks otel var. Bunların plajları lüks ama pahalı. Turistik olan plajın adı ise "Amman Beach" . Giriş yerli halka 10 turiste 15 dinar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjyXcjhhZI/AAAAAAAAAtk/3N8CYFliZFQ/s200/DSC_1544.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541945826095498642" /&gt;&lt;div&gt;Deniz seviyesinin 400 metre kadar altında olan gölün suyu aşırı derecede tuzlu. Karşı kıyıda görülen dağlar İsrail'e ait. Su çok tuzlu olduğu için gölde canlı yaşamıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Plajda yoğun olarak Avrupalı turistler var. Mayolarımızı giyip göle girdik. Çok değişik bir deneyim. Sanki görünmez bir can yeleği sizi suyun üstünde tutuyor. Figen ve Doğa çamur banyosu da yaptı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Göl sefasından sonra kıvrıla kıvrıla dağlara tırmandık ve panaromik manzarası nefis bir yere geldik. Buradan vahşi dağları ve aşağıdaki Dead Sea'yı bir süre izledik. Bölgenin doğal yaşamını anlatan müze çok güzel düzenlenmiş. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Akrabalar&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öğleden sonra bölgeden ayrıldık. Hep beraber diğer amca Muhammet amca ve ailesini ziyaret ettik. Bizim uğrayacağımızı bildiklerinden hepsi bir eve toplanmış. Çok etkileyici,  dolu dolu geçen sohbetten sonra akşam yemekte buluşmak üzere dinlenmemiz için bizi eve bıraktılar.Birkaç saat dinlendikten sonra Ahmet amca arabası ile gelip bizi aldı. Akşam 8:30 da Ahmet amcanın evinde kalabalık bir yemek yedik. Uzun uzun akrabalık sohbetleri ettikten sonra geceyi toplu bir fotoğrafla noktaladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjx9q8JolI/AAAAAAAAAtc/_PQsN8UQsXA/s320/DSC_1565.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541945383280288338" /&gt;&lt;div&gt;Yaklaşık 150 yıldır irtibatımızın olmadığı akrabalarımızla geçirdiğimiz bu günler yoğun duygular içinde geçti. Tip ve davranış olarak Türkiye'deki akrabalarımız ile benzerliklerini görmek beni çok heyecanlandırdı. Bize çocukken anlatılan hikayelerin tıpatıp, hiç değişmeden burada da anlatıldığını görmek, çerkez dilinin aynı şekilde konuşulduğunu  duymak çok hoşuma gitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Buradaki akrabalarımızın eğitim düzeyleri yüksek. Abartısız 7 yaşındaki çocuktan 80 yaşındaki kadına dek herkes İngilizce biliyor. Her yaştan neredeyse herkes üniversite mezunu. Meslekleri ve durumları gayet iyi. Moayyad cerrah, eşi diş hekimi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Dönüş&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah dönüş için hazırdık. Bize verilen hediyelerden arabanın bagajına sığmakta zorlandık. Sabah 8:00 de Ahmet amca ve eşi gelerek otoyola dek bize arabayla eskortluk yaptılar. Biraz hüzünlü, biraz şaşkın ve çokça mutlu bir şekilde Suriye sınırına vardık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjyve2tMTI/AAAAAAAAAts/exYSA9Lfz3I/s1600/DSC_1571.JPG"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 122px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TOjyve2tMTI/AAAAAAAAAts/exYSA9Lfz3I/s320/DSC_1571.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5541946239029686578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Suriye girişinde tekrar 100 dolar dizel vergisi ödedik. Akşam hava karardığında Halep'e vardık. Şam'daki Al Rabia otelin bir benzeri olan Al Harabia otelde gecelik 60 dolara üç kişilik bir oda tutup biraz Halep'i dolaştık. Türkçe bilen çok. Birçok yerde Türk parası da geçiyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi sabah Kilis Öncüpınar sınır kapısından Türkiye'ye giriş yaptık. Bayram trafiği nedeni ile trafik yoğun. Eve varmamız 22:00 yi buldu. Sağ olsunlar Ahmet amca da Moayad da yolda birkaç kez aradılar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaklaşık 3.000 km yol yaptık. Dizel araçların ödediği vergiyi saymazsak çok masrafsız bir tatil oldu. Bölgedeki ülkeler bence kesinlikle görülmesi gereken ülkeler. İhmal etmeyin derim...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-4012530434188880143?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/4012530434188880143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=4012530434188880143&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/4012530434188880143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/4012530434188880143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2010/11/ortadogu-turu.html' title='ORTADOĞU TURU'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TNU8CsCE9cI/AAAAAAAAArE/bjFc20iF1aY/s72-c/MiddleEastMap.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-6803441522198206289</id><published>2010-07-28T21:45:00.000-07:00</published><updated>2012-02-03T10:15:40.976-08:00</updated><title type='text'>EGE' ye devam...</title><content type='html'>&lt;a style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499188768142995698" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TFELDHX7MPI/AAAAAAAAAkU/zj6jlyQxVPo/s320/DSC03036.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Ağustos ayında yine eski tayfa ( eşim ve kızım ile) Ege gezimize devam etme niyetindeyiz. Hafta sonu Ayvalık'ta tekneye yerleşerek eksikleri tamamlamayı ve hafta başında güneye doğru yola koyulmayı düşünüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağustos ortalarında Bodrum'dan tekne kiralayacak arkadaşlarım Serkan ve Kaan ile Gökova'da buluşmayı planlıyoruz. Civardaki Yunan adalarını da ziyaret ederek Ege'nin tadını biraz daha çıkarmak istiyoruz. Ege'nin tatlı sert yaz havasına biraz daha alışmak, ailece hayalini kurduğumuz uzun seyirler için biraz daha deneyim edinmek istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;b&gt;Hazırlıklar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşyerinde arkadaşlar ile planlamayı yaptıktan sonra geriye pek birşey kalmıyor. Daha doğrusu geriye kalan rutin hazırlıklar. Örneğin kitap, pasaport gibi malzemeleri masanın üstüne ufak ufak biriktiriyoruz. Çantalar yatak odasında hazırlanıyor. Tekneye gidecek diğer teknik malzeme ise arabanın bagajında birikiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499774727557842930" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TFMf-cTBh_I/AAAAAAAAAkc/x7IXVcl3ZIg/s200/IMG_0465.JPG" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;En zevklisi arada sırada haritayı ve pilot kitapları açıp konaklanabilecek koy ve limanları çalışmak. Türk Karasuları için Sadun Boro, Yunan Suları için ise Rod Heikel oldukça yardımcı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknenin sigortasının yenileme zamanı bu aylara denk geliyor. Neyse ki marinanın bağlama ücretini geçen ay yatırmıştım. Herşey üste gelince insanın gözü korkuyor:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Ayvalık&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGBNkJqQfUI/AAAAAAAAAmE/18g89b1bbLU/s1600/IMG_0466.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503484028110536002" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGBNkJqQfUI/AAAAAAAAAmE/18g89b1bbLU/s200/IMG_0466.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Arabayı yükleyip yola çıktık. Tekneye akşama doğru yerleştik. Biraz dinlendikten sonra ertesi gün ziyarete gelen Tuygun ve eşi ile kısa bir seyir yaptık. Mazotumuzu fulleyip teknedeki ufak tefek eksikleri tamaladıktan sonra akşam yol alışverişimizi de yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;02 Ağustos sabah 8 e doğru palamarlarımızı çözdük. Marinadan çıkar çıkmaz canlı poyraza yelkenlerimiz açtık ve motoru çalıştırmadan neredeyse Yeniliman önlerine dek geldik. İçimi çoşkuyla dolduran çok güzel bir seyirdi. İlk gün yunuslara rastlamak daha da hoşumuza gitti. Yaklaşık 45 mil yolu 9 saatte yaptık.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Yeniliman&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_xGVk66_I/AAAAAAAAAl0/gBMLRc1IrO0/s1600/IMG_0470.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503382360843545586" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_xGVk66_I/AAAAAAAAAl0/gBMLRc1IrO0/s200/IMG_0470.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Karaburun yakınında çok güzel ,şirin bir köy. Bir ara barınak dışında demirde kaldık ama sonra içeri girdik. Balıkçıların yardımı ile bağlandık. Burası uluslararası sularda avlanma izni olan balıkçı teknelerinin kullandığı bir liman. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_yhqVFlgI/AAAAAAAAAl8/iT6-S75gyvg/s1600/IMG_0473.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503383929782375938" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_yhqVFlgI/AAAAAAAAAl8/iT6-S75gyvg/s200/IMG_0473.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;O nedenle barınakta yer bulmak imkansız gibi bir şey. Balıkçı teknelerine bordolayabilirsiniz ama o zaman sabah 4 te balıkçılarla birlikte uyanmanız gerekir. Biz kıçtankara rıhtıma bağlandık. Neredeyse teknenin son derinlik limitlerini kullandık. Akşam saatlerinde seferden dönen balıkçı tekneleri teknemizin her tarafını kuşattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah teknemizin elli metre ilerisindeki kahvede çayımı içtikten sonra fırından yeni çıkmış ekmeğimizi alıp yola çıktık.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Dalyanköy&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Yolun başları rüzgarsız olsa da Kaburun’u dönünce batı rüzgarı canlandı. Biz de hemen ful arma yelkenleri açtık. Bu yaz çok uzun seyirler yapmaktansa kısa kısa çok yere girmeyi planlıyoruz. O nedenle Eğriliman’a girdik. Ancak içerisi rüzgar ve dalga aldığı için barınamadık. Rotayı Dalyanköy olarak değiştirdik. Bir ara 20 knotlara ulaşan rüzgarla çok güzel bir seyir yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_w2iLk9XI/AAAAAAAAAls/XKmtindQroo/s1600/IMG_0475.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503382089349002610" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_w2iLk9XI/AAAAAAAAAls/XKmtindQroo/s200/IMG_0475.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Öğleden sonra Dalyanköy’e girdik. Burası Çeşme’ye 4 km lik karayolu ile bağlı. Eskinin tütün tarlaları yazlık sitelere dönüşmüş güzel bir köy. Çok güzel bir liman, girişte denizkızı heykeli ile Turgut Reis heykeli sizi karşılıyor. Ancak içeride yer bulmak çok zor. Bizi bir yere sıkıştırdılar. Elektrik su var. Günlüğü 40 TL. Benzer bir liman için Yunan Adalarında ödeyeceğiniz rakam 6-7 Euroyu geçmez. Bıktım bu tür şikayetlerden ama tekne sahiplerini yolunacak kaz gibi görme anlayışının değişmesi şart.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Nergis Koyu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Sabah kahvaltımızı yapıp 08:30 da yola düştük. Fırsat buldukça yelken seyrini zorladık ancak rüzgar çok az. Yolun çoğunu motorla yaptık. 5 saat kadar sonra Nergis Koyu’na ulaştık. Nergis Koyu Sığacık Körfezinin kuzey tarafında,&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_wZMR_BRI/AAAAAAAAAlk/YVErsNDEzH0/s1600/IMG_0481.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503381585254090002" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_wZMR_BRI/AAAAAAAAAlk/YVErsNDEzH0/s200/IMG_0481.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;Kırkdilim Koyu’nun üzerinde. Geçen yaz Kırkdilim’de konakladığımız için bu yaz Nergis’i tercih ettik.Mümkün olduğunca çok ve değişik yerlerde konaklamak, bu kıyıları tanımak istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burası çok güzel. Billur gibi su üstünde tekne adeta havada duruyor. Doyasıya yüzdük. Biraz balık tuttuk. Gece çok güzeldi. Neredeyse sıfır rüzgarda keyfine göre salınan teknemizde güzel bir uyku çektik. Buraya kadar toplam 90 mil yol yapmışız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Doğanbey Burnu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_uRTr5flI/AAAAAAAAAlU/bV9tFGbop1g/s1600/IMG_0477.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503379250779618898" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_uRTr5flI/AAAAAAAAAlU/bV9tFGbop1g/s200/IMG_0477.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Nergis Koyunda güzel bir sabah kahvaltısı ve deniz keyfinden sonra öğlen saatlerinde yola çıktık. Keyifli motor-yelken 22 millik bir seyirden sonra akşam 17:00 civarında Doğanbey Burnu’na ulaştık. Koy güneye açık. Rüzgar akşam iyice kesti. Bu koyda dipten sıcak su çıkıyor. Kabarcıklar görünüyor. Gece tek biz kaldık. Yol üzeri sığınılacak güzel bir liman. Kuzey rüzgarlarında çok korunaklı. Aysız gecede deniz şıkır şıkır yakamoz yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Tavşan Adası&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TH2JTE0vbMI/AAAAAAAAAqk/w6hEGgMsRwI/s1600/IMG_0487.PNG" style="font-weight: bold; " onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 134px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TH2JTE0vbMI/AAAAAAAAAqk/w6hEGgMsRwI/s200/IMG_0487.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511712479776828610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Sabah servis aküsü bitti. Bakımını ihmal etmiştim. Kontrol edince suyunun tükendiği anlaşıldı. Biraz tamamladım. Her konaklamada motor aküsünü anahtarı ile devre dışı bırakırım. Motor aküm de çok iyi. O nedenle sorun yok. Yolda servis aküsü dolar. Ama medeniyete ulaşınca bir kontrol etmek, gerekirse yenilemek isteyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşadası Körfezini geçip Dilek Boğazının güneyinde Tavşan ve Su adalarının olduğu Dip Burnu’na rota tuttuk. Bu günlerde rüzgar hiç yok. Öğlen 12 civarı Tavşan Adasının kuytusuna girdik. Çok güzel bir demir yeri. Kuzeye çok korunaklı. Burada çok güzel vakit geçirdik. Bir Fransız yelkenlisi ile bir gulet daha var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğa gitar hocasının verdiği ödevleri çalışıyor.&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_svbomgSI/AAAAAAAAAlE/yJ7sETlZ2pg/s1600/IMG_0484.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503377569286095138" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_svbomgSI/AAAAAAAAAlE/yJ7sETlZ2pg/s200/IMG_0484.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam saatleri çok güzel oldu. Güneş batıp hava kararmaya yüz tutunca koyun dibindeki ağaçlık bölgeden beyaz bir at çıktı. Yalnız ve mutsuz gözüken at kıyıdan yaklaşabildiği kadar yaklaştı. Biraz bekledi ve geldiği yolu istemeden de olsa geri dönerek geldiği yerde gözden kayboldu. Angelopulos filmlerinden bir sahne gibiydi. Atın ruh hali bizi bir süre meşgul etti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Gümüşlük&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Sabah Fransız denizciler ile selamlaşarak koyu arkamızda bıraktık. Neredeyse sürekli motorla 38 millik yolu 7 saatte geldik. Gümüşlük Koyu bizim en favori mekanlarımızdan. Ancak koya dört tekne aynı anda girişimizden içerisinin kalabalık olacağını kestirdik. Biraz atik davranarak güzel bir yere yerleştik. Giren çıkan derken akşam saydığımda koyda kırk civarında yelkenli tekne vardı. Geçen yıl 16 tekne bana çok gelmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_j6CtYKsI/AAAAAAAAAks/c-XsT4cgJ9c/s1600/IMG_0494.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503367855969151682" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_j6CtYKsI/AAAAAAAAAks/c-XsT4cgJ9c/s200/IMG_0494.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Bir ara Figen direğe çıkıp güneş enerjisi ile çalışan bir aydınlatma taktı. Teknede en önemli şey enerji. Aküden yemeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam saatlerinde minübüsle Ortakent’e gidip Tuna’nın gönderdiği İphone bağlantı kablomu kargodan aldım. Konacık civarındaki yapı marketten birkaç eksik daha alıp Gümüşlük minübüsüne bindiğimde çok acıkmıştım. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_k2GUydKI/AAAAAAAAAk0/l51ceAQcMuY/s1600/IMG_0490.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503368887731909794" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_k2GUydKI/AAAAAAAAAk0/l51ceAQcMuY/s200/IMG_0490.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;Akşam yemeğimizi Belediye çaybahçesindeki Kardeşler Köftecisinin nefis ekmek arası köftesi ile eda ederek botumuzla teknemize döndük. Burada gece çok güzel. Her yer dolu. Cumartesi olduğu için aşırı kalabalık. Fakat tekneye kıyıdan gelen sadece çatal-bıçak ve insan sesleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün de denize girip bol bol dinlendik. Akşam saatlerinde balıkçıdan aldığımız çipuraları teknede pişirip yedik. Dünkü hareket olmasa da koy hala kalabalık.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Turgutreis&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;9 Ağustos sabahı Gümüşlük’te kahvaltımızı yaptıktan sonra demirimiz aldık. Yarım saatlik yol olan Turgutreis Marinaya gidiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_jYNX3zHI/AAAAAAAAAkk/frTkT08uH34/s1600/IMG_0499.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503367274716187762" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TF_jYNX3zHI/AAAAAAAAAkk/frTkT08uH34/s200/IMG_0499.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Marinaya bağlandıktan sonra önce su depolarını doldurdum. Yaklaşık 5-6 gündür su almıyoruz. İyi idare etmişiz. Burada internet, duş, çamaşır vs medeniyetle alakalı tüm ihtiyaçlarımızı gidereceğiz. Marinada yüzme havuzu bile var. Marina denizcileri de düşünülmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar 190 mil yol yapmışız. Sanırım bu yolun yarıya yakınını yelkenle yaptık. Teknik servis bölümünde Ayvalıkta'da şubesi olan Starboat'a uğradım. Turgut Bey yardımcı oldu. Aküyü ölçünce gerçekle yüzleştik. Voltaj iyi ama amper neredeyse yok. Mecburen aküyü yenileyeceğiz Sorun değil. Akü ömrü olan bir parça ve mevcut akü pek yeni değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam karşımıza Bavaria 37 model , Alman bayraklı bir tekne geldi. Sahibi Walter ile iyi sohbet ettik. Uzun zaman Türkiye’de charter da yapmışlar. Şimdi emekli olmuş, eşi ile dolaşıyor. Bir de blogları var. www.fakfakaufreisen.blogspot.com.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akünün siparişini verdik. Sabah yenisini getirip taktılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turgutreis Marinadan çıkarken depoyu fulledik. 67 litre mazot aldık. 31 sat motor çalışmış. Demek ki motor saate 2.23 litre tüketmiş. Oldukça iyi sayılır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Akyarlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVO47u4yII/AAAAAAAAAmM/_amcKQfsqWU/s1600/IMG_0500.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504892859544291458" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVO47u4yII/AAAAAAAAAmM/_amcKQfsqWU/s200/IMG_0500.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Doğrusu marinadan çıktığımızda nereye gideceğimize tam karar vermemiştik. Rüzgarı az ama kaba dalgalı denizde Bodrum tarafına dönünce pupadan canlanan rüzgara cenovamızı açtık. Bu şekilde Akyarlar önlerine dek gelince buraya demirlemeye karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koy içinde 3-4 tekne var. Rüzgar var ama akşama nasılsa hafifler. Kıyı çok hoş görünüyor. Botu indirip kızımla kıyıyı dolaşmaya çıktık. Restoranlar, kafeler ve birkaç plaj kıyıyı kaplamış. Market ve pastane var. Geceyi sakin geçirip erken saatte uyuduk. Sıcak insanı yoruyor. Deniz esintili ama kıyılar çok sıcak. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVPOsypdWI/AAAAAAAAAmU/0O5aF7rs600/s1600/IMG_0502.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504893233490654562" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVPOsypdWI/AAAAAAAAAmU/0O5aF7rs600/s200/IMG_0502.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah 7:30 da kalkıp kıyıya börek almaya gittim. Güzel bir kahvaltıdan sonra biraz denize girdik. Öğlen yemeği için botla karaya çıktık. Biz öğlen için bişeyler atıştırırken bazı insanlar kahvaltı yapıyordu. Teknede bugün bol bol kitap okuduk. Bir ara üçümüzün de elinde birer kitap öylece birkaç saat geçirmişiz. Burayı sevdik. Bu gece de kalacağız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Alakışla Bükü&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVPv_7ikJI/AAAAAAAAAmc/-YDwbDeaJj4/s1600/IMG_0505.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504893805563908242" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVPv_7ikJI/AAAAAAAAAmc/-YDwbDeaJj4/s200/IMG_0505.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Akyarlarda sabah yine kürekle kıyıya gidip aldığım böreklerimizle kahvaltı ettikten sonra marşa bastık. Hedefimiz Gökova. Daha çok motor seyrine pupadan esen rüzgara açtığımız cenova ile destek verdik. Üç saat sonra Orak Adasını iskelemizden bordaladık. Sonrasındaki Alakışka Bükü bize hoş göründü. Koyda guletler var. Uzaktan gördüğüm bir yelkenlinin yakınına doğru ilerledik. Yelkenliden yabancı aksanı ile adımın seslenilmesi önce tuhaf geldi ama yaklaşınca Onun Turgutreis’te tanıştığım Walter olduğunu anladım. Adam yüzerek geldi ve koltuk halatımızı kıyıya bağladı. Havuzlukta bişeyler içip sohbet ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çam ağaçlarının bitiminde kayalara çıma tuttuk. Deniz çok temiz. Suya attığımız birkaç parça ekmeğe balıklar üşüşüyor ve biz akvaryum izler gibi izliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVQGpLjY8I/AAAAAAAAAmk/AM2bSz_vqh4/s1600/IMG_0508.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504894194594046914" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVQGpLjY8I/AAAAAAAAAmk/AM2bSz_vqh4/s200/IMG_0508.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Çok güzel uyumuşuz. Sabah 7:30 da yüzümü denizde yıkadım. Güzel bir kahvaltı. Botla kıyıyı keşif derken öğlen oldu. Yemekten sonra yola çıktık. Çıkar çıkmazsancaktan gelen rüzgara yelkenlerimizi açıp motoru stop ettik. Ettik etmesine ama motor tekrar çalışmadı. Marş motoruna elektrik gelmediğini tahmin ediyorum. Çoklu kabloların birleştiği bir fiş var orayı kurcalayınca çalıştı. Çalışmasa da kontağı açıp marş motorunu kısa devre yaptırınca yine çalışıyor. Bunu da Ayvalık'taki elektrik ustası Ahmet Usta'dan öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Çökertme&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVQiBP16XI/AAAAAAAAAms/d2ViHfvGJwA/s1600/IMG_0510.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5504894664910956914" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGVQiBP16XI/AAAAAAAAAms/d2ViHfvGJwA/s200/IMG_0510.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Yelkenlerimizi toplayıp motorla koya girdik. Elektrik ve su almak istiyoruz. Bu nedenle işaret eden iskelelerden gözümüze kestirdiğimiz birine bağlandık. Motoru açıp biraz kurcaladım. Bunlar önemli sorunlar değil. Çaresi olan basit sorunlar. Bu işin tuzu biberi. En önemlisi biraz bişeylerden anlamak, bir de paniğe kapılmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece güzel bir yemek ve uyku iyi geldi.Sabah kahvaltısınından sonra biraz su ve yiyecek takviyesi yapıp palamarları çözdük.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Alakışla Bükü&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Bu gün son limanımıza geri dönüyoruz. Kaan’lar ve Serkan’lar ile Alakışla Bükü’nde buluşacağız. Rahat bir yolculuktan sonra rahatsız bir yere bağlandık. Gözlükle bakınca geneli kumluk olan &lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqpcyVlnmI/AAAAAAAAAm0/ImDlQr25eMg/s1600/IMG_0518.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506399806427602530" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqpcyVlnmI/AAAAAAAAAm0/ImDlQr25eMg/s200/IMG_0518.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;zeminde eriştelik bir bölgeye demiri denk getirdiğimizi anladım. Bu arada Serkan’larla telefonlaşıyoruz. Tekneleri teslim alıp çıkmaları 16:00 yı buldu. Gelişlerine yakın daha güzel bir yere geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koltuk halatlarımızı sürekli Figen bağlıyor. Bu konuda çok başarılı. Demiri atıp belli bir noktaya gelince hemen kıçtan koltuk halatını alıp yüzerek kıyıya gidiyor. Önce Kaan’lar, peşinden Serkan’lar koya girdi. Botla karşılayıp koltuk halatlarını aldık. Sohbet geç saatlere dek uzadı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Büyük Çatı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsAx_pnoI/AAAAAAAAAnM/4Kfsj1x406o/s1600/IMG_0521.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506402623834136194" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsAx_pnoI/AAAAAAAAAnM/4Kfsj1x406o/s200/IMG_0521.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Öğlene doğru yola çıktık. Rüzgar az ama yandan aldığımız kaba dalgalar hiç de az değil. Bol sallanarak 20 millik yolu geride bıraktık.&lt;br /&gt;Çok korunaklı koyda güzel bir köşeyi üç tekne kapattık. Hemen yakınımızda güzel suyu olan bir kuyu var. Balıkçıların baktığı sevimli bir köpek oralarda dolaşıyor. Figen ile güzel bir yürüyüş yaptık. Çocuklar çok mutlu. Hepsi bir arada çok eğleniyorlar. Gece çok keyifli idi. Hemen arkamızdaki çamların üzerindeki ay hilalin biraz irisi haliyle manzarayı tamamlarken uzaktaki teknelerin birinden gelen trompet sesi tamamlayıcı oldu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Uzun Liman (Yedi Adalar)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsRRY6REI/AAAAAAAAAnU/zW4e1FJ4TLc/s1600/IMG_0523.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 150px; FLOAT: right; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506402907139490882" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsRRY6REI/AAAAAAAAAnU/zW4e1FJ4TLc/s200/IMG_0523.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Büyük Çatı’da güzel bir sabah geçirdikten sonra demirlerimizi aldık. Çok tatlı batı rüzgarı ile bir süre yelkenle seyrettik. Rüzgar bitince motorla usul usul yaklaşık 7 millik yolu alarak Yedi Adalar’a ulaştık. Önce Bekar Koyu’na baktık fakat doluydu. İçeride 2 tekne olunca bu küçücük koy doluyor. Uzun Liman’a geçtik. İlk demirlememiz hoşumuza gitmeyince toplayıp tekrar attık. Küçücük bir koya üç tekne yerleştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamüzeri Figen’le bota binip koyun dibindeki Saklı Liman’a gittik. Bizimle birlikte bir bot daha geldi. Alargada kalan eski bir tekneden geldiler. Fransız bayraklı. Hiç abartmadan seksen yaşlarında olduklarını söyleyebilirim. Bizim büyüklerimiz aklıma geldi. Bir ömrü hastalık muhabbetleri ile heder ettiklerini düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Karacasöğüt&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsjjMNwoI/AAAAAAAAAnc/TN0rYcggJJk/s1600/IMG_0526.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506403221155725954" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsjjMNwoI/AAAAAAAAAnc/TN0rYcggJJk/s200/IMG_0526.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Sabah yine bot gezisi deniz derken 11 gibi palamarları çözdük. Koylara burnumuzu soka soka Karacasöğüt'e geldik. Yolda bir ara iskele kıç omuzluktan gelen rüzgarla iyi seyir yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsxJPThdI/AAAAAAAAAnk/_RIHImgm0Tw/s1600/IMG_0527.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506403454707533266" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TGqsxJPThdI/AAAAAAAAAnk/_RIHImgm0Tw/s200/IMG_0527.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Söğüt Koyu çok korunaklı. İleride tekne ile uzun beraberlikler sağlayabilirsek bir kışı burada geçirmek isterim. Kıyıda market var. Her tür alışverişi yapmak mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce tekneyi güzelce yıkadım. Sonra duşumu alıp biraz dinlendim. Bu akşam buradayız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Okluk- İngiliz Limanı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-hglIZ3aI/AAAAAAAAAns/1aCCWeUwMvw/s1600/IMG_0529.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507798450392653218" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-hglIZ3aI/AAAAAAAAAns/1aCCWeUwMvw/s200/IMG_0529.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Gece Karacasöğüt'te güzel bir yemek, sabah da iyi bir kahvaltıdan sonra 11 civarı Karacasöğüt'ten ayrıldık. Bugün kü yolumuz kısa.Motor yelken Değirmen Bükü'ne yani bizim için kahraman sayılabilecek Sadun Boro'nun Okluk Koyunu içinde barındıran koya. Önce Okluk Koyu'nu ağır yol tavaf ettik. Sadun Boro ve teknesi İkinci Bahar Koyda değildi. Havayı soluduktan sonra hemen karşısındaki İngiliz Limanına geçtik. Bu koy çok korunaklı. İkinci Dünya savaşında bir İngiliz gemisi burada aylarca kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk demirlediğim yer bizim ekipten ayrı düştü. Sonradan yer müsait olunca demirimi alıp yerimi değiştirdim. Bazı ağaçlarda koltuk bağlanması için mavi halatlar var. Onlardan birine koltuğu bağladık. Ama kendi attığın düğümden başkasına güvenmemek lazımmış ki bir süre sonra düğüm çözüldü ve koltuk kurtuldu. Mavi halatı bir kenara atıp kendi halatımızla bağlandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşı sıramızda guletler yan yana dizildi ve gece onların jeneratör ve müzik sesleri koyu oldukça rahatsız etti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Pabuç Koyu- Bitez Yalısı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-h5lvWztI/AAAAAAAAAn0/ud_HXtZ1Utw/s1600/IMG_0532.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507798880052760274" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-h5lvWztI/AAAAAAAAAn0/ud_HXtZ1Utw/s200/IMG_0532.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Diğer tekneler henüz uyanırken sabah 07:30 da demirimizi aldık. Bodrum yönüne rüzgarsız bir havada motorla seyir halindeyiz. Seyiri müzikle süslüyoruz. Bir ara Serkan'ın bu yaz hediye ettiği Kazancakis'in Zorba romanından biraz daha okudum. Bu sularda çok iyi gidiyor.&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-iICJmXzI/AAAAAAAAAn8/mdMUynxjrw8/s1600/IMG_0533.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507799128197193522" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-iICJmXzI/AAAAAAAAAn8/mdMUynxjrw8/s200/IMG_0533.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra rüzgar karşıdan artıp seyir rahatsızlanınca Pabuç Koyu'na girdik. Orak Adası'nın arkası. Su tam bir turkuaz mavi. Balıklar olabildiğince renkli ve net. Burada yemek ve yüzme molası verdikten sonra yola çıkıp 16:00 civarı Bitez Koyu'na demirimizi attık. Az sonra civarda olan Feti Abi'de İksir adlı teknesi ile geldi. Gece karada biraz dolaştık. Her taraf lüks restaurant olmuş.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Turgutreis-Didim&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Sabah Bitez'den Feti Abi ile beraber ayrıldık. Kafadan gelen rüzgarla Turgutreis Marinaya ulaştık.Turgutreis Marina’daki işimiz öğleden sonra bitti. Didim’e doğru rota tuttuk. Feti Abi de Didim’e gidiyormuş. O bizim önümüzde. Yolda kuzeybatı dan zaman zaman 20 knotlarda esen rüzgar bazen sert olsa da güzel bir yelken seyri yapmamamızı sağladı. 3 saate Güllük Körfezini aşarak Didim’e ulaştık. Koy sığ. Derinlikler 2 metre civarında. Feti Abi’nin yakınına 2 metreye demirimizi attık. Demir iyi tuttu. Gece yarısına kadar her şey iyiydi. Ancak kuzeydoğuya dönen ve sertleyen rüzgar rahatımızı kaçırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-iap9JweI/AAAAAAAAAoE/SAPFSgD4TqY/s1600/IMG_0535.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5507799448120050146" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TG-iap9JweI/AAAAAAAAAoE/SAPFSgD4TqY/s200/IMG_0535.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Sabah aynı sertlikle devam eden rüzgarın gece de artacağını öğrenince yer değiştirmeye karar verdik.Feti Abi gelmedi. Biz 4 mil batıdaki Çukurca Limanına hareket ettik. Ancak içeride kıyamet koptuğunu görünce geri dönerek Didim Marina’ya girdik. Hemen peşimizden içeri Kayıtsız teknesi ile Özkan Gülkaynak girdi. Bağlandıktan sonra gidip tanıştım. Ayaküstü biraz sohbet ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra telsizden Feti Abi'nin anonsunu duydum. Marinaya geliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THEz79AeISI/AAAAAAAAAoU/UI664mZejgg/s1600/IMG_0536.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5508240924332663074" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THEz79AeISI/AAAAAAAAAoU/UI664mZejgg/s200/IMG_0536.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;&lt;br /&gt;Akşama doğru Feti Abi ile Kayıtsız' da Özkan Gülkaynak ile uzun uzun sohbet ettik. Ertesi gün de bizi teknemizde ziyaret etti. Aklıma gelen birçok şeyi sorma fırsatı buldum. Konuşkan, paylaşmayı seven, kolay iletişim kurulan birisi. Kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava durumları yarın biraz fırtına etkisinin azalacağını söylüyor. Bakalım kısmetse yarın çıkmayı düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Samos-Pitagorion&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THPKMv1EggI/AAAAAAAAAos/WdcdxRuei1g/s1600/IMG_0544.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5508969089550549506" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THPKMv1EggI/AAAAAAAAAos/WdcdxRuei1g/s200/IMG_0544.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Hava uygun. 10:00 civarı yola çıktık. Tekağaç Burnu'na kadar nispeten rahattık. Burnu döndükten sonra kafadan gelen rüzgar ve dalga rahatsız etmeye başladı. Rotayı kıyıya yakın alarak biraz rahatladık. Feti Abi arkamdan geliyor. Biz Pitagorion'a gireceğiz, O devam edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15:30 civarı Pitagorion'a girdik. Liman içinde bir Yeni Zelanda teknesinin yanına bağlandık. Teknedekiler yardımsever ve konuşkan. Teknede uzun uzun sohbet ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THPKp27spbI/AAAAAAAAAo0/CX7_3ugNdCU/s1600/IMG_0545.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5508969589673600434" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THPKp27spbI/AAAAAAAAAo0/CX7_3ugNdCU/s200/IMG_0545.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Giriş işlemlerimiz yarım saat sürdü. Memurlar çok yardımcı ve hoşsohbet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl liman dışında kaldığımızda tanıştığımız Alman teknesi Carisma aynı yerde duruyor. Sanki hiç gitmemiş gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam Yeni Zelanda'lılar ile birlikte yemeğe çıktık. İki taraf birbirini anlamaya çalışınca yabancı dilin iyi olup olmaması ikinci planda kalıyor. Saatlerce iki aile sohbet ettik.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-weight: bold; "&gt;Samos-Vathi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Pitagorion'da sabah 7:00 civarı kalktım. Fotoğraf makinamı alıp biraz yürüyüş yaptım. Biz kahvaltı yaparken yeni güne hazırlanan esnafların birinden çok güzel bir Ege müziği duyuluyordu. Her şey çok güzeldi. Az sonra çok üzüleceğimizi nereden bilebilirdik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltıdan sonra Figen'in telefonu çaldı. Arayan Aysel'in kardeşi Arzu'ydu. Bize bir türlü duymak istemediğimiz acı haberi verdi. Aysel'i kaybetmişiz. Çok üzüldük. Küçücük teknemizde hepimiz bir kenara sıkışıp kendimizle kaldık. Bir süre yumruk yemiş gibi oturduk. Biraz kendimizi toparlayınca nedense oradan ayrılmak istedim. Apar topar tekneyi çözüp demirimizi aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THPK5dZhXhI/AAAAAAAAAo8/G3-GMZzQjwc/s1600/IMG_0547.JPG" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5508969857697275410" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THPK5dZhXhI/AAAAAAAAAo8/G3-GMZzQjwc/s200/IMG_0547.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Yolda pek sesimiz çıkmadı. Kafadan gelen dalgalara baş vura vura 4-5 saatte Vathî'ye vardık. Liman bomboş. Demirimizi atıp bol kalomayla kıçtan kara olduk. Arkamızdaki otelden gelen iki kişi yardım etti. Biri otelin sahibiymiş. Aoelis Hotel. Sahibi Nakos biraz Türkçe de biliyor. Çok hoşsohbet ve yardımsever. Kendisinin de teknesi varmış. Yaklaşık 50 feet civarında olduğunu söyledi. Türkiye'yi ve marinaları çok iyi biliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liman içi solugan alıyor. Çok rahat değil. Rüzgar kuzeybatı olduğunda buranın solugan almaması imkansız.Bugün can sıkıntısından hiç bir şey yemediğimizi fark ettik. &lt;/span&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THS-45kW5ZI/AAAAAAAAApE/UgVf0T9o7Lo/s1600/IMG_0548.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THS-45kW5ZI/AAAAAAAAApE/UgVf0T9o7Lo/s200/IMG_0548.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509238128916227474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Akşam saatlerinde uzunca bir yürüyüş yaptık. Şehrin içlerini dolaştık. Güzel bir şehir. İçerilerde birçok ev ve sokak Ayvalık ile aynı. Hava kararınca rıhtıma çıkan ara sokaklardan birinde geleneksel Yunan yemekleri yapan çok güzel bir restaurant bulduk. Bilinen bir yer olmalı ki bir iki saat içinde tüm masaları doldu. Bizim Doğa ayran isteyince "yoğurdumuz var, gelip yapabilir misiniz?" dediler. Figen ile Doğa mutfağa girip ayran yaptılar. Bence adaların en özel yemeği ahtapot ızgara. Çok güzel pişiriyorlar. Ayrıca buralarda yediğim hiçbir yemeğin bana pahallı gelmediğini de belirtmek isterim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THUwNS7H1QI/AAAAAAAAApM/o0izse9-TjQ/s1600/IMG_0552.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THUwNS7H1QI/AAAAAAAAApM/o0izse9-TjQ/s200/IMG_0552.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509362724133917954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Vathi'de ertesi gün sıcak börek ile kahvaltımızı yaptık. Figen'le güzel bir yürüyüşten sonra Nakos seslendi. Biraz sohbet ettik. Arabasını gönderip yedek depomu doldurttu. Otelinde ailesi ile beraber oturdukları masaya davet ederek bira ısmarladı. Ada hakkında konuşurken Samos'un şaraplarının çok meşhur olduğunu söyleyerek bizi arabası ile kooperatife götürdü. Burası aynı zamanda müze. 1800 lü yıllardan kalma şaraplar var.  Nakos'un önderliğinde biraz alışveriş yaptık. Nakos harika bir insan, harika bir arkadaş. Oteli oğluna devredip kendini emekliye sevk etmiş. 65 yaşında bir delikanlı. Telefonunu verdi. Ne gerekirse mutlaka aramamızı tembihledi. Sohbeti ve samimiyeti çok rahatlatıcı. Bu arada yarın çıkmayı planlıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="tab-stops:72.0pt 90.75pt"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;Sarpdere Koyu&lt;span style="mso-tab-count:1"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqXvnNbHhI/AAAAAAAAAp0/kFbtv6I3ls4/s200/IMG_0560.JPG" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510883938276154898" /&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Sabah 05:40 da kalkıp çay suyunu koydum. Su kaynarken bir &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;taraftan da tekneyi toparlıyordum. Bu arada Figen kalktı. Çayı demlerken ben demir aldım. Vathi Koyu’ndan Kuşadası Körfezine doğru yönelirken güneş doğdu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Çay ve sandviçle kahvaltı yaparken kaba dalgada rüzgarsız ilerliyorduk. Rotamız Kırkdilim Koyu. Saçakaltı olduktan sonra Sakız’a devam edeceğiz. Ancak üç saat sonra rüzgar bindirmeye, dalgalar büyümeye başladı. Denizde oluşan koyunlar yavaş yavaş manda ebadına ulaştı ve iki camadanlı anayelkenin desteği ile motorla &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;kuzeybatı yönüne yol alıyorduk. Rüzgar tam kuzeyden 25 knotlara ulaştı ve geçti. Zorlanan otopilot yeke bağlantısı sağlayan metalin vidasını kırdı. Saat 12 gibi Kırkdilim’e kapağı ve demiri attık. Dışarıdaki rüzgarın aynısı içeride de var. Neyse ki&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;dalga yok. Burada 2 saat kadar kaldık. Tekneyi toparladık. Otopilot bağlantısını tamir ettik ve yemek yedik. Sonra demir alıp Nergis Koyu’na geçtik.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqVT-yBz_I/AAAAAAAAApk/OZtSn_9DMeg/s200/IMG_0562.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510881264544108530" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt; Burası da rüzgarlı. Demir atmadan Sarpdere Koyu’nun doğu girintisini daha uygun görünce buraya yerleştik. Su billur. Zincir demire dek görülüyor. İkinci demiri de attık. İyi ki atmışız gece burada da rüzgar sertledi.&lt;/span&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Sabah koıya giren başka bir yelkenli bir an tanıdık geldi. Dikkatli bakınca Pitagorion’da tanıştığımız Yeni Zelanda’lılar olduğunu anladık. Onlar da bizi gördü. Biraz muhabbet ettik. Gece Doğa’nın ateşi çıkmıştı &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;bize ateş düşürücü verdiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="tab-stops:72.0pt 90.75pt"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;Kios&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="tab-stops:72.0pt 90.75pt"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqY0oOISVI/AAAAAAAAAqE/9zmYzCDC8Xg/s1600/IMG_0569.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqY0oOISVI/AAAAAAAAAqE/9zmYzCDC8Xg/s200/IMG_0569.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510885123958524242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Öğleden sonra hava düşünce yola çıktık. Sakız’a doğru saçakaltı çok kaçak yapıyor. Biraz açıktan güzel bir yelken seyri yaptık. 22 mil yolu çok keyifli bir şekilde alarak akşam saatlerinde Sakız adasının Kios kentine girdik. Burada da fazla tekne yok. Limandaki çift direkli bir Alman teknesinden gelen Bavyeralı tipinde bir denizci koltuk halatlarımızı aldı. Türkçesi çok iyi. Meğer eşi Türk’müş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Burada Liman Başkanlığı’na uğramadım. Gece biraz turlayıp güzel bir yemek yedik. Boş bir panonun açık olduğunu görünce elektriğe bağlandım. Ne yapayım bu da onlardan olsun.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="tab-stops:72.0pt 90.75pt"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="tab-stops:72.0pt 90.75pt"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;Midilli&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Sabah kahvaltıdan sonra yakıt almak için panoya yapıştırılmış el ilanlarını aradım. İlk aradığım 70 litre mazotu az bulunca gelmedi, ikincisi geldi. Mazotu almak için girişteki kırmızı ışığın yanındaki iskeleye gitmek gerekiyor. Çözülünce bir daha bağlanmadık ve yakıtımızı alıp Midilli’ye rota tuttuk. Yaklaşık 55 mil. İskelemizden kuzeybatı biraz esiyor. Anayelkenimiz açık. Motorla ortalama 6.5 mil yol yapıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqZrWMVF7I/AAAAAAAAAqM/UM7XP9O1cd4/s200/IMG_0570.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510886064011941810" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Liman girişinde polis el kol hareketleri ile bizi çağırdı. Yaklaşıp transit logumuzun olduğunu, girişimizi Samos’tan yaptığımızı söyledik. Okey deyinceler limana kıçtankara olduk. Bu yıl burası da boş, Geçen yıl hayli kalabalık idi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Cumartesi olduğundan ortalık çok hareketli. Tüm kızlar düğüne gider gibi giyinmiş. Biz de temiz kalan birkaç parça eşyamızdan bir şeyler giyip geçen yıl gittiğimiz sahildeki “fener” lokantasına gittik. Etrafta çok Türk var. Sanırım yeşil pasaporta vizenin kalkmasının etkisi.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Yolumuz uzundu. Yorulmuşuz. Erken yattık ama dedim ya bugün cumartesi. Motosiklet sesleri sabaha dek sürdü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal"&gt;Ayvalık&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;  Kahvaltıdan sonra uzun bir yürüyüş yaptık.&lt;/span&gt;&lt;p style="font-weight: bold; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;b&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqaoJ58AiI/AAAAAAAAAqc/2sFQ4qV4P8E/s200/IMG_0549.JPG" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510887108685595170" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Çıkış işlemleri günlerden Pazar olmasına rağmen kolay halloldu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Saat 11 gibi palamarlarımızı çözdük.Rüzgarsız havada sakin sakin Ayvalık yolunda ilerliyoruz. Çıplak Ada’da yüzme molası verdik. Çıplak Ada’dan sonra sancaktan gelen hafif rüzgara ful arma yelken açtık.Figen dümende ben de Ege gezimizin bu son millerinde Kazancakis’in Zorba’sının son sayfalarını okuyorum. Ne güzel bir kitap. Sağolsun Serkan’ın hediyesi. Bu geziye iyi denk geldi. Kitabın ikinici cümlesi şöyle; &lt;/span&gt;&lt;i style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;“ Hayatımda bana en çok iyiliği dokunan şeyler, gezilerle düşler olmuştur”&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal; "&gt;Bu cümleyi okuduğum gibi altını çizdim.&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Dün arayan Cem blogu takip ettiğini söyleyerek, tarih yazmadığım için bana fırça attı. Tarihleri gün olarak aklımda tutamıyorum ki.. Sadece ayı hatırlıyorum o da Ağustos. Ayları unutmamak lazım, onlar mevsimin hangisi olduğu hakkında fikir verir ama günlerin çok önemi yok.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da giriş işlemleri can sıkıcı oldu.&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqaOqiHQtI/AAAAAAAAAqU/acBxE3988dg/s1600/IMG_0574.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/THqaOqiHQtI/AAAAAAAAAqU/acBxE3988dg/s200/IMG_0574.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510886670767440594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; Kendi memleketime giriş yapmak için iki saat uğraştım, hala tamamlayamadım. Buraya uzak bir ülkeden gelen yabancı bir teknenin çekeceği eziyeti hayal bile edemiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Çok dolu, çok zevkli geçen bu yılın gezisi daha bitmeden önümüzdeki yılın hayalini kurmaya başladım.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Bu yıl toplam 550 mil yol yapmışız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Motor 100 saate yakın çalışmış. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Dilerim önümüzdeki yıllar ve miller çok olur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;b&gt;ANLAR&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;"Anlar"  yıllardır çok sevdiğim bir şiirdir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TIe4Sgq8RnI/AAAAAAAAAq0/etNeR7IhkXE/s1600/jorge_luis_borges.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 134px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TIe4Sgq8RnI/AAAAAAAAAq0/etNeR7IhkXE/s200/jorge_luis_borges.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514578896885663346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Arjantinli şair Jorge Luis Borges'in. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Bundan 10 yıl önce bu şiir bana daha farklı hissettiriyordu. Doğrusu şairin ruh halini çok önemsemiyordum.Borges'in şiiri yazdığı yaşın yarısını geçmişiz. Şair bu şiiri yazdıktan iki yıl sonra, 87 sinde ölmüş.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;İleriki yaşlarımda bu şiirin beni anlatmasını istemiyorum. O nedenle daha çok güneş doğuşu izleyip daha çok seyahat etmeli, baharla birlikte  çıplak ayakla dolaşıp, daha çok dondurma yemeliyim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Buyrun, hep beraber......&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; font-family:Arial, Verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; font-family: Arial, Verdana; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;ANLAR&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNoSpacing" style="font-weight: bold; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:Arial, Verdana;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 20px; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 0);  line-height: normal; -webkit-border-horizontal-spacing: 0px; -webkit-border-vertical-spacing: 0px;  font-family:'Times New Roman';"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold; font-family: Arial, Verdana; font-size: 130%; color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;b&gt;&lt;blockquote style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: 'Times New Roman'; font-weight: normal; line-height: normal; -webkit-border-horizontal-spacing: 0px; -webkit-border-vertical-spacing: 0px; font-size: medium; "&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:130%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: normal; font-size: 13px; font-family: 'Trebuchet MS'; "&gt;Eğer,yeniden başlayabilseydim yaşamaya,&lt;br /&gt;İkincisinde daha çok hata yapardım.&lt;br /&gt;Kusursuz olmaya çalışmaz,sırtüstü yatardım.&lt;br /&gt;Neşeli olurdum, ilkinde olmadıgım kadar,&lt;br /&gt;Çok az şeyi&lt;br /&gt;Ciddiyetle yapardım.&lt;br /&gt;Temizlik sorun bile olmazdı asla.&lt;br /&gt;Daha çokriske girerdim.&lt;br /&gt;Seyahat ederdim daha fazla.&lt;br /&gt;Daha çok güneş doguşu izler,&lt;br /&gt;Daha çok dağa tırmanır,daha çok nehirde yüzerdim.&lt;br /&gt;Görmedigim bir çok yere giderdim.&lt;br /&gt;Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.&lt;br /&gt;Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.&lt;br /&gt;Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım .&lt;br /&gt;Yeniden başlayabilseydim eger,yalnız mutlu anlarım olurdu.&lt;br /&gt;Farkında mısınız bilmem. yaşam budur zaten.&lt;br /&gt;Anlar,sadece anlar.Siz de anı yaşayın.&lt;br /&gt;Hiçbir yere yanında su,şemsiye ve paraşüt almadan,&lt;br /&gt;Gitmeyen insanlardandım ben.&lt;br /&gt;Yeniden başlayabilseydim eger ,hiçbir şey taşımazdım.&lt;br /&gt;Eger yeniden başlayabilseydim,&lt;br /&gt;İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.&lt;br /&gt;Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.&lt;br /&gt;Bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır,&lt;br /&gt;Çocuklarla oynardım,bir şansım olsaydı eger.&lt;br /&gt;Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...&lt;br /&gt;ÖLÜYORUM....&lt;br /&gt;Arjantin-1985&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:130%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: normal; font-size: 13px; font-family: 'Trebuchet MS'; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:130%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: normal; font-size: 13px; font-family: 'Trebuchet MS'; "&gt;Jorge Luis Borges&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-weight: bold; "&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-6803441522198206289?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/6803441522198206289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=6803441522198206289&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/6803441522198206289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/6803441522198206289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2010/07/egeye-devam.html' title='EGE&apos; ye devam...'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TFELDHX7MPI/AAAAAAAAAkU/zj6jlyQxVPo/s72-c/DSC03036.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-2963271507579448714</id><published>2010-06-07T11:08:00.000-07:00</published><updated>2010-06-27T12:24:27.342-07:00</updated><title type='text'>KİEL HAFTASI (KIELER WOCHE)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TA080Kdt5OI/AAAAAAAAAf4/o5YvU9fAnmQ/s1600/berlin+yelken.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 213px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480103188439622882" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TA080Kdt5OI/AAAAAAAAAf4/o5YvU9fAnmQ/s320/berlin+yelken.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Almanya'nın kuzeyinde, Baltık kıyısında, yaklaşık 250 bin nüfuslu bir şehir olan Kiel'de, haziran ayının ortalarında dünyanın en büyük denizcilik festivali düzenlenir. Bu dönemde şehirdeki insan popülasyonu yaklaşık 4 milyonu bulur. &lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;İki hafta önceki Berlin gezimizde sevgili Mesut'un başkanı olduğu yelken kulübünde güzel bir gün geçirdik. Sohbet esnasında Mesut ve Önder'den kulüp olarak katılacakları Kiel Haftası ekibine katılmam önerisini reddedilecek gibi değildi. Ben de reddetmedim. Türkiye'ye döner dönmez işlerimi ayarladım ve 16 Haziran'a biletimi aldım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Yaklaşık 5000 denizci, 2000 tekne, bot ve sörf türü deniz aracı ile 50 civarında ülkenin katıldığı dünyanın en büyük deniz festivalinde geçireceğim 5-6 günü buradan size anlatmaya çalışacağım. Umarım blogumuz biraz renklenir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 142px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482344586084221266" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TBUzWrXWAVI/AAAAAAAAAgA/1Mh3XnBI4Wo/s200/cd_kielerwoche2010+(1).jpg" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Festivalin bu yılki afişi solda. &lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Zemin deniz mavisi , "W" ler de çok güzel dalga olmuş.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;16.Haziran gece yarısı Berlin'e uçtuktan sonra 18 inde Kiel'e çadırlarımızla tezgahı kurmuş olacağız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Çantayı hazırlamaya başladım. İpone 'a Kiel haritası ve festival programını yükledim. Fotoğraf makinasının pilini şarj ettim ve hafızayı da boşalttım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;Denizcilik açısından ortamın çok hareketli olacağı kesin görünüyor. Aslında yarışmayı çok sevmesem ufak ufak havaya girmeye başladığımı da söyleyebilirim:)) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Berlin-Werder&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;17 Haziran sabaha karsi Almanya saati ile 01:30 da Berlin'de idim. Önder ile once Narr Bar'a ugradik. Orada olan Mesut'u alip eve gectik. Biraz uyuyup dinlendikten sonra Berlin icinde kalıp &lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCEAL5r3RTI/AAAAAAAAAgc/Z3IWdpJtGmQ/s200/IMG_0381.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485666025577334066" /&gt;&lt;div&gt;sıcakta pismektense Werder'e, Yelken Klübüne gitmeye karar verdik.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ufak bir alisveristen sonra öglen saatlerinde göldeydik. Bir pirat ve bir "xylon"u (Doğu Almanlardan kalma pirat tipi bir tekne) neta edip açıldık. Yaklasik 3 saat cok zevkli yelken seyrinden sonra aksam gec saatlere kadar mangal keyfi yaptik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Berlin'e sabahın köründe inince gün cok uzun oldu. Yarin sabah Kiel'e dogru yola koyuluyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Kiel&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Levent’in Mercedesi ile Mesut, &lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Önder ve ben güzel bir yolculuktan sonra öğleden sonra 15:00 civarı Kiel'e ulaştık. Çadırları ve tezgahı kurmamız akşamı buldu. 10 kişiyiz. Derneğin minübüsü ile mangal, fıçı bira aparatları, masa - her şey getirilmiş.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCECNIZ1AEI/AAAAAAAAAgk/VhIQANfJhy8/s1600/IMG_0386.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCECNIZ1AEI/AAAAAAAAAgk/VhIQANfJhy8/s200/IMG_0386.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485668245731344450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldığımız bölge donanmanın arazisi. Kiel donanması  Kieler Woche ye büyük katkı sağlıyor. Ordunun sivil yaşam ile bu kadar güzel iç içe geçmesi çok hoş. Geç saatlere kadar süren muhabbetten sonra gece 12 civarında sızmışız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burası kuzeyde kaldığı için hava gece 11 civarında kararıyor. Kararıyor derken alacakaranlık işte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCITCgHmm8I/AAAAAAAAAg0/0dikMQKBq8s/s200/yar%C4%B1%C5%9F+ben.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485968229793176514" /&gt;Sabah kahvaltıdan sonra 10 gibi teknelerimizle antremana çıktık.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCECs7_Px8I/AAAAAAAAAgs/Fw23Ayw2SMo/s1600/IMG_0410.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCECs7_Px8I/AAAAAAAAAgs/Fw23Ayw2SMo/s200/IMG_0410.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485668792154441666" /&gt;&lt;/a&gt; Bu tekneler Kutter (Bizdeki kotra, okunuşu "Kuta") sınıfı, çift direkli, tamamen denizcilik düşünülerek dizayn edilmiş çok hoş tekneler.  Yaklaşık 2 saat kadar yarış sahasında antreman yaptıktan sonra biraz dinlendik.&lt;br /&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCITDB18wLI/AAAAAAAAAg8/PtBM_jjVXcg/s200/yar%C4%B1%C5%9F.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485968238845935794" /&gt;13:30 civarında yarışımız başladı. Toplam 7 yarış yapacağız. Teknelerde 9 kişi olması gerekiyor biz 11 kişiyiz. O nedenle her yarışta iki kişi dinlenecek. Önder'le benim dinlenme günüm pazartesi. Yarış çok hoş. Her kesimden ve her yaştan insan donanmanın hazırladığı bu teknelerle yarışmanın ve denizciliğin keyfine varıyor. Geçmek geçilmek pek fazla dert edilmiyor. Yarışın bu türü doğrusu beni de çok rahatsız etmedi. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIUV22vpoI/AAAAAAAAAhE/DJLB0CZHqk4/s1600/klasik.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIUV22vpoI/AAAAAAAAAhE/DJLB0CZHqk4/s200/klasik.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485969661825623682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIWIv52EaI/AAAAAAAAAhU/VhQN6aONYlA/s200/DSC_0047.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485971635644535202" /&gt;Yarış alanımızın dışından geçen envai çeşit müthiş tekneleri seyrederken kaçıncı olduğumuzu pek takip edemedim. İki yarış sonunda yorulmuştuk.&lt;br /&gt;Akşam saatlerinde Önder’le merkeze doğru yürüdük. Nefis bir şehir. 250.000 nüfuslu bu şehir yelkenle yaşıyor desem abartmış olmam. Yarışırken körfez içinde göz menzilinde beşten fazla marina saymıştım. İstanbul’dan daha fazla marinası var. Marinaları dilediğiniz gibi gezebiliyorsunuz.&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIWH405-KI/AAAAAAAAAhM/YnQzKSevQJU/s200/ak%C5%9Fam.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485971620859869346" /&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIXkQWIGiI/AAAAAAAAAhc/PEhbmfUwwME/s200/dragon.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485973207721187874" /&gt;Motoryat o kadar az ki tekne sayısına oranlarsak yüzde&lt;/div&gt;&lt;div&gt; bir bile değildir. Daha çok klasik ahşap teknelerin olduğu bir marinayı gezdik. Bayıldım… Bu kadar şık tekneyi bir arada görmemiştim. Bizim alıştığımız piyasa markaları o kadar az ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalık insan seli. Kalabalığın yüzde doksanı genç. Heryerde açık hava konserleri.(çaldıkları parçalar biraz eski) yaklaşık 2 saat yürüdük ve insan yoğunluğu aynı şekilde devam etti. Adım başı yiyecek ve içki satılıyor. Bu dönemde şehrin nüfusu üç dört milyonu&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIZHy6apGI/AAAAAAAAAhs/CtquopWeQeU/s200/haz%C4%B1rl%C4%B1k.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485974917807252578" /&gt;&lt;div&gt; bulurmuş ya, abartı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dönüş yolunun yürümeyi gözümüz kesmedi. Taksi ile döndük. Çok yorulduk çoook.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIYw_Zm9rI/AAAAAAAAAhk/8FwvYS346ag/s1600/direk.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIYw_Zm9rI/AAAAAAAAAhk/8FwvYS346ag/s200/direk.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485974526022317746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İkinci yarış günümüzde sabah sekizde start aldık. Her grup her gün başka tekne ile yarışıyor. Teknenin dümen palası dahil her şeyi sökük vaziyette. Donatıp hareket ediyoruz. Kutalar kürek-yelken çok güzel tekneler. Denizciliği ve yelkeni geniş kesimlere sevdirmek için çok ideal. İzmit Körfezi o kadar uygun ki. Ama nerdeee. Bizim denizle&lt;div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIaaYO6w8I/AAAAAAAAAh0/_tDXz_0tYHc/s200/klasik.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485976336574628802" /&gt; alakamız kıyısında yemek yemekten öteye pek geçmiyor.&lt;br /&gt;Bugün iki yarışımız var. Yelkende yarışı çok sevmediğimi söylemiştim ama bu organizasyon düşündüğüm anlamda gergin bir yarış ortamı değil. Herkes son derece neşeli ve hoşgörülü. Ben teknede floktaki görevimden fırsat buldukça fotoğraf çekiyorum. Etrafımızda klasik tekneler cirit atıyor. Öyle güzel poz veriyorlar ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIdWMeSApI/AAAAAAAAAiE/hIA7oMndAA0/s200/tabela.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485979563233247890" /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIdELEczQI/AAAAAAAAAh8/SfQCKiGStSw/s1600/kamp+yeri.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIdELEczQI/AAAAAAAAAh8/SfQCKiGStSw/s200/kamp+yeri.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485979253618822402" /&gt;&lt;/a&gt;Yarış sonrası elimizde havlular ayağımızda şıpıdık terliklerle koca koca rütbeli insanların arasından duşa giderken yüzlerce sivil halk da çoluk çocuk askeri gemileri geziyorlar. Bir an Gölcük Donanma Komutanlığını böyle bir organizasyonla hayalettim. İnsan empati yapmadan duramıyor.&lt;br /&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCIeVc3Vs2I/AAAAAAAAAiM/r8GyGNDqdfE/s200/tayland.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485980649965073250" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Güzel bir yarış gününden sonra  akşam yakınlardaki bir Tayland Restauranına gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel bir yemek ve uzun bir yürüyüşten sonra çadırlarımıza çekildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah çok güzel bir güneşle uyandık.  Güneşli alanlar sıcacık ama sabah saatlerinde gölge hemen üşütüyor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNWs2rI3CI/AAAAAAAAAiU/Sn1IUlh26Ts/s1600/iskele.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNWs2rI3CI/AAAAAAAAAiU/Sn1IUlh26Ts/s200/iskele.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486324099658079266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNXndgySuI/AAAAAAAAAik/wioARQjUFbU/s200/gelincik.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486325106516052706" /&gt;Kahvaltıdan sonra Önder’le ekipten ayrıldık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün boş günümüz. Kiel Körfezinde Baltık Denizine dek  yerleşim yerleri arasında küçük gemilerle yolcu taşııması yapılıyor. Saat 11 gibi gemiciğimize atladık. Ortam çok güzel. Yarışan ve gezen bir sürü tekne arasında yolculuğumuz başladı. Mesafeler çok yakın. İki durak arası ortalama&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNWt5j5VYI/AAAAAAAAAic/yqFcI3bUMZA/s200/gemicik+k%C4%B1%C3%A7.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486324117612877186" /&gt;15-20 dakika. Laboe’de indik. Çok güzel bir yer.  Tüm sahilde denize&lt;div&gt;giriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNcF0KUsqI/AAAAAAAAAis/tef5uV-PBOk/s1600/fener.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNcF0KUsqI/AAAAAAAAAis/tef5uV-PBOk/s200/fener.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486330026038440610" /&gt;&lt;/a&gt;Oldukça hoş iki saatlik bir gezintiden sonra Laboe’nın karşı kıyısına, Schirksee’ye geçtik. Kıeler Woche’nın önemli etkinliklerinden birinin durağı burası. Birçok laser, katamaran türü olimpik sınıf boat takımları buraya konuşlanmış. Yelken anlamında çok hareketli bir yer. Buradan birkaç parça alışveriş de yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNdOOQrxvI/AAAAAAAAAi0/4l2nFukYG14/s1600/zeplin.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 109px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNdOOQrxvI/AAAAAAAAAi0/4l2nFukYG14/s200/zeplin.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486331269995022066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNeLvePvVI/AAAAAAAAAi8/swPHgEyHR1g/s200/d%C3%B6nmedolap.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486332326882295122" /&gt;Dönüş yolu muhteşemdi. Akşam güneşi her şeyi fotoğrafa hazırlamış.&lt;br /&gt;Tekneler ve deniz daha da güzelleşmiş. Gökyüzünde bir zeplin belirdi ve bir süre bizim gemimizi takip etti. Bu arada Kıel’den 20 civarında balon havalandı. Tam bir şenlik, tam bir festival.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNgCfnCGbI/AAAAAAAAAjE/d3pL6Bfh7YY/s200/m%C3%BCzisyenler.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486334367028615602" /&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNgufUZo2I/AAAAAAAAAjM/uhBWomS6uXk/s1600/kalabal%C4%B1k.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNgufUZo2I/AAAAAAAAAjM/uhBWomS6uXk/s200/kalabal%C4%B1k.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486335122864710498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çarşıdaki büfelerde bir şeyler atıştırdık. Etraf o kadar güzel ki. Gece 11 oldu ama hava oldukça açık. Yarım aydan biraz büyük ay var. Işıksız ortamda rahatlıkla kitap okunabilecek kadar aydınlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolumuz üzerinde her çeşit tekne &lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNhDrDwlqI/AAAAAAAAAjU/Mc3_XU4Y1GI/s200/gece.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486335486793389730" /&gt;&lt;div&gt;var. Her taraf marina. Teknelerin arasında dolaşa dolaşa mekanımıza döndük. Fotoğraf makinem hiç elimden düşmüyor. Burayı bir ara uzun uzun yazmak isterim.&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNkUfOyqGI/AAAAAAAAAjc/AKbpbjEecfo/s1600/%C3%A7ad%C4%B1rlar.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 130px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNkUfOyqGI/AAAAAAAAAjc/AKbpbjEecfo/s200/%C3%A7ad%C4%B1rlar.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486339074211096674" /&gt;&lt;/a&gt;Çadırlarımızdan oluşan küçük köyümüzün en güzel köşesi olan çardağımızda bir şeyler yudumlarken Mesut ile bugünkü yarıştan sözettik. Başlangıçta sıfıra yakın olan rüzgar sonraları 4 şiddete kadar çıkmış.&lt;/p&gt;  &lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNmKMOzUvI/AAAAAAAAAjs/HUU07ZSub_M/s200/ekip.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 129px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486341096335430386" /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bizim yarışlar sona ermiş ve bizim yerimize genç yelkenciler gelmeye başlamışlar. Çadırlarda kızlı erkekli bir sürü öğrenci.İnsanın önce hoşuna gidiyor ama gürültü bitecek ve dayanılacak gibi değil:))&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Sabah duş ve güzel bir kahvaltının ardından çadırlarımızı topladık. Ekiple tek tek sarılıp vedalaştıktan sonra&lt;span style="mso-spacerun:yes"&gt;  &lt;/span&gt;anı olarak yandaki fotoğrafı çektirdik. Fotoğrafı çeken gencin önünde 7 adet fotoğraf makinası vardı ve tek tek hepsiyle aynı pozu çekti: ))&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hamburg&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNnld2A_pI/AAAAAAAAAj0/aYO8ChxStPo/s200/DSC_0441.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486342664431402642" /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Öğlene doğru Hamburg’a doğru yola çıktık. Mesafe 100 km kadar. GPS e&lt;span style="mso-spacerun:yes"&gt;  &lt;/span&gt;Saint Pauli' yi girmiştik. Öğlen saatlerinde Hamburg’ ta idik.&lt;br /&gt;Elbe nehrinin karşısından St.Pauli görülüyordu ama yol bitmişti. Birine yolu sorduğumuzda bize nehri gösterdi. Şaka yapıyor sandık ama GPS de nehri gösteriyordu. Meğer yanımızdaki binadan asansörle &lt;st1:metricconverter productid="20 metre" st="on"&gt;20 metre&lt;/st1:metricconverter&gt; aşağı inilerek tünelden arabayla veya yaya olarak geçiliyormuş: ))&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNo8YTZarI/AAAAAAAAAj8/pDOblP_CXPw/s200/tekne.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486344157592644274" /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Biraz dolaşıp bireyler atıştırdıktan sonra küçük bir tekne ile 1 saat süren nehir turu yaptık. Hamburg dünyanın en büyük limalarından birine sahip(sanırım 7.) ve denize kıyısı yok. Tüm ticaret gemileri Elbe nehrinden denize çıkıyor. İlginç nehir tutumuzda&lt;/p&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNrVggPSII/AAAAAAAAAkM/qJ1s6XDQf4A/s200/elbe+tunnel.jpg" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486346788313974914" /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt; Abromovitz’in son yaptırdığı yatını ve soğuk savaş döneminde New York’a gizlice girip özgürlük anıtının periskopla fotoğrafını çeken Sovyet denizaltısını da gördük.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Hamburg bu gezinin sürprizi oldu. Hiç hesapta yoktu.&lt;/p&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TCNqUTJV29I/AAAAAAAAAkE/XxaJp7er4Hk/s200/St.pauli.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486345668036778962" /&gt;Berlin'e ulaştığımızda akşam saatleriydi. Ufak bir alışverişten sonra Narr Bar’da veda biralarımızı yudumlarken Önder’le biraz yaz, biraz deniz sohbeti ile uçak saatine yaklaştık. Çok güzel bir haftaydı. Havaalanına giderken oldukça dolu geçen 6 günü yaşamımın kar hanesine yazdığımı düşünüyordum. Kiel'e imrendim. Yaşadığım İzmit Körfez'i de haritadan bakılınca Kiel kadar güzel ama ne yazık ki güvenle tekne bağlanabilecek hiçbir yeri yok.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-2963271507579448714?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/2963271507579448714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=2963271507579448714&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/2963271507579448714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/2963271507579448714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2010/06/kiel-haftasi-kieler-woche.html' title='KİEL HAFTASI (KIELER WOCHE)'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/TA080Kdt5OI/AAAAAAAAAf4/o5YvU9fAnmQ/s72-c/berlin+yelken.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-6301470815352747607</id><published>2009-09-19T00:06:00.000-07:00</published><updated>2010-04-26T10:21:51.630-07:00</updated><title type='text'>TEKNEDE İŞ BİTMİYOR</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383083069832245938" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 320px; cursor: pointer; height: 212px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrSNh_3FMrI/AAAAAAAAAXo/Y2gNan91C4Q/s320/02560001.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Teknede detay çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılacak işleri bir yere not etmediğinizde mutlaka birkaçını unutuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle teknedeki işleri hatırlamak ve yapılanları paylaşmak için burada yazmayı tercih ettim. Belki izleyicilerden bilgilerini paylaşmak isteyen çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malum öğrenilmesi gereken çok şey var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl tekneyi İzmit'e getirdiğimde döşemeleri söküp yeniledim. Tüm farşları söküp elden geçirirmek üzere marangoza teslim edince bende tekne bu haldeyken elektrik ve su tesisatını gözden ve elden geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen kendime bir kahve yapıp neyin nereye gittiğini takip ederek saatlerce oturdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapçığındaki talimatlar doğrultusunda motorun yağını değiştirdim ve havasının nasıl alınacağını öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yelkenleri söküp yıkadım ve mandarları gözden geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rüzgar Göstergesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrUHOtLPCkI/AAAAAAAAAXw/5j34toDKpmI/s1600-h/Resim+045.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383216878817577538" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 150px; cursor: pointer; height: 200px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrUHOtLPCkI/AAAAAAAAAXw/5j34toDKpmI/s200/Resim+045.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çalışmayan rüzgar göstergesinin parçasını takmak üzere arkadaşım Murat'ı direğe çektik. Parçayı taktık ama veri gelmesine rağmen panelde rüzgarın yön ve hızını yine göstermedi. Sanıyorum bundan sonrası ustasının işi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GPS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada geçen yıl tekneyi İzmit'e getirirken bozulan GPS ne yaptıysak çalışmadı. En son Ankara'da bir servise gönderdiğimde tamirinin mümkün olmadığı söylenince şimdilik kullanmak ileride de yedek yapmak üzere bir el GPS i aldım. Geonav marka Gps in haritası çok güzel. Navionics Gold. Şimdi o haritaya uyumlu bir ana GPS aldığımda sorun kalmayacak. Bu arada Laptop ile harita ve GPS işini de mutlaka halledeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bot&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrUJoLvfg0I/AAAAAAAAAYA/PI5hnsuLTBI/s1600-h/DSC02258.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383219515542700866" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 150px; cursor: pointer; height: 200px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrUJoLvfg0I/AAAAAAAAAYA/PI5hnsuLTBI/s200/DSC02258.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzun seyirlerde olmazsa olmazlardan biri botumuzdur. 2.10 boyundaki bot adeta taksi görevi görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaz kıyıya bağlı olmadığımız zamanlarda kıyıya çıkmak için kendisinden çok yararlandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim botumuz arkadaki motor takılan ayna kısmı ile botun plastiğinin yapıştığı bölgeden su alıyor. İdareten o bölgeleri silikonla takviye ederek iş gördük fakat sağlam bir yapıştırıcı ile oraları onarmam şart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu boydaki bir bot en fazla üç kişi için iş görür. Dördüncü kişi fazla gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bot için 2 HP Honda motorumuz var ancak mutlaka kürekleri de üzerinde taşıyoruz. Bu yaz Ege gezimizde sert havalardan birinde arkadan çekerken küreklerden birini kaybettik. O da yenilenecekler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yelkenler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrUM_Xik1pI/AAAAAAAAAYI/_QDsr4uRbac/s1600-h/65010025.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383223212381623954" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 132px; cursor: pointer; height: 200px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrUM_Xik1pI/AAAAAAAAAYI/_QDsr4uRbac/s200/65010025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen yıl cenovanın&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ultaviyole koruyucu kısmını ve yıpranmış bazı bölgelerini Kaya Yelken'de tamir ettirmiştim. Bu yaz da ana yelkeni aynı şekilde elden geçirtmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bir takım da yedek yelken canım çekiyor ama ... Dedik ya teknede iş bitmiyor. Bakalım ona sıra gelecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık'a ilk gidişimde yelkenleri söküp getireceğim. Ana yelkeni sökünce sarma mandarının payını da uzatmam gerekecek. Payı kalmadığı için yelkeni sardığımda dışarıda kalan kısım fazla oluyor. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:0pt;"&gt;Ana yelken sarma sistemimiz şu ana kadar hiç sorun yaratmadı. Simple sistem en sorunsuzu olsa da sarma sistemin rahatlığı da güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Enerji&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara güneş panelinden şüphelendim. Gelen uçları ölçtüm 12 volt akım veriyordu ancak şarj ışığı koyu renk yandığı için portucun &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Srh_fU7CvSI/AAAAAAAAAYQ/eE9wj0BdN8w/s1600-h/redres%C3%B6r.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384193530690452770" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 200px; cursor: pointer; height: 150px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Srh_fU7CvSI/AAAAAAAAAYQ/eE9wj0BdN8w/s200/redres%C3%B6r.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;içinde görememişim. Orasını burasını sök tak derken ufacık bir vidayı portucun içine düşürdüm. Yedek vidalar uymayınca vidayı bulmak için tüm portucu boşaltmak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknede en önemli unsurlardan biri enerji. Bizim bir starter bir servis olmak üzere iki akümüz var. Motorun çalışmadığı zamanlarda starter aküyü devreden çıkartıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akülere seviyelerini gösteren birer alet taktım. Sık sık kontrol ediyorum. Seyir esnasında şarj göstergesi artı tarafta duruyorsa sorun yok demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş paneli ile akülerim şimdilik yeterli. Çok uzun seyirlere çıkma şansı bulunursa belki bir akü daha eklenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Vinçler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SriCE42y3TI/AAAAAAAAAYY/jKTbWpAcYvI/s1600-h/65020003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384196375014726962" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 132px; cursor: pointer; height: 200px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SriCE42y3TI/AAAAAAAAAYY/jKTbWpAcYvI/s200/65020003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İkisi 30 luk ikisi 40 lık olmak üzere dört adet vinçimiz var. Cenovanın vinçleri 40 lık. Birinin halata yön veren parçası kırılmıştı. Bu da halatı içine sıkıştırmasına neden oluyordu. Yaz başı Almanya'dan Önder'e sipariş edip parçayı getirtmiştim. Vinçi söküp o parçayı değiştirdim. Tüm vinçleri gresle yağlayıp bakımlarını yapınca sorun kalmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vinç kolunun da yedeği mutlaka olmalı. Aksi halde kolu denize düşürdüğünüzde vinçleri, dolayısı ile de yelkenleri kullanmanız olanaksızlaşır. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;DÜŞÜNCELER.... &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tekne ile ilgili hayaller genelde dünyayı gezmekle ilgili hayallerdir. Bence dünya turu şart değildir. Teknenin avantajlarından yararlanarak bir yerde sıkılana kadar kalabilmek müthiş bir özgürlüktür.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384752363030597634" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Srp7vpniUAI/AAAAAAAAAYg/jw71HocxUTo/s200/GetAttachment.aspx.jpg" border="0" /&gt;Bugün deniz üzerinde bir restaurant-teknede, güneş batarken, arkadaşlar (Kaan ve Serkan) ile bu konuları uzun uzadıya konuştuk. Üçümüzde kırklı yaşlarda yaşamlarında ufuk açmaya çalışan insanlarız. Zaman zaman farklılaşsak da özünde üçümüz de bir şekilde hayatımıza deniz yaşamını sokmaya çalışıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben ileri yaşlarımızda yaşam ile ilgimizi sıkı tutmak, yaşlılığı özlenecek hale getirmek için kendi adıma çaba harcıyorum. 60 lı yaşlarda da tekne ile haşır neşir olmak için şimdiden bu iş ile ilişkili olmak bence önemli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yaz yaptığımız Ege Adaları gezisinde tekne ile gezen çok sayıda yaşlı çift ile karşılaştık. Dünyanın değişik ülkelerinden yola çıkan bu denizciler seçkin marinalarından en fazla birkaç saat uzaklaşan denizcilerden çok farklıydı. İkisi arasındaki en temel fark bence &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384752368113683154" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 150px; height: 200px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Srp7v8jcCtI/AAAAAAAAAYo/CDIQ31zqYMg/s200/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC016.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;iletişim kurma kolaylığı idi. Uzun yol denizcileri ile iletişim kurmak çok kolay iken gıcır gıcır tekneleri ile Marina yaşamını benimseyen denizciler genelde diğer tekneleri görmezden gelmeyi tercih ediyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herkesin deniz ve tekne ile ilişkisi farklı olabilir. Kimi alabileceği en lüks &lt;/div&gt;&lt;div&gt;tekneyi almış, havuzlukta içki içmeyi Ataköy'den Adalara gitmeye tercih ederken kimi de 7,95 boyunda teknesi ile tek başına dünyayı gezer. Bu biraz da tercih meselesidir. Ama ben Marina denizcileri olarak tabir edebileceğimiz ilk gruba giren tekne sahiplerini pek deniz ile alakalı göremiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hedef tekneyi vasıta kılarak deniz ile içi içe olmak ise mümkün olabildiğince sade ve sakin bir yaşam hedeflemek gerekir. Japonların dediği gibi; "sadelik son aşamadır". Çalışma yaşamı sadeleşme konusunda insana çok fırsat vermiyor. İnsanın bu konuda ekstra çaba harcaması, öğretilenin dışına çıkmaya çalışması gerekiyor. Aksi halde hızla geçen yılların ömrümüzü tükettiğini ve gündelik ertelemeler ile aslında yaşamımızı ertelediğimizi üzülerek fark ederiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seyir&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386369509894357618" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 150px; height: 200px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SsA6h_I_gnI/AAAAAAAAAYw/LYq2RdS6X88/s200/003.JPG" border="0" /&gt; &lt;div&gt;Bugün öğleden sonra 15:00 sıralarında Serkan'ile beraber seyre çıktık. Denizi özlemişim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Serkan'ın 5 metrelik Tiny si ile poyrazı pupadan alarak Değirmendere' ye rota tuttuk. Yaklaşık 1.5 satte Değirmendere'ye vardık. Murat'ın Snoopy sinde pizalarımızı yedikten sonra 17:30 gibi dönüşe geçtik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rüzgar tam kafadan. Hava da bozdu. İşin kötüsü Tütünçiftlik taraflarında benzin bitti:)) Tramolalarla İzmit'in marinasına vardık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Limana yelkenle girerek yerimize bağlanmamız 20:30 u buldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Tuzla&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386944214413712146" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 132px; height: 200px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SsJFOMT5mxI/AAAAAAAAAY4/zvpbox4J_Us/s200/65010031.jpg" border="0" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün (29.Eylül.2009) Gebze'de duruşmam vardı. İşim erken bitince &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tuzla'ya gittim. Niyetim Ayvalık'tan ayrılırken yaptığım listeyi biraz azaltmaktı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir miktar somun ve cıvata aldım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;12 Volt çakmak girişi ile çalışan bir projektör aldım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uygun kürek bulamadım ama bağlantı aparatı aldım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bence her teknede bulunması gerekli olan Sikafleks 292 silikondan da bir tane aldım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;30 metre 14 mm lik bir halat da aldım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eksikler tamamlanmadı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Eksikler....&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yunan Adaları gezisinde Plomarion'da kırılan &lt;b&gt;kurt &lt;/b&gt;&lt;b&gt;ağzı&lt;/b&gt;ndan bulamadım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uygun direk dibi &lt;b&gt;makara&lt;/b&gt;sı bulamadım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çapı aldığım aparata uyan bir çift &lt;b&gt;alüminyum kürek&lt;/b&gt; de listede eksilmeyi bekleyenlerden.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mutlaka otomatik tip üç adet&lt;b&gt; can yeleği&lt;/b&gt; de almak istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ayrıca yeni yasal düzenlemeye göre tekne isim tescili ve &lt;b&gt;bağlama kütüğü&lt;/b&gt; işlemleri için de bir gün ayırmam gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386944221777760578" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 150px; height: 200px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SsJFOnvoEUI/AAAAAAAAAZA/rLbwPyKwHNI/s200/kos+%282%29.JPG" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ayvalık'ta yapılacaklar;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yelkenler indirilecek ve yıkanacak,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cenova arabası hattının uçlarındaki takozların değişmesi gerekiyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yakıt filitresi temizlenecek. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zincirin yeniden markalanması gerekli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rüzgar göstergesi için elektrik-elektronikçi ile görüşülecek. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne demiştik?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Teknede iş bitmiyor:))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;AYVALIK&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ekim ayının ilk günleri hava güzel. Hafta sonu Amerika'dan 10 yıl &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388817479686791186" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Ssjs8lQloBI/AAAAAAAAAZI/Q7IC2M5z_rQ/s200/005+%282%29.JPG" border="0" /&gt; &lt;div&gt;sonra gelen kardeşim Deniz, Erdek'te yaşayan deniz Astsubayı kardeşim Hikmet ve kız kardeşimin eşi Cengiz ile öğlen saatlerinde Ayvalık yoluna düştük.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Akşam 7 civarı marinadayız. Tekne mahzun. Marina sakin. Yaz aylarında sıkı sıkıya dolu olan pantonlarda seyreklikler artmış. Tekne sahiplerinden pek kalan yok ama Tarhan Abi orada. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tekneye yerleştikten sonra akşam yürüyüşüne çıktık. Sahildeki kafelerden birinde bira eşliğinde karnımızı doyurduk. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İşler; &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388817486254074274" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 150px; height: 200px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Ssjs89uWaaI/AAAAAAAAAZQ/O9LmpBsGAC8/s200/013.JPG" border="0" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah 7:00 civarı kalktık. Seyir düşünüyordum ama hava yağmurlu ve lodoslu olunca vazgeçtim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hemen işlere giriştim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yelkenleri sökerken 60-70 derece iskeleden rüzgar 15 knot civarında esiyordu. Kıçtan kara bağlı olduğum için teknenin başını sıfır aldığımızda rüzgarın açısı 90 dereceyi geçmediği sürece sorun olmaz. Aksi halde yelkenler üzerinde yük olacağından açık yelkenler sorun yaratabilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390099095872135698" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 150px; height: 200px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Ss16kdmc4hI/AAAAAAAAAZY/BkW8nISFBLU/s200/009.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ana yelken ve genovayı söküp yelken cantasına yerleştirdikten sonra havanın da kapalı olmasını fırsat bilerek biraz motor ile uğraştım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Motorun takozlarını bağlayan cıvataları iyice temizleyip üzerlerine hafif gres yağı sürdüm. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Motoru temiz bir bezle silip yağdan-pastan arındırdım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz yağ ilave edip seviyesini yağ çubuğuna göre ayarladım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Filtreleri gözden geçirdikten sonra motoru bir süre çalıştırdım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;/span&gt;Sprayhood ve biminiyi de sökünce tekne çıplak kaldı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Rakı- balık, Ayvalık&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391389922631163234" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/StIQkeANHWI/AAAAAAAAAaA/4r0DDoB3bbo/s200/020.JPG" border="0" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşler bitince birkaç saatlik bir Cunda gezisi yaptık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Akşama doğru döndüğümüzde marinanın hemen yanındaki balık pazarını ziyaret ettik. Tezgahlar İzmit kadar zengin değil. Bu mevsimde İzmit'te Lüfer ve küçük akrabaları son derece bol ve tazedir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bence dünyanın en lezzetli balığı lüfer ve kardeşi çinekoptur. O nedenle Ege ve Akdenizin en iyi balıkları sayılan Akya, Çipura gibi balıklar dahi benim çok ilgimi çekmez.&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391391913763321410" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/StISYXjGtkI/AAAAAAAAAaI/7q063Tum2VQ/s200/001.JPG" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ayvalık'ta bu mevsimde papalina pek olmaz o nedenle sardalya'da karar kıldık. Balık pazarının hemen yanındaki balıkçıda balıklarımızı pişirterek teknede soframızı kurduk. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi gün tekneyi topadık. Bagajda yelkenler, sprayhood ve bimini olmak üzere İzmit'e döndük. Bahçeye yayarak bunları yıkadıktan sonra yelkenleri kuruması için duvara astık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bağlama Kütüğü&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilindiği üzere teknelerden alınan Motorlu Taşıtlar Vergisi kaldırıldı yerine Bağlama Kütüğü Harcı alınmaya başlandı. Harç ile birlikte bazı belgeleri tamamlayarak Beşiktaş'ta Denizcilik Müsteşarlığı binasında bulunan Liman Başkanlığı'na başvurmak gerekiyor. Danıştığım bir acenta benden dünyanın parasını isteyince işlemleri kendim yaptım.&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393895031754672434" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Str29At7STI/AAAAAAAAAao/wPAOewHlKfs/s200/002.JPG" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Teknenin isim tescili için İnternet üzerinden gerekenleri yaptım. (www.denizcilik.gov.tr) Teknenin ismini "Doğa" olarak tescilledim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ümraniye Nakil Vasıtaları Vergi Müdürlüğünden borcu yoktur yazısı aldım. (10 dakika) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra Galata Vergi Dairesine bizim teknennin boyuna göre 400 TL bağlama kütüğü harcı yatırdım. (5 dakika) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra da verilen dilekçeyi doldurararak İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurumu yaptım. (10 dakika) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Böylece de param cebimde kaldı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;b&gt;Fuar&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395484703773186978" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SuCcwGd0W6I/AAAAAAAAAbA/hotYBaJc3v4/s200/fuar.JPG" border="0" /&gt; &lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: normal;"&gt;Bugün Kaan ile birlikte Pendik'te yeni açılan marinada düzenlenen &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: normal;"&gt;fuara gittik. Hafta içi olduğu için çok kalabalık değildi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Marina fena değil. İstanbul'lu tekne sahipleri için güzel bir seçenek. Yalova'da yapılan marina da açıldığında sanırım tekne sahipleri biraz daha rahatlayacak. Belki keyfi fiyat uygulamaları da ortadan kalkar. Nedense bu iş memleketimizde hala zengin işi sayılıyor. Yelkenin amatör ve sportif ruhu gözardı ediliyor. Türkiye'de insanlara yelkeni ve tekneyi bulaştıranlar Sadun Boro, Osman Atasoy gibi denizcilerdir. Bunların da zenginlikle pek alakaları yoktur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Fuar her zamanki gibi motorbot ağırlıklı idi. Ben daha önce&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395485228411813314" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SuCdOo5afcI/AAAAAAAAAbI/-q50mJIDnMw/s200/yosun.JPG" border="0" /&gt; &lt;div style="text-align: left;"&gt;gezmediğim için bir katamaran inceledim.Tahmin ettiğim gibi, çok hoşuma gitmedi. Bir de Center Kokpit bir tekne gezdim. Center Kokpitler çok hoşuma gidiyordu ama tekneyi gezince çok olumsuzluğu olduğunu fark ettim. Alanlar çok iyi kullanılamıyor. Arka kamara tahminimden kullanışsız. Kokpitteyken tekne çok küçük görülüyor. Kıçtan kara olurken ki olumsuzlukları da cabası.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Marinada dünya turunu yeni tamamlayan Yosun teknesi de bağlı. Yosun Eralp Akkoyunlu tarafından yapılan, ilk dünya turundan sonra da Yeşim-Tonguç Tokol çiftine verilen BruceRoberts dizaynı bir tekne. Biraz yıpranmış. Ne de olsa dümen suyunda binlerce mil bırakmış. Sanırım burada komple bir bakımdan geçecek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Ayvalık&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;29 Ekim tatilinin peşine cumayı da katınca tatil 4 gün oldu. Doğa bizimle &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398482310396732530" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 150px; height: 200px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SutDDxVtZHI/AAAAAAAAAbQ/8c9soq8604w/s200/Resim+001.jpg" border="0" /&gt; &lt;div style="text-align: left;"&gt;gelmek istemedi. Figen ben ve Dost yola çıktık. Perşembe akşamı 19:00 gibi teknedeydik. İlk akşam şöyle bir etrafı kolaçan edip bira eşliğinde sohbetledik. Bol bol yılların ne çabuk geçtiğinden sözettik. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Ertesi sabah 7:00 de ayaktaydık. Burası çok güzel. Bu mevsimde marina çok sakin. Sonbahar dinginliği insana acaip huzur veriyor. Dost son derece uyumlu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bugün Edremit Körfezini dolaştık. Küçükkuyu taraflarında birkaç arsa baktık. Uyarsa buralara yerleşme niyetindeyiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Öğleden sonra tekneye geldik. Biraz çalışmak lazım. Bu yaz Plomarion da kırılan kurtağzını söktüm. Yenisini yaptırmak gerek. Hava lodos. Rüzgar &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398482317543540546" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 150px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SutDEL9pB0I/AAAAAAAAAbY/hfb3ve6cTy0/s200/Resim+002.jpg" border="0" /&gt; &lt;div style="text-align: left;"&gt;marina içinde15 knot civarı esiyor. Seyir düşünmüyoruz. Teknede yelkenler yok. Nedense yelkenin olmaması motorun olmaması gibi geliyor bana.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Akşam Cunda'da biz güzel bir yemek yerken Dost hiç sorun çıkarmadan bizi göz menzilimizdeki arabada bekliyordu. Bizimle olmaktan mutlu olduğundan olsa gerek çok uyumlu davranıyor. Sonbahar serinliğinde kapalı mekanlarında hizmet veren restoranlar sezon dışı olmasına rağmen kaçamak yapan çiftlerle neredeyse doluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Can yelekleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır teknedeki can yeleklerini yenilemek istiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevcut can yeleklerimiz yüzme yardımcısı tipinde, kaba &lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SvfK3OeKxoI/AAAAAAAAAb4/d4GdJm1j0Zk/s200/IMG_0199.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402009328180446850" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;olanlardan. Ege seyrimizde sert havalarda bunları çok isteyerek giymiyorduk. Özellikle Doğa hiç giymek istemiyordu. Oysa çocukların tüm seyir boyunca can yeleği giymesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle tüm seyir boyunca giyilebilen, hareketi engellemeye&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;n, emniyet halatı ile tekneye bağlanılabilecek özellikte, otomatik şişen can yeleklerinden gözümü karartıp üç tane aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstenirse manuel de şişirilebilen can yelekleri, denize düşünce ıslanan bir mekanizmanın harekete geçmesi ile karbondioksit tüpü vasıtası ile otomatik şişiyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Bağlama Kütüğü İsim Tescili&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SwJlr3RJhZI/AAAAAAAAAcA/yvuDVw-YK_k/s200/DSC02258.JPG" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 150px; height: 200px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404994307042674066" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bağlama kütüğü başvurumu yaptıktan bir ay kadar sonra Liman Başkanlığı'na gittim. Amacım cüzdanımı almaktı. Ancak bir sorun olduğunu, ismin girilemediği söylediler. Oysa her şeyim tamamdı. Liman Başkanlığı da "DOĞA" ismini onaylamıştı. Söylendiğine göre daha önce "Doğa" adı ile bir kayıt yapılmış. Bu nedenle isim değiştirmem gerekiyormuş. Teknenin insan için ne &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ifade edebileceğini bilmedikleri için bunu söylemeleri çok kolaydı tabi. Bir insana senin çocuğunun ismini başkası almış, o nedenle başka isim koyman gerekir demek gibi bir şey bu. Ama Türk Bürokrasisinde bu tip şeyleri anlatacağın muhatap bulmak pek mümkün olmadığı gibi böyle bir yaklaşım asık suratlı bürokratlarımıza fazla duygusal da gelebilir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yapacak bir şey yok. Mecburen Ğ yerine G kullanarak teknemizin ismini DOGA olarak tescillemek için başvurduk. Hepimize ufuk açan, ömrünü denizlere adamış Sadun Boro umarım bu işleri halletmiştir. Eğer birisi Kısmet adı ile başvurmuş ise Türk Denizciliği ile özdeşleşmiş 45 yıllık teknesinin "Kısmet" ismini alması pek mümkün gözükmüyor. Ya Okyanusun ortasındaki Osman Atasoy!!! İşi gücü bırakıp bir an önce Uzaklar II yi tescillemeli yoksa geldiğinde kendisine Uzaklar 22 kalmış olabilir. Benden söylemesi&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Uzaklar yelkenlisi&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bayram tatilinin bir gününü ne zamandır görmek istediğimiz Koç Müzesi'ne ayırdık. Haliç kıyısında kurulu olan müzeye ulaşmak oldukça kolay. Özel araç ile Perşembe Pazarından Taksim ve Kasımpaşa sapakları ile rahatlıkla ulaşarak aracınızı müzenin otoparkına bırakabilirsiniz. Toplu taşıma araçlarını kullanmayı beceremezseniz En kötüsü Galata Köprüsü civarından taksi ile 10 TL civarına müzede olabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SxOJpkTKYSI/AAAAAAAAAcI/AevjunIooxU/s200/ko%C3%A7+m%C3%BCzesi.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409818924613787938" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Müze çok güzel. Buhar makinelerinden bisikletlere, neredeyse ilk otomobilden günümüze, navigasyon araçlarından sinema ekipmanlarına kadar herşey çok güzel sunulmuş. Müzenin bir bölümü Rahmi Koç'un Nazenin adlı yelkenli teknesi (gemisi) ile yaptığı dünya seyahatine ayrılmış. Bu bölüm gezi ile ilgili çeşitli obje ve fotoğraflarla oluşturulmuş. Bu seyahati anlattığı kitabı da orada inceleme fırsatı bulabiliyorsunuz. Ancak kitap &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;anormal boyutlarda . Bir kitapçıdan satın alsanız taşımak için adam tutmanız gerekebilir. Ciddi olarak narin bir bayanın taşıyabilmesinin olanaksız olduğunu söyleyebilirim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bizim müzeyi ziyaretimizin asıl nedeni Atasoy'ların dünya seyahati yaptığı "Uzaklar" teknesini tekrar görmek. Daha önce Beşiktaş'taki Deniz Müzesinde görmüştük ancak oradan kaldırıldıktan sonra uzun süre göremeyince özlemişiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SxOJpziQNWI/AAAAAAAAAcQ/Efnmgdwp--8/s200/uzaklar.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409818928703616354" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Müzedeki görevliler ne yazık ki tekneyi tanımıyor. Sorduğumuz iki görevlinin de müzelerindeki Uzaklar'dan haberi yoktu. Tamamiyle el yordamı ile tekneyi bulduk. Sanırım daha sergilenmeye başlanmamış, öyle bir kenarda duruyordu. Biz yanına kadar gidip tekneyi inceledik. Büyük denizlere açılmak isteyenler için öyle cesaret verici bir işlevi var ki... Sadece 8.5 metre boyundaki bu tekne ile Atasoy'ların dünyanın dolaştığı, üstelik bunu yaparken bir de çocuk büyüttüklerini düşününce kendilerine saygım pekişti. Keşke teknenin içini de görebilseydim. Umarım ileride bunun mümkün olacağı şekilde sergilenir. Büyük denizleri aşıp "uzaklara" ulaşmak için gerekli olan en son şeyin büyük bir tekne olduğu Uzaklar'ı görünce net olarak anlaşılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Tekneden Uzak &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Aldığımdan bu yana ilk kez teknemden bu kadar uzak kaldı&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SyvmQIyhsFI/AAAAAAAAAcY/ZkGKgmcg2y0/s200/kurta%C4%9Fz%C4%B1.JPG" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416676141754855506" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;m. Neredeyse iki ay olmuş. Bu arada söktüğüm kurtağzını Perşembe pazarında kromdan yaptırdım ama kalıbı alırken hata yapmışlar. Çok beğenmedim. İlk gidişte sağlam olanını söküp aynısından yaptırmam gerek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Motorun yağ müşürünü değiştirmem gerekiyor. Marintek'ten müşürü temin ettim. İlk gidişte motorun bakımını da yapmam gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Önder'e birkaç parça malzeme ile birlikte AWN den bir adet elektrikli tekne ısıtıcısı sipariş ettim. Ocak ayında getirecek. Teknenin motor çalışınca ısıtan fanlı ısıtıcısı var ama takılı değil.  Bu sistem pek iyi değil. Isınmak için motorun çalışması gerekiyor. Sürekli teknede kalmak gerektiğinde bağımsız çalışan dizel ısıtıcılardan kullanmak en güzeli.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SyvmQZA75OI/AAAAAAAAAcg/gDir2xhGwus/s200/rapala.JPG" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416676146110260450" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tekneden uzak geçen bu günler yaz planları yapmakla geçiyor. Niyetimiz Gökova tarafına inip oralarda takılmak. Tabi o kadar yakınlarında olup da Yunanlı komşularımızı ziyaret etmezsek olmaz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu arada geçen yaz Ege' de bıraktığımız balık takımlarımızı da tamamlamaya çalıştığımızı özellikle belirtmeliyim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Teknede iş bitmiyor:))&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Aralıkta Ayvalık&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SzZyqsl2uqI/AAAAAAAAAcw/RGmZY9OwV90/s200/AYVALIK.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 133px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419645279436978850" border="0" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;2009 yılının son günleri. Hava güzel. Önder ile iki günlüğüne Ayvalık'tayız. Hava o kadar yumuşak ki AWN den aldığımız ısıtıcıyı denemeye bile fırsatımız olmadı:)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Motora giriştim ama su sistemi uyarıcısı sesli ve ışıklı alarm vermeye devam ediyor. Müşürleri denedim ama sanırım sorun oradan değil. Eşanjörü de temizletmek istiyorum. Açıkçası hepsine tek başıma girişmeye cesaret edemiyorum.Marinanın teknik servisininden Ahmet Usta'ya ulaştım. Motora hafta içi girişecek. Bu arada iskele kıç omuzluktaki sağlam kurt ağzını söktük. Onu kalıp olarak kullanıp aynısından iki adet krom kurtağzı yaptıracağım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yelken sarma sistemini ana yelkenin tamamını saracak şekilde ayarladım.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SzZyrJ0SCiI/AAAAAAAAAc4/9xdFOm-eNVI/s200/NORTH+STAR.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 133px; height: 200px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419645287282117154" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yakıt deposunun dibinden biraz akıtarak pis ve sulu mazotun temizledim.Televizyon artık sorunsuz çalışıyor. Bağlantılarını yaptım artık sorun yok.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Aralık ayının son günleri için hava oldukça güzel. Çalışmaktan fırsat buldukça ufak turlar atıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yeni aldığım Nikon D90 makinamla marinadaki sevdiğim teknelerin fotoğraflarını çektim. Böylece makinayı da test ettim. Sonuçlar beni oldukça tatmin etti. Piyasadaki en yaygın tekneler olan, birbirinin aynısı Fransız ve Alman yapımı tekneler pek hoşuma gitmiyor. Kendine özgü, yaşanmışlıkları olan, klasik çizgilere sahip tekneler daha çok hoşuma gidiyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SzZyrb2cVYI/AAAAAAAAAdA/dVxegOJsJCE/s200/NORA-J.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 133px; height: 200px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419645292123018626" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bizim teknemizle aynı pantonu paylaşan North Star bunlardan biri. Malzeme olarak saçtan imal edilmiş olan bu tekne ketç arma. Donanım olarak herşeyi olan bu tekne bildiğim kadarı ile Almanya'dan kesin dönüş &lt;/div&gt;yapan bir vatandaşımıza ait. Dünyanın her yerine gidilebilecek olan bu tekneyi ne yazık ki seyirde pek göremedim.&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Komşu pantonda bağlı olan Nora-J da Yeni Zelanda bayraklı nefis bir saç tekne. Nedense Ayvalık Marina'ya geldiğimden bu yana en çok dikkatimi çeken tekne bu oldu. Adı arapça olarak da yazılı olan bu tekne de insanı kutuplar dahil dünyanın her yerinde güvenle gezdirebilecek bir tekne.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Karadaki tekneler arasında olan Open 30 ise yarış kategorisindeki günümüzün en iyi dizaynlarından. 18 metrelik open 60 lar ile yapılan Vendee &lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SzZ00l03KjI/AAAAAAAAAdQ/aRWJZX4CvZg/s200/OPEN+30.jpg" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 133px; height: 200px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419647648442821170" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Globe yarışı bence dünyanın en zor yarışı. Yaklaşık olarak 3 ay süren bu yarışta tek başına kükreyen kırklardan Horn burnunu dönerek&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;dünyanın etrafında dolaşan denizciler 25 metrelik direklerine yarış boyunca 2-3 kez tırmanmak zorunda kalıyorlar. İki yılda bir yapılan bu yarışta yarışan denizciler genelde İngiliz ve Fransız.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Tekneden uzak günler.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tekneye gitmeyeli bir ayı geçti. Hissettiğim zaman ise çok daha fazla. Sanki 5-6 aydır tekneye gitmemiş gibiyim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tekneden uzak geçirdiğim bu karlı kış günlerinde dergileri karıştırarak ve internette sörf yaparak hayallerimi beslemeye çalışıyorum. Bu arada daha önce okuduğum kitapları tekrar okuyorum. Son zamanlarda Amerika'daki ICW  rota olarak çok ilgimi çekmeye başladı. Haliyle bu rota ile ilgili Hülya Leigh'ın "Okyanusta Bir Türk Kızı" adlı kitabı tekrar okunuyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S13o9_1kyqI/AAAAAAAAAdo/g6dtg-DAsnU/s200/rowers-route.jpg" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 152px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430752877484493474" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ICW de tekne ile Florida'dan girip yandaki haritada görüldüğü üzere tüm Doğu Amerika kıyılarını kanaldan geçerek New York'a, hatta ısrar edilirse Kanada'ya ulaşmak mümkün. Fırtına mevsiminde kuzeye, soğuklar başlayınca güneye inerek yıllarını kanalda geçiren birçok tekne olduğu düşünülünce, ICW (Intracoastal Waterway) bir denizci için ölmeden yapılması &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;gereken 100 şey listesine girer.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Denizcilik kitaplarını tekrar okumak çok hoşuma gidiyor. Her okuduğumda yeni bir şeyler buluyorum. &lt;b&gt;Pupa Yelken&lt;/b&gt;'i iki kez, &lt;b&gt;Uzaklar&lt;/b&gt;'ı 3 kez, &lt;b&gt;Buz&lt;/b&gt;'u iki kez, &lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space: pre;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;Tek Başıma&lt;/b&gt;'yı iki kez okudum.Malum bu sıralar çıkan yeni kitap yok. Eskilerle idare ediyoruz:)   Sanırım Hakan Öge'nin yeni kitabı fuarda okuyucularla buluşacak. Heyecanla bekliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S11pmfVaBfI/AAAAAAAAAdg/re8IpXtOnN4/s200/g%C3%B6l.jpg" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 133px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430612835645916658" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sömestr tatilinin başlamasını ve kızımızın karnesini bahane ederek hafta sonu Abant'a gittik. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Eksi 4-5 derecede, yaklaşık 7  kilometre   olan gölün etrafını dolaşmak üşütücü ama zevkliydi:) Abant'ta iki &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;güzel gün geçirdik.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu arada teknenin motorunda değişmesi gereken bir-iki parça ile ilgili işi ustaya havale ettim ama usta hala işe başlamış değil. Umarım  klasik bir usta-müşteri hikayesi ile sonuçlanmaz!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Pupa Yelken &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sağlam kurtağzından yaptırmak için Serkan ile Perşembe Pazarına gittik. Ustaya  aynısından iki adet sipariş ettim. Oradan Beyoğlu'na çıkıp kitaplara baktık. Denizler Kitabevine uğramadan olamaz. Haliyle uğrayınca boş da çıkılmıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Denizler Kitabevinden ayrıldıktan sonra uzun zamandır görüşmediğim &lt;/div&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S2PcSMiXmVI/AAAAAAAAAdw/rbT44J0-4gc/s200/IMG_0281.JPG" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 150px; height: 200px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432427780700084562" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Beyoğlu Sahaflarından Özay'a uğradım. Çayımızı içerken Pupa Yelken'in ilk baskılarından bulup bulamayacağımı sorduğumda elinde 3 yıldır imzalı bir tane olduğunu söyleyince çok sevindim. Hemen aldım. Sadun Boro nun imzasının altında tarih olarak 22.9.969 yazıyordu. Dünya seyahatinin bitiminden bir yıl sonrası.  Usta " Necla Kutlu" adında bir hanıma imzalamış. Kim acaba? Kitabın sayfalarını karıştırınca içinden  gazeteden kesilmiş BMW nin şaftlı modellerinden bir motosiklet reklamı çıktı. O zamanın deyimi ile "acenta" bir motosiklet üzerinde esmer bir manken poz vermiş. İster istemez Necla Kutlu'nun nasıl biri olabileceğini, yaşayıp yaşamadığını düşündüm. Yaşıyor olsa bu kitabın sahafa düşeceğini sanmıyorum. Muhtemelen ölümünden sonra mirasçıları tarafından kitaplığı kiloyla satılmıştır. Çok garip bir duygu. Bu kitabı bulduğum için çok mutluyum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Motor&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Motorun gerekli parçalarının siparişi Marintek'ten verildi. En önemlisi eşanjör.Eski sahibi motor suyuna pek antifriz koymadığından eşanjör baya bir yıpranmış. Kaçaklar nedeni ile dış su soğutma sisteminin müşürü de yanmış. Motor çalışınca gelen sesin sebebi buymuş. Geçtiğimiz yaz geceye kalıp Kırkdilim Koyuna biraz yüksek devir yol verince motorun hararet göstergesinin yanma nedeni de büyük olasılıkla eşanjördeki yıpranma ve eskimeden dolayı soğutmada yeteriz kalmasıydı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S3WfJ0BzXlI/AAAAAAAAAeA/nsnvlD66nxc/s1600-h/exchenger.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S3WfJ0BzXlI/AAAAAAAAAeA/nsnvlD66nxc/s200/exchenger.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437427116053585490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Parçaların Hollanda Vetus'tan gelmesi bir ayı bulacak ama bence teknenin en önemli bölümlerinden biri motor olduğundan açıkçası sabırla ne gerekiyorsa yaptırma niyetindeyim. Bundan sonra da ne gerekiyorsa ben yapmayı düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu arada hafta sonu Boatshow var. En önemlisi de 14 Şubat günü Sadun Boro ve Hakan Öge'nin imza günü var. Gitmemek olmaz. Davetiyeler ayarlandı. Bir önceki bölümde yazdığım kitabı Sadun Boro'ya bir de ben imzalatmayı çok istiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Boat Show&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sabah 11:00 civarında fuardaydık. Kalabalık bastırmadan birkaç tekne gezdik. Likya 40 çok güzel yapılmış. 12 metrelik bir double ender. İşçilik çok güzel ama emsali teknelerle kıyaslayınca sanki fiyat biraz yüksek gibi. Yaklaşık 3 saat boyunca birkaç tekne gezip malzemelere de bakınca saat 14:00 oldu.Malum imza günü. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S3lhseyy-cI/AAAAAAAAAeI/CpuC2V1Kr08/s1600-h/boat+show.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S3lhseyy-cI/AAAAAAAAAeI/CpuC2V1Kr08/s200/boat+show.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5438485441834842562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Naviga standına gidince hayal kırıklığı yaşadık. Sadun Boro'nun bugünkü programı iptal olmuş. Hakan Öge ve Alim Sür oradaydı. Stand çok kalabalık değildi. Uzun uzun sohbet etme olanağımız oldu. Benim Doğa da Mardek'in bir eşi olunca sohbet uzadıkça uzadı. Bekleyenlere saygısızlık olmaması için soracağım birçok soruyu yutkunarak elimizde Hakan Öge'nin imzalı yeni kitabı ile oradan ayrıldık. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Karada  &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S8Q4FW0BfuI/AAAAAAAAAeY/8ONfBhnLN4M/s1600/IMG_0293.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S8Q4FW0BfuI/AAAAAAAAAeY/8ONfBhnLN4M/s200/IMG_0293.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459550312954167010" /&gt;&lt;/a&gt; Uzun bir aradan sonra Ayvalık yoluna düştüm. Niyetim tekneyi karaya almak. Nisan ayının bu ilk haftası havalar çok kararsız.Bir gün güneşli bahar yaşarken ertesi  gün kış. Neyse ki Ayvalık daha ılıman. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Kimseyi bulamayınca tek başıma yola çıktım. İş ortamından da bunalmış durumda olduğumdan hafta sonu uzaklaşmak iyi gelecek. Cuma akşam üzeri tekneye ulaştım. Motorun bakımı ve onarımı tamamlanmış. Ahmet Usta ile buluşup yapılanları kontrol ettik. Motor gayet iyi duruyor. Güneşli saatler sıcak ama gece serin oluyor. Küçük elektrikli ısıtıcıya ihtiyaç oluyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sabah 09:00 gibi karaya alma çalışmaları başladı. 09:30 da 80 tonluk vincin kollarındaydık. Teknenin altı beklediğimden temiz çıktı. Yüzeye yakın bölgeler dışında fazla kekamoz yapmamışız. Teknenin altı basınçlı su ile yıkanıp yerine oturtuldu. Sabitlenme işleminin tamamlanması 13:00 ü buldu. Sağolsunlar Gökçe ve Uğur çok titiz çalıştırlar.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S8R73rkaMHI/AAAAAAAAAeg/A2wD_pWoo-M/s1600/IMG_0298.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S8R73rkaMHI/AAAAAAAAAeg/A2wD_pWoo-M/s200/IMG_0298.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459624844798341234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Teknenin altını incelediğimde pek bir sorun göremedim. Pervanenin yanındaki tutyalar biraz aşınmış, şaftta ve salmada tutya yoktu. Salmaya ve şafta da tutya takmayı düşünüyorum. Tutyanın bir adı da "kurban anodu". Ne kadar güzel bir isim. Metali korumak için kurban ettiğimiz bir parça nede olsa. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;İş planına göre alt zımparası yapıldıktan sonra salma bağlantısı kontrol edilecek, su hattı 3-4 cm yukarı alınarak zehirli sürülecek, tutyalar takılacak, polish yapılacak ve yeni isimler yapıştırılarak suya inilecek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Alt zımpara işi için Ayvalık Marina'da yeni başlayan Starboat ile anlaştım. Starboat'ın sahibi Turgut Bey eski tersaneci Hami Kaynak'ın oğluymuş. Son derece makul ve samimi biri. Teknenin alt zımparası dışındaki diğer işlerini kendim yapacağım. Teknede yorulmak beni çok dinlendiriyor:))&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S8R8QERfpRI/AAAAAAAAAeo/ng7XULWKDcY/s1600/IMG_0305.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S8R8QERfpRI/AAAAAAAAAeo/ng7XULWKDcY/s200/IMG_0305.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459625263746753810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bir merdiven ayarlayıp teknenin kıç tarafına sabitledim. Akşama doğru yerden yaklaşık 3 metre yukarıdaki havuzlukta bir süre oturup etrafı seyrettim.  Kısa bir Ayvalık turundan sonra 9:00 gibi tekneye döndüm. Elektrik bağlantım da olduğundan gece pek bir sıkıntı çekmedim. Ertesi gün öğlen saatlerine kadar biraz iş yaptıktan sonra tekneyi neta edip İzmit'e doğru yola koyuldum. Önümüzdeki haftalarda gidiş gelişlerle işleri bitirmek gerek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Karada İşlere Devam...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;23 Nisan tatilinin cumaya gelmesini fırsat bilerek Ayvalık yoluna düştüm. Yine yanlızım:)) Ben yanlız bir kaptanım:))&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Akşama doğru Ayvalık girişinden zehirli boyalarımı alıp teknenin yanına ulaştım.Özlemişim keratayı. Zımparası gayet iyi yapılmış. Macun işi de tamam. Ufak tefek kontrolden sonra marina ile görüştüm.  Pazar günü çalışma yokmuş. Bu durumda cumartesi tüm işleri bitirip tekneyi indirmek zor olacak. Mecburen pazartesi sabahına randevu aldım. Benim zehirlinin son katını sürdükten sonra en geç 24 saat içinde inmem gerekiyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9M3a6VZv7I/AAAAAAAAAfI/hSmXvm60CrI/s1600/tekne.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9M3a6VZv7I/AAAAAAAAAfI/hSmXvm60CrI/s200/tekne.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5463771708405694386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu durumda yarın sabah astarı vurup polish işlerine başlamam gerekiyor. Zehirlinin  işçiliğini gününe ayarlamalıyım. Zincirin kontrolü ve gerekirse markalanması işini de yarın halletsem iyi olacak.  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu arada uzun düşüncelerden sonra salmaya tutya (kurban anodu) takmamaya karar verdim. Çünkü fibere bağlı ve boyanacağı için elektrolizden etkilenmesi mümkün değil. Dikkat ettim fiber yeni teknelerin hemen hiç birinde salmada tutya yok. Gerçi hala kafam karışık....&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;İşlere Devam...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sabah saati 7:30 a kurmuştum ama 6:30 da kalktım ve alarmı kapattım. Sabah güneş doğarken ben havuzlukta kahve içiyordum. Bugün iş çok. Nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bir yerden başlamak lazım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9M365UUSgI/AAAAAAAAAfQ/-1mj82jmWVc/s1600/zincir.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9M365UUSgI/AAAAAAAAAfQ/-1mj82jmWVc/s200/zincir.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5463772257888520706" /&gt;&lt;/a&gt;Önce zinciri serip ölçtüm ve işaret yerlerini ayarladım. 15 metre beyaz, 30 kırmızı, 40 sarı .... diye gidiyor. 15. metreden bir iki metre öncesinde de beyaz yağlı boya ile baklaları boyadım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Genellikle demirlediğimiz yerler 4-5 metre oluyor. O nedenle 20-30 metreyi zincirde görmek önemli.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;İskeleyi ayarlayarak polisaj işine başladım. Fena olmuyor. Tekne pırıl pırıl çıkıyor. Komşu teknelerin usturmaçalarından bulaşan siyahlıklar biraz uğraştırdı ama sentetik tinerle çıktı. saat 10:00 dan sonra bir kahvaltı molası verdim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Teknem önceki günlerde fotoğrafını koyduğum Open 30 un hemen arkasında. Sahibi de teknede. Biraz sohbet ettik. 38 yaşında Bulgaristanlı bir mimar. Bu tekne üçüncü teknesiymiş. İlk teknesi 26 feet imiş ve onunla &lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Bulgaristan'dan Karayip'lere gitmiş. Hemen yakınımdaki diğer bir tekne de yaklaşık 2 yıldır burada gördüğüm akşap harap bir tekne. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9M4lmOkjPI/AAAAAAAAAfY/TpRgUKfoK9A/s1600/astar.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9M4lmOkjPI/AAAAAAAAAfY/TpRgUKfoK9A/s200/astar.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5463772991498521842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İki Çekoslavak genci teknede çalışıyorlar. Bugün boyasını bitirdiler. Tekne nefis oldu. Klasik ahşap bir yelkenli. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Öğleden sonra zehirli astarını sürdüm. Akşam 7:30 olduğunda çok yorulmuştum. Marinanın yanındaki kafede bişeyler atıştırıp tekneye döndüm. Erken yatıp erken kalmak lazım. Yarına iş çok. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Teknede İş Bitti....&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Biter mi?..  Mümkün değil. Ama bu başlık yeterince uzadı. Kışı böööyle geçirdik. Bu arada teknede yapılan işleri de paylaştık. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9SK8yKAIgI/AAAAAAAAAfo/VraX57dL_PA/s1600/zehirli.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9SK8yKAIgI/AAAAAAAAAfo/VraX57dL_PA/s200/zehirli.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464145024767762946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugün ne yaptım. Sabah yine güneşle kalkıp kahvemi içtikten sonra biraz polisajla oyalanıp güneşin  yükselmesini bekledim. Saat 9:00 gibi zehirli boya sürme işine başlamak için hazırlıklarımı yaptım ama o da ne !!! Boya bozuk çıktı. Dikkat edince üretim tarihinin 2007 olduğunu gördüm. Tabi buna alırken bakmam gerekiyordu. Neyse ki boyayı Ayvalık'tan aldım. Ama bugün pazar. Dükkan kapalı. Sorun değil... Sora sora dükkan sahibinin evi bulunur ve boya değiştirilir:)) &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;İki kat zehirlinin sürüm işi 18:00 civarında bitti. Polisaj vs. ıvır zıvır tüm işler de 20:00 de akşam ezanı okunurkene bitmiş oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9SLXeG2IxI/AAAAAAAAAfw/Dk97Qxf_zdU/s1600/masa.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/S9SLXeG2IxI/AAAAAAAAAfw/Dk97Qxf_zdU/s200/masa.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464145483242283794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yarın zinciri zincirliğe alıp ortalığı toparladıktan sonra tekneyi ait olduğu yere, denize indireceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tüm işler bittiğinde oldukça yorgundum.Hemen marinanın yanındaki kafede birşeyler atıştırıken içilen soğuk bir bira o kadar iyi geliyor ki sanki tüm bu yorgunluk bunun içinmiş gibi düşünüyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;Denizde&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sabah yağmurun tıpırdama sesi ile uyandım. İyi ki dün ısrar ve inat edip işleri bitirmişim yoksa..... &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Neyse, Ayvalık Marinanın iki cefakar elemanı Göksu ve Uğur 80 tonluk vinçle yanaştıklarında saat 10 civarındaydı. Alt takoz yerlerinin boyanması ve biraz da askıda kurumasının beklenmesi derken 12 sıralarında teknemizin pırıl pırıl karinası suyla buluştu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Altından su eksik olmasın. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Miller su gibi akıp gitsin.  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu yaz kısmetse Ege'ye devam ederiz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-6301470815352747607?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/6301470815352747607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=6301470815352747607&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/6301470815352747607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/6301470815352747607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2009/09/teknede-is-bitmiyor.html' title='TEKNEDE İŞ BİTMİYOR'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SrSNh_3FMrI/AAAAAAAAAXo/Y2gNan91C4Q/s72-c/02560001.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-3757303897693234255</id><published>2009-08-02T04:54:00.000-07:00</published><updated>2009-09-10T05:56:07.031-07:00</updated><title type='text'>EGE'DE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnXahgzcRII/AAAAAAAAAQI/4rik-IfBhVg/s1600-h/tekne.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365434800358048898" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnXahgzcRII/AAAAAAAAAQI/4rik-IfBhVg/s200/tekne.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Geçen yıl satın aldığımız, Notika-Teknik yapımı cybelle 325 model teknemiz ile, Ayvalık civarında yaptığımız geziler ve Ayvalık-İzmit-Ayvalık seferi, ailece tekneye adaptasyonumuzu hızlandırdı. O nedenle, ileri yıllar için hayalini kurduğumuz Yunan Adaları gezimizi bu yaz yapmaya karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15-16 Ağustosta başlamayı düşündüğümüz gezinin her aşamasını buradan yayınlamaya çalışacağım. Belki başka gitmek isteyenlere yol gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWH81D3eOI/AAAAAAAAAPY/8nEqJomK8D4/s1600-h/DSC03096.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365344010187012322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 177px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWH81D3eOI/AAAAAAAAAPY/8nEqJomK8D4/s200/DSC03096.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu gezide teknemiz Doğa'nın mürettebatı ben, Eşim Figen ve Kızım Doğa dan oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduğum kitaplardan ve internet üzerindeki araştırmalardan yola çıkarak hazırlıklara başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başucu kitabımız Rod Heikell'in Greek Waters Pilot'u. Orta derece ingilizcemiz ile zor da olsa seyir güzergahımız hakkında bilgi edinmeye çalışıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365344020353502514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 181px; HEIGHT: 149px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWH9a7vzTI/AAAAAAAAAPg/004V5ZVEDPI/s200/DSC03048.JPG" border="0" /&gt;Bu arada Yunanca konuşma klavuzu da edindik. İnsan en azından yabancı topraklarda onların dili ile merhaba (Ya su ) demeyi bilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık randevu sistemine geçen İstanbul'daki Yunan Konsolosluğundan vizelerimizi almak kolay oldu. Konsolosluktaki görevli ile tekne ve denizcilik hakkında sohbet ederken 1 aylık vize talebimizi "deniz bu ne olur ne olmaz" diyerek 2 ay olarak onayladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Earth den uğranılması muhtemel yerler itinayla inceleniyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWMDQXqEDI/AAAAAAAAAPw/JjvsEC4t2l8/s1600-h/pasaport.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365348518643503154" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 132px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWMDQXqEDI/AAAAAAAAAPw/JjvsEC4t2l8/s200/pasaport.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'den çıkış yaptıktan sonra Yunanistan sularında önce bir giriş limanından giriş işlemlerini yaptırmanız gerekiyor. Transit Log alındıktan sonra istediğiniz koy ve limanlara gidebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Ayvalık'tan çıkış yaptıktan sonra yaklaşık 18 mil mesafedeki Mitilini şehrinden Midilli adasına giriş yapmayı, ondan sonra da Sporades adaları olarak adlandırılan bölgeden devamla rüzgarın ve denizin uygunluğu ölçüsünde güneye inmeyi planlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWMDuKcr3I/AAAAAAAAAP4/fzDhwKccdQg/s1600-h/pc.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365348526641164146" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnWMDuKcr3I/AAAAAAAAAP4/fzDhwKccdQg/s200/pc.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İsteğimiz mümkün olduğunca büyük şehirlerden uzakta küçük köy ve kasabalarda vakit geçirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayvalık'a dönüşü ise bizim sulardan yapmayı düşünüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknemiz Doğa 32 feet boyunda son derece denizci bir tekne. Geçen yıllarda Hakan Öge'nin dünyayı dolaştığı teknesi Mardek'in eşi. Bir aile için son derece ideal ve yeterli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnXbstHANMI/AAAAAAAAAQQ/zpfwaCDBYJ4/s1600-h/tekne+Ã¼st.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365436092151510210" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 145px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnXbstHANMI/AAAAAAAAAQQ/zpfwaCDBYJ4/s200/tekne+%C3%BCst.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Donanımımız iyi. Irgatımız 1000 Watt. Yedek demirimiz, bol miktarda halatımız, yedek malzeme ve ekipmanımız var. Mazot depomuz 100 litre. Her zaman 25 litrelik yedek bidonum dolu vaziyette. Su depomuz 200 litre kapasite ile bu tip seyirler için oldukça yeterli. Arka kamarayı bu tip durumlarda depo olarak da kullanbiliriz. Bu teknenin çok büyük bir portucu var. Havuzluğu da emsali teknelere göre oldukça rahat. Ayrıca yeke dümen kullandığımız içinde havuzluk sıkışık değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnvUspbBT7I/AAAAAAAAAQY/u51jvhlDWPU/s1600-h/MUHTEMEL+ROTAMIZ.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5367117244440596402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnvUspbBT7I/AAAAAAAAAQY/u51jvhlDWPU/s200/MUHTEMEL+ROTAMIZ.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yanda muhtemel rotamız görülebilir. Muhtemel çünkü bu rota her an değişebilir. Hava durumu, öngörülmeyen aksaklıklar ya da iyi giden koşullar, en önemlisi de paşa gönlümüz rotayı her an değiştirebilir. Belki bir küçük köy çok hoşumuza gider 1 haftamızı orada geçiririz. Belki de mümkün olduğunca çok yer görelim düşüncesi ile daha da güneye ineriz. Ege'de toplam 1400 ada olduğu düşünülürse rota değişikliği için en az 1400 neden var diyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SoWfsc_38JI/AAAAAAAAAQg/EHdZ739mk1w/s1600-h/portuÃ§.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369873716756344978" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SoWfsc_38JI/AAAAAAAAAQg/EHdZ739mk1w/s200/portu%C3%A7.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 3 ağustos gecesi Ayvalık Marinaya intikal ettik. Tekne hazırlıkları, muhabbet, ziyaretçilerle ufak sohbet ve geziler derken 16 ağustosu bekliyoruz. Havuzluktaki portuçta bulundurmak için bir yangın söndürücü daha almıştım. Eksik olarak listelediğim gres yağı, bazı krom parçalar, boş cd gibi malzemeleri tekneye yerleştirdim. Çıkış için gerekli harçları yatırdım. Ziyarete gelen Serkan'larla ufak bir seyir yaptık. Denize girdik.Gittiğimiz koyda ilk gurcataya kadar tırmanıp güneş enerjisi ile çalışan bir feneri de yerine taktım.&lt;br /&gt;Gece küçük bir Ayvalık gezintisinden sonra ertesi gün çıkış işlemlerine başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SoauWHQDCmI/AAAAAAAAAQo/H1bxtRYn984/s1600-h/ayvalÄ±k+marina.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5370171300612606562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SoauWHQDCmI/AAAAAAAAAQo/H1bxtRYn984/s200/ayval%C4%B1k+marina.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Çıkış işlemleri için Marina yardımcı oluyor. Kişi başı 15 TL lik çıkış harcımız yattıktan sonra Liman Polisi çıkış damgamızı bastı. Bu arada Ayvalık Liman Başkanlığı da evrak kontrolünden sonra çıkışı onaylıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada teknedeki eksiklerimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Bugün teknede bilgisayar kullanmamızı kolaylaştıracak 12 volt ile çalışan bir voltaj çeviriciyi denedim ama pek randıman alamadım. Buna biraz canım sıkıldı. Çünkü her yerde 220 bulmak mümkün olmayacak. Bu arada mesaj yazan herkese çok teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayar için yeni bir voltaj çevirici aldıktan sonra sorun çözüldü:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16.08.2009 günü akşamdan başlayan hava devam ediyor. Yaklaşık 20 knot rüzgar var. Marina içinde çarmıkların gürültüünden etki 30 knot'a çıkıyor. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Biraz sakinlediğinde yola çıkacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat tam 12:30 da marina sakinlerinin bakislari arasinda ciktik. Marina sakinleri bakmakta hakliydi cunku tek cikan tekne bizdik. Ciplak adaya kadar fena degildi. Camadanli cenova ile ortalama 6 konot ile ciplak adayi gectik. Sonrasinda abartisiz 2,5-3 metrelik yandan gelen dalgalar ile 1 saat seyrederek Midilli limanina ulastik. Umarim Figen bu firtinadan sonra vazgecmez:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Midilli&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SolbK9vFWwI/AAAAAAAAARw/Cuv8hg8hqPc/s1600-h/midilli+marina.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5370924274544892674" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SolbK9vFWwI/AAAAAAAAARw/Cuv8hg8hqPc/s200/midilli+marina.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 15:30 da Midilli limanda polisin gosterdigi yere baglandik. Giris islemleri cok kolay oldu. Gorevliler kibar ve yardimci. Ucumuz icin toplam 30 Euro giriste 15 euro da liman baskanliginda odedik. Sonrasinda Limana girip sehre kictankara baglandik. Burasi cok guzel .Ilk gece biraz yuruyus, Yunan birasi derken 11:00 gibi uyuduk. Ertesi sabah 7:00 de kalkip uzun bir yuruyusten sonra yakinlardaki bir plajda denize girdik. Biraz hediyelik alisveris, biraz siesta derken aksami ettik.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SolbpSLa90I/AAAAAAAAAR4/7fcaOYwoMu0/s1600-h/midilli+(2).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5370924795428534082" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SolbpSLa90I/AAAAAAAAAR4/7fcaOYwoMu0/s200/midilli+%282%29.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Benim teknede bilgisayar kullanmak icin aldigim voltaj cevirici yine bozuk cikti. Bu satirlari yakindaki bir internet kafede yaziyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarin buradan ayrilip Midillinin guneyinde bir koyda kalmayi planliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasinda belki Plomarion oradan da Sakiz veya Psara ya gececegiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mitilini sakin ve insanlari mutlu bir sehir. Ara sokaklari cok guzel. "Yeni Cami"ye pek bakmamislar. Cok ucuz sayilmaz. Denizciler icin ucuz oldugunu soyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse bizden daha baglanma parasi sormadi. Ayrilirken Liman Baskanligina bir ugrarim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SovOdGplP1I/AAAAAAAAASA/27lfLI6KHlE/s1600-h/mÄ±tÄ±lÄ±nÄ±+gece.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371613979965996882" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SovOdGplP1I/AAAAAAAAASA/27lfLI6KHlE/s200/m%C4%B1t%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1+gece.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mitilinide gece hareketli. Limanin kiyisinda guzel balik lokantalari var. Ucumuz guzel bir masa secip oturduk. Menude grek salata, cesitli otlar, ahtapot izgara iki sardalya ve bir tavuk izgara vardi. Ayiptir soylemesi uzolari da unutmamak lazim. Hesap son derece uygun 46 Euro.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah Liman baskanligindan cikisi aldik. Iki gunluk konaklamaya 10 euro para odedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SovOd2zVpTI/AAAAAAAAASI/5OEUfTb8ijE/s1600-h/koyda.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371613992891819314" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SovOd2zVpTI/AAAAAAAAASI/5OEUfTb8ijE/s200/koyda.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;12 civari anonsumuzu yapip limandan ciktik. Yaklasik 3 saatlik yolda Mersini ve Tarti koylari var. neredeyse yolun tamamini yelkenle geldik. Once Mersiniye ugradik. Fakat cok ruzgarli. Tarti koyunda iki tekne daha var. Orada biz de ucuncu olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tarti Koyu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava kararana dek hersey cok guzeldi. Bol bol yuzduk. Nefis guzel suyu var. Fakat hava kararinca daglardan inen civarnalar tekneyi acaip rahatsiz etmeye basladi. Koltuk halati ve demirimiz son derece gergin. Tabi ki ben de gerginim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SovOePySHqI/AAAAAAAAASQ/veXdkPi7Phg/s1600-h/full+arma.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371613999598280354" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SovOePySHqI/AAAAAAAAASQ/veXdkPi7Phg/s200/full+arma.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Sabaha dek adeta nobet tuttum. Fakat iyi tutan demirim ne demek oldugunu bu gece anladim. Ruzgar tekneyi titretse de demir milim yerinden kipirdamadi. Kayaya takildigini dusundum ama alirken de cok kolay geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah 06:45 de koltugu cozup demiri aldik. Doga uyurken yola ciktik. Yaklasik 5-6 millik mesafede Plomarion. Yelkene devam. Simdiye dek pek mazot yakmadik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Plomarion&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Biraz keyfe keder yelken gelince 8:00 gibi limana girdik. Burasi kucuk bir tatil kasabasi. Ruzgar dogudan liman da doguya bakinca icerisi rahatsiz. Cok sallaniyoruz. Biraz guc baglandik. Liman baskanliginda girisimizi yaptik.Capraz halatlari da atıp guzel bir kahvaltidan sonra dolasmaya ciktik. Burada bol miktarda taverna var. Hepsinin onunde ahtapotlar asili. Ogle saatlerinde ortalik sakin. Insanlar kahjvelerde sivi tuketmekle mesgul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polimari cok guzel bir kasaba. Gecesi kucuk meyhaneleri, kocaman cinarli bir meydani ile hayalini kurdugumuz kasabalari andiriyor. Cinaraltinda ufacik bir masada yedigimiz aksam yemegi hem lezzet hem atmosfer olarak gercekten cok guzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFGT70nofI/AAAAAAAAATA/5Y9nvGzESC8/s1600-h/kumanda+masasÄ±.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373153138719564274" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFGT70nofI/AAAAAAAAATA/5Y9nvGzESC8/s200/kumanda+masas%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yemek sonrasi tekneye geldigimizde ruzgarin, dolayisi ile liman icindeki dalgalarin arttigimi, komsu teknemiz Hiedelbergli denizcilerin teknemizin kicinin iskeleye vurmamasi icin araya usturmaca koydugunu gorduk. Uzunyol denizcileri gercekten cok iyi ve yardimsever.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah burada sallanmaktansa yolda sallanalim diyerek tekneyi toparladik. Sakiza dogru oglen saatlerinde yola ciktik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;SAKIZ( KIOS) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Marmaro&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baslangicta sert deniz bizi biraz yipratti. Fakat yaklasik 1 saat sonra nefis bir ruzgar(Kolayina) orsa seyri ile bizi Marmaro onune dek getirdi. Marmaro Sakiz adasinin kuzeyinde nefis bir koy icinde guzel bir denizci kasabasi. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFGUSneyaI/AAAAAAAAATI/QUM9ypz5Ou0/s1600-h/marmaro+denÄ±zcÄ±.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373153144838474146" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFGUSneyaI/AAAAAAAAATI/QUM9ypz5Ou0/s200/marmaro+den%C4%B1zc%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Limanda luks birkac motoryattan baska tek yelkenli biziz. Gorevli cok sevimli bir genc. Bir gece kalacaksaniz para odemenize gerek yok diyerek bize islem yapmadan belgelerimizi geri verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Limanin bir ucunda kocasini bekleyen gozu yasli bir denizci esi heykeli, diger ucunda da yandaki denizci heykeli var. Cok kucuk ve sirin bir kasaba. Gece yedigimiz yemek, sohbet hersey cok guzeldi. Insanlari sicak. Herkesle "kalimari"leserek dolasiyoruz. Buraya baska zaman gelip uzun kalmali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada zaman zaman teknedeki eksik aksak islerle de ugrasiyoruz. Malum teknede isbitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFGVDT01zI/AAAAAAAAATY/snGqKVrOA00/s1600-h/onarÄ±m.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373153157909370674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 150px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFGVDT01zI/AAAAAAAAATY/snGqKVrOA00/s200/onar%C4%B1m.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir ara bozulan voltaj cevirici ile ugrastim. Ama isinan bir parcasi var. Ben de fazla zorlamadim. Her isi de yapacak degiliz. Zaten hepsini yarim yarim yapiyoruz:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada elektrik ve suya da para vermedik. Depolari fulleyip ertesi gun oglen saatlerinde Oiunesee adasina (Telefuzu cok zor. Sanirim yanlis yazdim. Turkce haritalarda Koyun Adasi olarak geciyor.) dogru yola ciktik. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Oinoussa Adası&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ruzgarsiz ama kaba dalgali iki saatlik bir motor seyri ile Adaya ulastik. Burasi Sakiz adasinin dogusunda, yerlisi disarida yasayan zenginlerden olusan, bol motoryatli bir liman. "Benim yerim" itirazlari arasinda bir yere baglandik. Yabancilik cekmiyoruz. Yarim yamalak ingilizcem ile yer kavgasini da kazandim:))&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFEM8eBTWI/AAAAAAAAASo/Vo-4Nzjrbk4/s1600-h/Ä±onueses.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373150819610873186" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFEM8eBTWI/AAAAAAAAASo/Vo-4Nzjrbk4/s200/%C4%B1onueses.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Burasi Marmaro kadar guzel degil. Fakat kucuk ve kolay bir kasaba. O nedenle burada iki gun kalmayi planliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada da liman gorevlisi sasilacak kadar yardimci ve sevimli. Su ana dek ne bir asik surat ne de olumsuz bir davranisla karsilasmadik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunu da belirtmeden gecemiyecegim. Teknemiz Turk bayrakli ve bayrak biraz da buyuk sanirim. Bu gune dek dort Turk teknesi ile karsilastik. Birinde ufacik bir bayrak asiliyken digerleri Amerikan Bayrakli idi. Neyse anlatmak istedigim mutlaka &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFENvVkepI/AAAAAAAAAS4/NJqfrTSWV18/s1600-h/kayÄ±klar.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373150833265638034" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFENvVkepI/AAAAAAAAAS4/NJqfrTSWV18/s200/kay%C4%B1klar.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Turk Bayragi tasinmasi gerekliligi degil. Bircok kisinin dusundugu gibi Turk Bayragina karsi olumsuz bir yaklasimla da karsilasmadik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada cok guzel balikci tekneleri var. Hem de cogu pancar motorlu. Sabah bazen onlarin pat pat sesleri ile uyaniyorum. Bu sesi oldum olasi sevmisimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknemizin 150 metre kadar yaninda guzel bir yuzme parkuru olusturmuslar. Bazen gidip orada yuzuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldigimiz yerlerin cogunda deniz hemen tekneniz yanindan girilebilecek kadar temiz. Genellikle de giriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFEMAb1RwI/AAAAAAAAASY/cnk0T_E_lYM/s1600-h/doga.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373150803495569154" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFEMAb1RwI/AAAAAAAAASY/cnk0T_E_lYM/s200/doga.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her sey yolunda. Sadece ruzgar biraz fazla. Yola ciktigimizdan buyana 20 knotun altina pek dusmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada iki gunden fazla kalinmaz. 23. Agustos gunu yola cikma hazirliklari yaparken yakinimizdaki bir Fransiz teknesi harita konusunda yardim istedi. Rotalari bizimkine uyuyor. Biraz lafladik. Samos taraflarina gideceklermis. Onlardan yaklasik 1 saat sonra 12 civari biz de yola ciktik. Cikarken buyuk motoryatlardan biri zincirimizin ustune demir atmis. Kurtarmak biraz zaman aldi.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFEMe9hJjI/AAAAAAAAASg/sQ4RML4JPUE/s1600-h/Ä±nouseÄ±ses+kÄ±lÄ±se.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373150811689920050" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpFEMe9hJjI/AAAAAAAAASg/sQ4RML4JPUE/s200/%C4%B1nouse%C4%B1ses+k%C4%B1l%C4%B1se.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Feti abi mesaj atmis. Umarim denizde degilsinizdir hava sert diyor. Mesaji aldigimda yolu yarilamistim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bol kopuklu bir denizdeyiz. Khios'a yaklasik 2 saatlik yolumuz var. Ruzgar tam kuzeyden' pupamizdan esiyor. Bazen apaza donuyor. Camadanli yelkenler ile 6 konot civarinda yok yapiyoruz. Ekip alisti artik. Kimsede gerginlik yok. Tekne kosar adim giderken gelen telefonlara cevap veriyorum. Ayvalik'tan birkac arkadas ariyor. Hava cok kotu ne yapiyorsunuz diyorlar. Ayvalik Marinada ruzgar iki kat hissediliyor. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Khios&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklasik 14:00 civari Khios Limanina girdik. Amerikan Bayrakli bir Turk guletinin yardimi ile oldukca ruzgarli limanda rihtima aborda olduk. Khios hareketli ve buyuk bir sehir. En az bir gun buradayiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZnw1819I/AAAAAAAAAUQ/sb32LpZe5T0/s1600-h/kahve.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373455845067380690" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZnw1819I/AAAAAAAAAUQ/sb32LpZe5T0/s200/kahve.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Lımanın ıçı çok ruzgar alıyor. Gece bordolamış olmamıza ragmen cok sallandık. Kahveleri bizimkine benziyor. Orta kahvenin ayarı da aynı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece havuzlukta otururken gelen geçenden sohbet etmek isteyenler oluyor. Figenin bayrak konusundaki tespitine hak vermemek elde değil. Bayrağımız yabancı olsaydı Türk olduğumuzu anlamaları kolay olmazdı. Dolayısı ile bizimle çok hoş sohbet eden, bir şekilde Türkiye ile bağlantılı birçok Yunanlının sıcak yakınlığından mahrum kalırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Marmaro'da havuzlukta otururken çocukları ile gelen ve tek kelime ingilizce bilmeyen kadının içtenliği ve samimi yakınlığından mahrum kalmak istemezdim doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZnYtMK6I/AAAAAAAAAUI/efTR-6Wi13c/s1600-h/eskÄ±+tekne.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373455838588185506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZnYtMK6I/AAAAAAAAAUI/efTR-6Wi13c/s200/esk%C4%B1+tekne.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Burada uzun kalmak istemiyoruz. Market alışverişimizi yaptık. Sularımızı doldurduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava yine çok sert. Hava durumları birbiri ile çelişkili raporlar veriyor. Ama görünen rüzgar en az 20 knot.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Khios çok büyük feribotların sık sık geldiği bir yer. Herbiri neredeyse bir şehir kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Limanın sonunda bulunan feribot giriş yerleri bizim otogarlara benziyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZm-70t3I/AAAAAAAAAUA/hDsR7ruzn3Q/s1600-h/sakÄ±z+lÄ±man.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZm-70t3I/AAAAAAAAAUA/hDsR7ruzn3Q/s1600-h/sakÄ±z+lÄ±man.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373455831670241138" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpJZm-70t3I/AAAAAAAAAUA/hDsR7ruzn3Q/s200/sak%C4%B1z+l%C4%B1man.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bir hareket bir hareket belli değil.&lt;br /&gt;Koca koca gemiler gece de gelmeye devam ediyor. Gece ışıkları da yandığı için daha renkli ve hareketli gözüküyorlar.&lt;br /&gt;Liman boyu komple cafe-bar gece gürültü eksik değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Yunanistan'da çokfazla motosiklet kullanıldığını da unutmamalı. Büyük şehirlerde gürültü neredeyse gece 3 lere kadar sürüyor.&lt;br /&gt;Sabah çıkış hazırlıklarına başladık. Hava yine sert ama liman içi çok kötü. 12:00 civarı çıktık.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Komi&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpUS5MrJysI/AAAAAAAAAUY/FDkKz5GYXOU/s1600-h/komi+koyu.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374222504200620738" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpUS5MrJysI/AAAAAAAAAUY/FDkKz5GYXOU/s200/komi+koyu.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15:00 civarı Komi Koyuna geldik. Burası Sakız Adasının en güneyinde bir koy.Kıyıda yazlık evler var. Geliş sert oldu ama koy korunaklı. Burada denize girip biraz dinlenmek niyetindeyken iki gün kaldık. Hava Samos'a inmek için sert. İkinci günün sonunda sıkıldık. Bir yere gitmek lazım.&lt;br /&gt;26.08.2009 günü sabah 7:00 de yola çıktık.Niyet Çeşme'nin altına sığınarak Samos'a inmek. Ama ne mümkün. Bir saatlik seyirden sonra hava çok sertledi. Şimdi bu yazıyı okuyan iyi denizciler o da sert&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpWV9ef36SI/AAAAAAAAAUg/Trd2xZSO6eI/s1600-h/vÄ±nÃ§.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374366613727865122" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpWV9ef36SI/AAAAAAAAAUg/Trd2xZSO6eI/s200/v%C4%B1n%C3%A7.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; hava mı diyebilir ma benim için sertti. Zira rüzgar o bölgede 35-40 knot arasında esiyordu. Rotayı en yakın sığınak Alaçatı'ya çevirdim. Dar apaz, orsa seyirle Alaçatı'ya ulaştım ama iki kez havuzluğa dalga kırıldı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Alaçatı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 civarı körfeze 11 de de pantona girdik. Bu seyir yetişkin iki üç yelkenci için zevkli olabilirdi ama eşim ve kızım ile benim için gerilimli idi. Teknenin tepkileri gayet iyiydi ancak tek başıma yelken küçültmek kolay değildi. Bizden bir saat sonra bağlanan bir tekneden rüzgarı teyid ettim. 35 Knot.&lt;br /&gt;Tekneyi toparlayıp sıcak bir duş sonrası kendimize geldikten sonra akşam üzeri Alaçatı'yı gezdik. Alaçatı çok güzel bir yer. O kadar özgün &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpWbMfxqxNI/AAAAAAAAAUw/b97Vg8hfaIk/s1600-h/alaÃ§atÄ±+2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374372369327113426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpWbMfxqxNI/AAAAAAAAAUw/b97Vg8hfaIk/s200/ala%C3%A7at%C4%B1+2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;mekanın biraraya geldiği başka hiçbir yer görmemiştim. Sanki bütün Alaçatı'yı bir dekoratöre verip oluşturmuşlar. Detaylar bu kadar mı hoş olur. Bir kapı zili, isimlik, posta kutusu, çiçekler ve çiçekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ben biraz bugünkü fırtınadan sözetmek istiyorum. Rüzgar göstergem arızalı olduğu için seyir esansında rüzgarı ölçemiyordum ama benden sonra bağlanan tekneden teyid edip yaşadıklarımı kıyaslayınca 35 knot civarında seyrettiğim hatta fazlasının da olabileceği anlaşıldı. Çünkü seyir esnasında dalgaların ucu kopuyor ve koptuktan sonra rüzgarın etkisi ile yön değiştirip savruluyordu. Bu belirtiler bofor çizelgesinde 8 havaya denk gelebilecek belirtiler. Orsaya yakın seyr&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpWgnUNYJBI/AAAAAAAAAU4/r_4KLhwjOgo/s1600-h/halatlar.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374378327636714514" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SpWgnUNYJBI/AAAAAAAAAU4/r_4KLhwjOgo/s200/halatlar.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ettiğimiz için dalgalardan kopan parçalar genelde benim üzerime doğru yön değiştiriyordu. Havuzluğa kırılan iki dalgayı da hesaba kattığımızda ıslanmadık yerim kalmamıştı.&lt;br /&gt;Teknenin dalgayı karşılayışı bende yeterince güven oluşturduğu için herhangi bir korku hissetmiyordum. Figen'e de herşeyin normal olduğunu, hiçbir sorun olmadığını söyledim. O bana sadece şunu söyledi. "Tekne batmazsa sorun yok " Bunun çok zor olduğunu anlatınca &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplNCK5jftI/AAAAAAAAAVA/-wpYQAtqmhk/s1600-h/pencere.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375412329924230866" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplNCK5jftI/AAAAAAAAAVA/-wpYQAtqmhk/s200/pencere.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;rahatladığını hissettim. Teoriyi iyi bilip inanmak çok önemli. Bir de doğaya saygı duymak, denizi ciddiye almak şart. Yelken de dağcılık gibi. Artislikle yapılabilecek bir iş değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah Figen'in arada sırada ağrıyan dişini çektirmeye karar verdik. Yol boyunca sık olmasa da rahatsızlık veren diş kırılmış ve daha fazla sıkıntı vermeye başlamıştı. İhtiyaç listesini cebimize koyup öğleden sonra Alaçatı'ya geçtik. Taksiciden aldığımız adresle gidip ilk iş olrak diş operasyonunu gerçekleştirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Doğanın isteği üzerine Alaçatı'nın güzel sokaklarının bir kez daha gezip limonatalarımızı içtikten sonra kumanyaları tamamlayıp tekneye geldik. Niyetimiz sabah 6:00 gibi yola çıkmak. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;SAMOS&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sabah 6:30 gibi yola ciktik. Niyetimiz Doganbey burnu civarindan , sacakaltindan inmekti ama &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplNCYM_HeI/AAAAAAAAAVI/PmseL-YILAU/s1600-h/Ã¼zm+yerken.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375412333495393762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplNCYM_HeI/AAAAAAAAAVI/PmseL-YILAU/s200/%C3%BCzm+yerken.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;havayi guzel yakalayinca direk rota tuttuk. Yaklasik 8-9 saatlik bir motor seyri ile Samos'un guneyine Pitegorion'a vardik. Liman kalabalik. Giriste uzun yol tekneleri demirlemis. Biz de oraya demirleyelim dedik. Ama demir cup suya. Meger somunu yerinden cikmis. Hemen panigi atlatip yedek demiri attim. Doga basta ekip olarak (komsular dahil) aramaya basladik. Neyse ki demire samandira baglamisim. Alman komsum samandirayi buldu ve demiri kurtardik.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Acaip bir operasyon yaptik. Demiri oldukca saglam bir sekilde tekrar attik. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Botla limana gectik. Biraz yuruyusten sonra tarnsit logu liman baskanliginda islettik. Yemekten sonra tekneye donduk.&lt;/p&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplOHEAmpNI/AAAAAAAAAVY/QErE2RtrYyU/s1600-h/otopilot.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375413513485722834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplOHEAmpNI/AAAAAAAAAVY/QErE2RtrYyU/s200/otopilot.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah biraz keyif yapmisiz. Kalkisimiz 8:00 i gecti. Yapacak is cok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bot bir yerinden su aliyordu. Once onu onardik. Sonra yolda deneme yaparken zorladigim otopilotu tamire sira geldi,. Bunu onarmak zorundayim yoksa tum yolda dumen tutariz. Korkarak actik. Biraz ugrasinca sikintisini anladik. Piston en dibe zorlaninca takilmis. Neyse calistirdik.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tekne Pisagor heykelinin onunde demirli. Heykelin arkasi bize onu sehre bakiyor. Burasi Pisagor'un sehri.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Figen ile sonraki rotayi gps 'e isledik. Bu bolge Dodacanes olarak geciyor. Patmos' Kalimnos ve Kos a kadar inme niyetindeyiz. Hava izin verirse.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplOGvj1bZI/AAAAAAAAAVQ/8u1rx0cYAXQ/s1600-h/pitegorion+2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375413507996347794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SplOGvj1bZI/AAAAAAAAAVQ/8u1rx0cYAXQ/s200/pitegorion+2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Blogu izleyip yazi yazma zahmeyine katlanan herkese cok tesekkur ederim.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu arada fotograflari cep telefonu ile cekip flas bellege aktariyorum. Sonra da internet kafede flastan aktarip siteye koyuyorum. Cok iyi fotograflar olmuyor ama artik kusura bakmayin.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AGOTNOISI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pitegorion' dan sabah 7:00 de yola ciktik. Ruzgarsiz havada birkac saatlik &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Spu-2BVhogI/AAAAAAAAAVg/z75gRiO6nK8/s1600-h/agothonÄ±sÄ±.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376100415477752322" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Spu-2BVhogI/AAAAAAAAAVg/z75gRiO6nK8/s200/agothon%C4%B1s%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;motor seyri ile Agotnoisi adasina ulastik. Burada kucuk bir koy var. Koyda tek tekne bizdik. Feribot iskelesi var. Sirin bir yer ama burada kalmayi dusunmuyoruz. Yolda otopilot yine su koyverdigi icin bunu tamir etmeye calisacagim. Tabi once kahvalti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer otopilotun isini kolay hallettim. Jakinda sorun varmis. Biraz yuzup dinlendikten sonra 14:00 civari tekrar yola koyulduk.&lt;br /&gt;Leros'a gidiyoruz. Yola cikar cikmaz sancaktan gelen yaklasik 15 knot ruzgara apaz trimimizi yapip keyf yapmaya basladik. Nefis bir seyir oldu. Otopilot calisiyor ama zevkle saatlerce dumen tuttum. Yeke uzatmasini alip teknenin sancak kic omuzluguna kurulunca keyften kendimden gecmisim. Aksama dogru Leros adasina ulastik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;LEROS&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Rotamiz&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;uzerindeki&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;ilk koy olan Xerakambos'a girdik&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Burasi da kucuk sirin bir yerlesim. Koyda yaklasik 10 tekne var. Bir turk gulet vardi aksam ayrildi. Herbiri baska bayrakli tekneler samandiralara bagli. Biz de bir samandiraya baglandik. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Spu-2cVDKII/AAAAAAAAAVo/eR0pXfWEnjc/s1600-h/xerakombos.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376100422723512450" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Spu-2cVDKII/AAAAAAAAAVo/eR0pXfWEnjc/s200/xerakombos.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanimiza ispanyollarin charter yaptigi bir tekne geldi. Biraz gurultu yapiyorlar ama hava kararirken onlar da sustu. Kiyida uzaktan bir kopek havliyor. Sahildeki restaurantin duvarinin dibinde iki balikci aglarini onariyor. Sagdaki resmi buyuturseniz ay da gorulecek. Cok huzurlu cok guzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah bu guzel koyda denize girdikten sonra 9:00 gibi kahvaltimizi yapip yola koyulduk. Ruzgar yok ama dalgali bir seyir oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;KALIMNOS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Oglen saatlerinde Kalimnos'a girdik. Liman kalabalik. Gozumuze bir katamaranin yanini kestirdik. Limana dusen ruzgari manevrada bordodan aldigimiz icin katamaranin yanina&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Spu-3P_HiYI/AAAAAAAAAV4/rzdFCOYZHRg/s1600-h/pit+gce.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376100436590168450" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Spu-3P_HiYI/AAAAAAAAAV4/rzdFCOYZHRg/s200/pit+gce.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; tornistan girmek kolay olmadi. Yardim eden katamaran ahalisi de Turk cikti. Tekne charter teknesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekneyi toparlarken liman gorevlisi geldi. Hogeldiniz dedikten sonra transit logu isletmek icin hemen yanimizdaki Liman Baskanligina davet etti. Islerimizi 10 dakikada hallettikten sonra sehri gezmeye ciktik. Karnimizi doyurmak icin oturdugumuz restaurantin garsonu ile iyi muhabbet dondu. Telefonunda kanuncu Halil Karaduman'in bir parcasi kayitli. Bize dinletti. Kalimnos sungerci sehri. Rihtimda guzel heykeller var. Liman girisinde de gelen tekneleri bir deniz kizi heykeli karsiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada. Yolda soyle guzel bir fotograf verecek balik tutmaya malesef muvaffak olamadik. Ancak Xerakambos koyunda bir tavalik sarpa tutup afiyetle yedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pserimos&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kalimnos'tan sabah 7:30 gibi demir aldik. Yanimizdaki Ingiliz &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03sQqkhuI/AAAAAAAAAWA/0opHL-4mCxc/s1600-h/pserÄ±mos.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376514763677533922" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03sQqkhuI/AAAAAAAAAWA/0opHL-4mCxc/s200/pser%C4%B1mos.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;teknesinden cikmis bize iyi yolculuklar diliyordu. Aksam baya siki muhabbet etmistik.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kalimnos'un cikisi cok fazla ruzgar aliyor. Ama bu sefer ruzgar cikistan sonra da dinmedi. Ruzgarla beraber dalagalar da yandan yandan buyumeye baslayinca seyir iyice tatsizlasti. 1.5 saat sonra yolumuz uzerindeki Pserimos'a girdik. Burasi da kucuk bir koyden ibaret bir ada. Korunakli limaninda demirde iki saat kadar bekledik. Kahvaltimizi yaptik. Koya tur tekneleri gelmeye baslayinca biz de demir aldik, Kos yaklasik 1 saat mesafede.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KOS (Istankoy)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03tZ0KQfI/AAAAAAAAAWQ/40FiSoxNxQ8/s1600-h/kos+2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376514783313543666" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03tZ0KQfI/AAAAAAAAAWQ/40FiSoxNxQ8/s200/kos+2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kos Bodrum' a cok yakin bir ada oldugu icin cok sayida Turk teknesi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bos bir yeri gozumuze kestirdik. Yanina girmeye calistigimiz teknenin sahibi hararetle yardimci olmaya calisinca adami tanidim. Oisuneusse da karsilasmistik. Bana marketi sormuslardi. Burada tekrar karsilastik. Biraz sohbet ettik. Hollandalilar. Emekli kari koca 3 yildir tekneleri ile geziyorlarmis. Bundan sonraki duraklari Marmaris.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03tuvYz2I/AAAAAAAAAWY/-fOOO8nDJ1M/s1600-h/kos+(2).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376514788930670434" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03tuvYz2I/AAAAAAAAAWY/-fOOO8nDJ1M/s200/kos+(2).JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Limanin hemen sirtinda Osmanlilardan kalma kale harabeleri var. Ucunda da cami ve hamam . Guzel bir sehir. Diger yanimizdaki tene de ABD bayrakli Turk teknesi. Onunla da uzun uzun sohbet ettik. Sagolsun biz actirmadan elektrigini bize verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kisa surede organize olup yakitimizi aldik. Yakitin litresi 1 Euro civari. Su ana dek yaklasik 80-90 litre mazot harcamisiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksam uzeri sehri gezmeye ciktik. Tabi once internete ugrayip &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03s1LWzdI/AAAAAAAAAWI/9fl3e278ubw/s1600-h/kos.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376514773478723026" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp03s1LWzdI/AAAAAAAAAWI/9fl3e278ubw/s200/kos.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Doga'nin pet society ve benim hava durumu ile blog isini hallediyoruz:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarin buyuk olasilikla cikis yapip Bodrum'a geceriz. Bodrum Kos'a yaklasik 5 mil. Belki burada bir gun daha kaliriz. Kimbilir. Emekli olsak da bu hesaplari hic yapmadan sıkılana kadar kalsak ne guzel olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Turgutreis&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kos'ta cıkıs ışlemlerı 1 saat surmedı. Yine aynı şekılde giriştekı gibi pasaport polisi, Lıman Başkanlıgı ve Gümrüğü ziyaret ettik. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tam kafadan gelen rüzgar ve en az 2.5 metrelik dalgalara karşı baş vura vura 1.5 saatlık yolculukla Turgutreis D Marin'e ulaştık. Giriş hemen marinanın yanında yapılabiliyor. Marina görevlileri sağolsunlar bize yolgösterip bağlanmamıza yardımcı oldu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Giriş işlemlerimiz 2 saati geçti. Eeee Türk olmak kolay değil:))&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşimiz biter bitmez motoru çalıştırıp yaklaşık 4 mil mesafedeki Gümüşlük'e hareket ettik. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Gümüşlük&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp-n8FhWpwI/AAAAAAAAAWg/syvSl3CQq4Y/s1600-h/gumusluk+4.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377201130819725058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp-n8FhWpwI/AAAAAAAAAWg/syvSl3CQq4Y/s200/gumusluk+4.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Koydan dikkatli bir şekilde içeri girdik. İçeride 10 dan fazla tekne var. Rüzgar kuzeyden sert estiği için dikkatli bir şekilde emin olarak demirimizi 10 metreye attık. 50 metre kadar kaloma verdikten sonra bir süre teknelerin salınımlarını izledim. Emin olunca önce Doğa sonra ben denize girdik.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biraz yüzüp yemek yedikten sonra botla kıyıya çıktık. Burası önceki yıllarda çok geldiğimiz ve çok sevdiğimiz bir yer. Hala aynı güzellikte.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nedense Gümüşlük tekneyle gelmeyi en çok istediğim yerlerden biriydi. O nedenle ayrı bir keyif alıyorum. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp-n8vuvbhI/AAAAAAAAAWo/IcV57cj660U/s1600-h/gumusluk.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377201142150163986" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sp-n8vuvbhI/AAAAAAAAAWo/IcV57cj660U/s200/gumusluk.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gece ay dolunaya yakın doğdu. Uzun bir havuzluk keyfinden sonra Gümüşlüğün kendine has sessizliği ile uyku bastırdı. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sabah 6:30 da uyandım. Bir süre havuzlukta dışarısını seyrettikten sonra botla karaya cıktım. Eskiden de çok severek yaptığım gibi ilk gelen poğaçalardan alıp Belediye çay bahçesinde çayımı içtim. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tavşan adası, çay bahçeleri ve yemek derken Gümüşlük dinlencemiz yarın sona erecek.Sabah erkenden yola çıkmak istiyoruz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kırkdilim Koyu&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gümüşlük'ten düşündüğümüz gibi sabah erken ayrıldık. Yol uzun süre çok sakin geçti. Dilek Boğazına yaklaştığımız sıralarda karşıdan gelen bir sahil güvenlik botu yanımızda durdu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken içeriden çıkan genç görevli iskele baş omuzluktaki bir usturmaçamızın sarktığını söyleyerek iyi yolculuklar diledi. Bu dikkat ve uyarma ihtiyacı çok hoşumuza giti.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dilek Boğazını geçerken Midilli'de tanıştığımız Amerikalı çiftin tekneleri ile karşılaştık. Islık ve hararetli el sallamalarla yola devam ettik. &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SqPNqCa3nUI/AAAAAAAAAW4/ji5H4RNpT_w/s1600-h/gÃ¼nbatÄ±mÄ±.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378368502098271554" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SqPNqCa3nUI/AAAAAAAAAW4/ji5H4RNpT_w/s200/g%C3%BCnbat%C4%B1m%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Boğazı geçip sancakta Kuşadası Körfezini bırakınca rüzgar sertlemeye dalgalar büyümeye başladı. Siğacık Körfezinin güney ucu olan rotamızı biraz daha kuzeye çevirince dalgalar biraz kafadan gelmeye başladı ama yolumuz uzadı. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gps den ve Sadun Boro'nun pilot kitabından bakıp Kırkdilim Koyunda gecelemeye karar verdik. Koya 1 saat kala güneş nefis bir şekilde batarken pupamızdan da dolunay doğdu. Koya 21:00 den sonra girdik. Birkaç yabancı teknenin arasına demirledik. Nefis bir ılık esinti vardı. Çok güzel uyumuşuz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Foça&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gece yatarken niyetimizsabah erken yola çıkmaktı ama sabah denizi görünce hemen vazgeçip çay suyunu koyduk. Deniz gördüğüm en berrak hali ile 5-6 metre derinlikte herşeyi o kadar net gösteriyordu ki, zincirin baklarını bile saymak mümkündü. Tekne adeta havada durduğu için denize balıklama atlamaya yükseklik korkunuz varsa cesaret etmeniz biraz zor. Yaklaşık bir saat hepimiz sudaydık. Kahvaltıdan sonra 9:00 gibi hareket ettik. &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SqPPZMS-GNI/AAAAAAAAAXA/wY5XhbDGWBQ/s1600-h/yolda.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378370411714975954" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SqPPZMS-GNI/AAAAAAAAAXA/wY5XhbDGWBQ/s200/yolda.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yol çok sakindi. Karaburun'u dönüp Foça'ya yönelince arkadan rüzgar ve dalga yapmaya başladı. Güneş batarken Foça Limanına girdik. Teknelerin arasında bir yere bağlandık. Sonra görevliyi bulup geldiğimizi, söyledik. O da bize 35 TL konaklama faturası kesti:))) Üstelik elektrik ve su hariç. Üstelik yerimizin sahibi gelirse başka yere geçmek zorundayız. Eğer elektrik ve su istiyorsak sabah Belediye'ye müracaat etmemiz gerekiyormuş. Peki o zaman biz neden 35 TL ödedik? Böyle şirin, adı Foktan gelen bir yerde neden hiç yabancı tekne olmadığı da böylece anlaşılmış oluyor. Böyle kıyaslamaları pek sevmesem de sıcağı sıcağına yazmak istiyorum. Yunanistan'ın limanlarında ortalama 5-6 Euro para ödedik ve elektrik suya da genelde para ödemedik. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ayvalık&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu sabah 7:00 de yolculuğumuzun son etabı için demir aldık. Kahvaltıyı yine yolda yaptık. Çandarlı Körfezini geçmeye başlayınca sis bastırdı. Bir ara görüş 50 metreye indi. Sis düdüğü çalar&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SqPSNOVyvKI/AAAAAAAAAXI/AbfBt_ggdaA/s1600-h/sis.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378373504640138402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SqPSNOVyvKI/AAAAAAAAAXI/AbfBt_ggdaA/s200/sis.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ak ilerledik. 1 saat kadar sonra sis dağılınca yolculuk normal seyrine döndü. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çıplak ada girişinde başlayan rüzgar bir süre bize orsa seyri yaptırdıktan sonra tam kafadan gelmeye başlayınca yelkenleri topladık. Saat 15:30 gibi Ayvalık Marinaya girdik. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;20 gün önce başlayan gezimiz böylece sonlandı. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yaklaşık 500 mil yol yapmış ve 10 ada gezmişiz. Gerçekleşen rotamız aşağıda görülebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yolun dörtte birinden belki biraz fazlası yelkenle yapılmıştır. Daha çok yelken seyri olmamasının nedeni bölgenin çok fırtınalı olması ve dönüşün hep kafadan gelen kuzey rüzgarlarına rastlamasıdır. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Keşke vakit sınırı , işe dönüş baskısı olmasa da ; uygun hava gelene kadar bir yerde kalıp uygun havayı yakalayınca, keyfe keder seyre çıkabilsek.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Umarım ileride o da olur. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sqe_AFuPeUI/AAAAAAAAAXQ/G-jMaLuzVMs/s1600-h/rota.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379478288174381378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 283px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sqe_AFuPeUI/AAAAAAAAAXQ/G-jMaLuzVMs/s400/rota.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-3757303897693234255?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/3757303897693234255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=3757303897693234255&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/3757303897693234255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/3757303897693234255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2009/08/egede.html' title='EGE&apos;DE'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SnXahgzcRII/AAAAAAAAAQI/4rik-IfBhVg/s72-c/tekne.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-5707490716136111377</id><published>2009-02-13T00:10:00.000-08:00</published><updated>2009-05-26T02:35:01.449-07:00</updated><title type='text'>KREUZBERG</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZUysLvl_YI/AAAAAAAAAMg/3QIOOqcwE1c/s1600-h/77100037.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302199870946672002" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 212px; cursor: pointer; height: 320px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZUysLvl_YI/AAAAAAAAAMg/3QIOOqcwE1c/s320/77100037.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da en çok Türk Almanya'da,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya'da Berlin'de,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berlin'de de Kreuzberg de yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kreuzberg Avrupanın en renkli mahallelerinden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluk arkadaşım Önder'de yaklaşık 20 yıldır Kreuzberg de yaşamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşten güçten bunaldıkça Önder'in evine yanda görüldüğü gibi postu serer, Kreuzberg'de boş boş gezerim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Dünya Savaşı sonrasında doğunun içinde duvarla çevrili olarak kalan Berlin, soğuk savaş döneminde yaşayanlarına askerlikten muafiyet, vergi kolaylıkları gibi avantajlar sağladığından birçok sanatçının, marjinalin yerleştiği bir şehir olmuştur.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZUzwMtAWfI/AAAAAAAAAMo/jMMvjBZYeTo/s1600-h/01700106.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302201039435356658" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 212px; cursor: pointer; height: 320px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZUzwMtAWfI/AAAAAAAAAMo/jMMvjBZYeTo/s320/01700106.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berlin ve Kreuzberg sadece Türklerin değil, Yunanlıların, Çingenelerin, punkların da en çok yaşadığı yerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle çok renkli çok eğlencelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metroda sakallı bir hacı amcamız ile, dimdik saçları kırmızıya boyalı bir punku yan yana görmek çok olasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1989 dan sonra Berlin Duvarının açılması sayesinde doğu ile batı birleşince Keruzberg daha da güzelleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğudan gelen en güzel şey ise artık genellikle dekoratif amaçla kullanılan trabant arabalar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca süren doğuyu batıya entegrasyon çalışmaları nedeni ile , uzun süre kule vinçlerle dolu şantiye sahaları verdikleri rahatsızlık için özür dilediler:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZcxnVjQysI/AAAAAAAAAMw/BrP6oPJIGaE/s1600-h/01700025.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302761638121753282" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZcxnVjQysI/AAAAAAAAAMw/BrP6oPJIGaE/s320/01700025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Berlin mükemmel işleyen bir metro sistemine sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle bilet kontrolü yapılmıyor. Bedava seyahat eden çok. Yakalanırsan da 80-100 Euro civarı cezası var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben genellikle haftalık bilet alıyorum. Daha ekonomik oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuma yazma bildikten sonra metro ile dilediğiniz yere çok kolaylıkla gidebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZcxnfNY-FI/AAAAAAAAAM4/KiAY28-yNYQ/s1600-h/01700024.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302761640714369106" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZcxnfNY-FI/AAAAAAAAAM4/KiAY28-yNYQ/s320/01700024.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her vagonda ve her istasyonda çok net belirlenmiş bir metro planı var. Hatlar da ayrı renk ve numaralarla ayrılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca duraklar ilgi çekici reklam panoları ile dolu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kreuzberg'in merkez durağı Kotbusser Tor. Türkler kısaca Koti diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezde 24 saat hayat var. Dönercisi, işkembecisi, ne ararsan var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZcz9MSV3aI/AAAAAAAAANI/REJ8PT1w-Oo/s1600-h/01700105.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302764212615241122" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZcz9MSV3aI/AAAAAAAAANI/REJ8PT1w-Oo/s320/01700105.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Merkezdeki yanda resmi görülen apartman Kreuzberg deki en sevmediğim bina.&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;Çok hantal ve sevimsiz.&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dikkat edilirse almanca Kreuzbeng Merkezi yazıyor. Binanın arkasında da aynı şey Türkçe yazılı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;Civarda çok sayıda telefon dükkanı var. Yaşayan yabancı çok olduğu için hepsi de iyi iş yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çok sayıda Türk esnaf da bu bölgede dükkan işletiyor. Hatta küçük bir pazar bile kuruluyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;Kreuzberg'in  en önemli caddelerinden biri Oranien Str. Bu civarda bol miktarda bar, kafe mevcut. Oldukça özgün bir çizgi oturtmuş bol sayıda mekan var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZ6Ps9aOeyI/AAAAAAAAANQ/aaETrcApzW4/s1600-h/51090004.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZ6Ps9aOeyI/AAAAAAAAANQ/aaETrcApzW4/s320/51090004.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304835413650602786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bisiklet en çok kulanılan ulaşım aracı denebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yandaki fotoğraftan bisikletin ne şekilde kulanılabileceği konusunda bir fikir edinmek mümkün:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bisiklet yollları herzaman boş bırakılıyor. Araçlar parkederken bisiklet yollarını kapatmamaya özen gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berlin'de içinde kaybolabileceğiniz çok sayıda ormanımsı park var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buralarda bisiklet ile dolaşmak çok zevkli.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZ6Q39KAGQI/AAAAAAAAANY/-3rvej-PRC8/s1600-h/51100030.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZ6Q39KAGQI/AAAAAAAAANY/-3rvej-PRC8/s320/51100030.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304836702072740098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada bir Önder ile uzun bisiklet gezileri yapıyoruz. Yandaki kare de o gezilerden birinde çekildi. Önder'in kıyafetine bakılırsa mevsim  ilkbahar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malum Berlin oldukça kuzeyde. Yaz sezonu iki ayı geçmiyor. Onun dışında da genelde kapalı gri bir hava hakim.ira akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışın günler çok kısa. Akşam 4  gibi hava kararmış oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O nedenle genelde çok erken kalkmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZ6S1cUYmgI/AAAAAAAAANg/dDR_tiqWwQc/s1600-h/01700125.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 212px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZ6S1cUYmgI/AAAAAAAAANg/dDR_tiqWwQc/s320/01700125.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304838857921436162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kışları genelde göller donuyor. Yandaki fotoğrafta görüldüğü gibi göller kayak pistine dönüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yediden yetmişe birçok insanı paten kayarken görmek mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berlin baharlarda çok güzel. Sokaklar yemyeşil ağaçlar ve ıhlamur kokuları ile insanın başını döndürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel havalarda Kreuzberg de kanal kenarlarında açık havada bira içmenin tadına doymak mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece oturup gelen geçeni izleseniz haftalarca canınız sıkılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış ne kadar kasvetli ve sıkıcıysa bahar ve yaz da o derece keyifli ve eğlencelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Avrupalı için kısa süren yaz günlerinin saniyesi bile değerlidir.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sa0DOV9Ux3I/AAAAAAAAAOo/pCHNhGCzeDA/s1600-h/77230011.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 132px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sa0DOV9Ux3I/AAAAAAAAAOo/pCHNhGCzeDA/s200/77230011.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308903080687093618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sa0DOMaFOyI/AAAAAAAAAOY/O6IW9HfH9Ug/s1600-h/77260007.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 132px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sa0DOMaFOyI/AAAAAAAAAOY/O6IW9HfH9Ug/s200/77260007.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308903078123354914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Berlin İkinci Dünya Savaşının etkisini dünyada en çok hissetmiş şehirlerin başındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En soldaki kare Doğuya geçiş kapılarından birirnin yakınında o dönemde kaçak geçiş yaparken vurulanların anısına yapılmış bir düzenleme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanındaki kare ise Amerikalılar tarafından kontrol edilen geçiş noktası Chackpoint Charlie nin bugünkü halini yansıtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sa0DOAfjSwI/AAAAAAAAAOg/UHuZL37S6x4/s1600-h/77230024.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 132px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Sa0DOAfjSwI/AAAAAAAAAOg/UHuZL37S6x4/s200/77230024.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308903074925071106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                                                          &lt;br /&gt;Kreuzberg'de yürüken bazen parke taşlardan birinin yerinde yandaki gibi bir plaket olduğunu görürüsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazi Almanyası döneminde evlerinden götürülen ve geri dönmeyen Yahudilerin anısına götürüldükleri evlerin önüne isim tarih yazılı birer plaket, parke taşlardan boş olanın yerini dolduruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Shqi4lHyuDI/AAAAAAAAAOw/C5plQ-vlfiE/s1600-h/01700152.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px; height: 132px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/Shqi4lHyuDI/AAAAAAAAAOw/C5plQ-vlfiE/s200/01700152.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339759401122314290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sağdaki fotoğrafta gözüken Berlin Duvarı ise bir dönem doğu-batı ayrımının kapitalizm-sosyalizm ayrımının sembolü iken soğuk savaş döneminin sona ernmesi ile turistik bir obje halini aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarın dibinde çevirdiği arsada karalahana yetiştirirken arsanın tapusunu eline geçiren Kreuzberg li Osman Kalın ise başlı başına ayrı bir hikaye.  Eminim yaşamı bir gün bir filme konu olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de belirttiğim gibi, Berlin'de şehrin içinde kendinizi kaybedebileceğiniz çok sayıda park var. Buralarda akşama kadar şehir ile hiçbir alakanız olmadan dolaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/ShuyX7SvOkI/AAAAAAAAAPI/_ckTpd-bSV4/s1600-h/01700183.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 132px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/ShuyX7SvOkI/AAAAAAAAAPI/_ckTpd-bSV4/s200/01700183.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340057907300874818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Buralarda çok sayıda hayvan "güven" içinde yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masanızda oturmuş birşeyler yerken minik bir serçeyi tabağınızın kenarında kırıntıları eşelerken görebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin biraz dışına çıkınca son derece güzel ormanlar ve yol boyunda hoşça vakit geçirebileceğiniz kafeler karşınıza çıkar.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/ShuyX4VsrdI/AAAAAAAAAPA/g-ZAaKpVcEk/s1600-h/51140031.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 134px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/ShuyX4VsrdI/AAAAAAAAAPA/g-ZAaKpVcEk/s200/51140031.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340057906507984338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Motosikletçilerin rağbet ettiği böyle bir cafe yanda görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğrafın çekildiği gün orada belki de yüzden fazla motosiklet vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz Beyoğlu biraz Nişantaşı, Berlin'de ne ararsanız bulmak mümkün. Kreuzberg Berlin'in Beyoğlusu. Kreuzber de Beyoğlu'nun neredeyse tüm dokularını bulmak mümkün. Neredeyse diyorum çünkü Mardinli midyecinin tezgahından midye dolma yemek, dünyanın en nefis kokoreçi eşliğinde bira içmek sanırım sadece Beyoğlu'na mahsustur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-5707490716136111377?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/5707490716136111377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=5707490716136111377&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/5707490716136111377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/5707490716136111377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2009/02/kreuzberg.html' title='KREUZBERG'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SZUysLvl_YI/AAAAAAAAAMg/3QIOOqcwE1c/s72-c/77100037.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-4435527741026514333</id><published>2009-01-26T23:52:00.000-08:00</published><updated>2009-02-12T13:15:56.229-08:00</updated><title type='text'>Trenle Suriye</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 sonbaharı için arkadaşım Serkan ile birlikte hazırladığımız Suriye gezisi için ön araştırmayı İnternetten yaptık. İstanbul'daki Suriye Konsolosluğundan bir günde vizelerimizi aldıktan sonra Haydarpaşa'dan kalkan Toros ekspresine eklenen Suriye vagonundan yataklı biletlerimizi aldık. Haydarpaşa'dan Şam'a 90 TL:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7A3jQ2XkI/AAAAAAAAAJA/Op0OkTRIcuU/s1600-h/58510001.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295882272425532994" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7A3jQ2XkI/AAAAAAAAAJA/Op0OkTRIcuU/s320/58510001.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;23 Kasım sabahı 10:30 da trene İzmit'ten bindik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Restaurant olmadığını öğre&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;nince biraz bozulduk. Ama yandaki fotoğrafta görülen Suriyeli kondüktör Umran bize restaurantı aratmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vagonda orta yaşın üzerinde Suriyeli bir &lt;span style="font-family:arial;"&gt;adam, Iraklı bir aile, İngiliz bir çift ve biz varız. Temel fıkrası gibi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iraklı ailenin yaşamı savaşın yol açtığı bir dram. Bağdat'tan İstanbul'a gelen aile buradan Şam'a gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7Mbh87vKI/AAAAAAAAAJQ/CRyF5vbRWxA/s1600-h/s59140022.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295894985176759458" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7Mbh87vKI/AAAAAAAAAJQ/CRyF5vbRWxA/s320/s59140022.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Umran yandaki kompartımanı da içerden açarak birleştirince geniş bir kompartımanımız oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir'de biraz yiyecek takviyesi yaptık. Yolculuk iyi gidiyor. Pek sıkılmıyoruz. Yanımıza okuyacak birşeyler de almıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece 12 civarında yattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7OzeBIpGI/AAAAAAAAAJY/dwOk5phpctA/s1600-h/s58510004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295897595460756578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7OzeBIpGI/AAAAAAAAAJY/dwOk5phpctA/s320/s58510004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sabah uyandığımızda tren Toroslar'da kıvrıla kıvrıla ilerliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken saatlerde manzara çok güzeldi. Osmaniye, Fevzipaşa derken Türkiye'deki son durağımız Islahiye'ye vardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vagonumuz burada çeşitli aktarmalarla uğraşırken biz de çıkış işlenmleri ile uğraştık. Çıkış harcını yatırmak için biraz uğraştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7QNxTcluI/AAAAAAAAAJg/1Sn4Wz_0zaM/s1600-h/58510006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295899146826061538" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 212px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7QNxTcluI/AAAAAAAAAJg/1Sn4Wz_0zaM/s320/58510006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İstasyonlarda fotoğraflanacak çok şey var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben fırsat buldukça kadraja güzel bir kare yerleştirmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğlen sıraları sonra Suriye topraklarına girdik. Suriye'deki ilk istasyon Meydan Ekbez. Burada gümrük vepasaport kontrollerimiz yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol boyunca her taraf zeytinlik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suriye zeytin üretiminde dünyada önemli bir yere sahip. Bu bölge coğrafi olarak çok güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytin hasadına yardım eden çocukların istisnasız hepsi trene el sallıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 16:00 civarında Halep'e yaklaşıyoruz. Halep'in girişi kilometrelerce varoş. Burada yaşayan çocuklar için trene taş atmak bir eğlence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halep'te aktarma yapacağız. Şam'a gidecek tren gece 12 de hareket edecek. Halep'i gezmek için vaktimiz var. Umran'ın da yardımı ile aktarma ve emanet işini halledip bira&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7TTZnnODI/AAAAAAAAAJo/YGPnw8N5f1c/s1600-h/58510035.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295902542082291762" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7TTZnnODI/AAAAAAAAAJo/YGPnw8N5f1c/s320/58510035.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;z da dolar bozdurduktan sonra bir taksiye atlayıp kendimizi Halep'e teslim ediyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Suriye çok ucuz. Taksi ile uzun mesafeler ortalama 1 dolar civarı. Bir taksici bizden para almadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arabistanlı Lawrence, Agatha Christie ile birlikte Atatürk'ün de kaldığı Baron Otel'i gezdikten sonra Halep Kalesi'ne geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalenin etrafı oldukça hareketli. Hava ılık. Çay bahçeleri dolu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstasyona yakın bir restaurantta güzel bir sofra kurduk. Kebaplı humuslu ve araklı bir sofra. Arak Suriye'de üretilen rakının adı. Tadı bizimkiler kadar iyi değil. Mükellef soframıza ödediğimiz para yaklaşık 18 dolar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7ezTLERtI/AAAAAAAAAJw/Fnau9KfP_To/s1600-h/58590027.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295915184735667922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7ezTLERtI/AAAAAAAAAJw/Fnau9KfP_To/s320/58590027.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Trenimiz 12:30 da Şam'a hareket etti. Yorgunluktan hemen uyuduk. Gece birkaç kez uyandığımda etrafın uçsuz bucaksız çöl görünümündeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah Şam'a vardık. Bir taksi ile otellerin yoğun olduğu bölgeye gittik. El yordamıyla bulduğumuz Al Majed otelinde gecelik kişi başı 10 dolarlık odamıza yerleştik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Harita elimizde kendimizi sokaklar attığımızda henüz sabah 9:00 du. Vahdettin'in mezarının olduğu Süleymaniye Camiini bulmamız zor olmadı. Burada çok sayıda Türk turist vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7g_e0miBI/AAAAAAAAAJ4/KWH3o7rcRRs/s1600-h/s58590017.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295917593044355090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7g_e0miBI/AAAAAAAAAJ4/KWH3o7rcRRs/s320/s58590017.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çok çeşitli ve lezzetli pidelerin yapıldığı küçük fırınlardan birinde kahvaltımızı yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleymaniye'nin arkası Şam askeri müzesi. Burada Rus uzay gemisi Sputnik' in dünyaya dönüşte kullanılan kapsülü de sergileniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve suyu büfeleri çok yaygın. Ucuza taze sıkılmış meyve sularından bol bol tüketiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyerek Hamidiye İstasyonuna geçtik. osmanlı İmparatorluğu zamanında yapılmış bu istasyon şimdi müze. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7ihhPzQII/AAAAAAAAAKA/Vy55L7lA7c8/s1600-h/58590031.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295919277322485890" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7ihhPzQII/AAAAAAAAAKA/Vy55L7lA7c8/s320/58590031.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Giriş kütüphane şeklinde düzenlenmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitraylardan sızan ışık çok hoş görüntüler oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada birkaç saat kitapları karıştırdıktan sonra Şam'ın meşhur kapalıçarşısı Hamidiye Çarşı'sına gitmeye karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşı haritaya göre yürüme mesafesinde. İşimiz zaten gezmek.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBZYFTxABI/AAAAAAAAAKQ/H4uHOb5ZXmQ/s1600-h/59890017.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296331432064516114" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBZYFTxABI/AAAAAAAAAKQ/H4uHOb5ZXmQ/s320/59890017.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kapalıçarşı insanda 100 yıl öncesinde yaşadığı izlenimi uyandırıyor. Son d&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;e&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;rece mistik bir yer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dükkanlar çok etkileyici. Kaplumbağa kabuğundan minare gölgesine dek her şey satılıyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldukça geniş ve yüksek bir çarşı. Buradan bol miktarda hediyelik tespih aldık. Çok ilginç mekanlar var. Burası günlerce gezilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşının bir kapısı Emevi Camiine çıkıyor. Cami son derece turistik bir mekan.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBaK1OGdHI/AAAAAAAAAKY/xlq0O_Unoj4/s1600-h/s60010019.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296332303919117426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 186px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBaK1OGdHI/AAAAAAAAAKY/xlq0O_Unoj4/s320/s60010019.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her mezhepten insanın kendi mezhebine uygun namaz kıldığı, kadınların da aynı katta erkeklerin arkasında ayrılmıl bir bölümde namaz kıldığı camide ezan değişik bir şekilde okunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yandaki fotoğrafta görülen cami avlusunda ayakkabı ile gezmek yasak. Avluya girerken yakkabıları çıkarttık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yerde olduğu gibi burada da Japon turist bol miktarda:)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBbkF7ZL9I/AAAAAAAAAKg/p9kF7_EgpL0/s1600-h/s60010025.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296333837412413394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBbkF7ZL9I/AAAAAAAAAKg/p9kF7_EgpL0/s320/s60010025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Cami Suriyeliler için aynı zamanda sosyal bir mekan. Avluda uzun süre vakit geçiren çok insan var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsanın mesih olarak geleceğine inanılan beyaz minare de burada. (Üstteki fotoğraf)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caminin yakınında Nafura denen bölgeye geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvelerde meselcilerin anlatılarında kulandıkları yüksek tabure ilginç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBemFqCG-I/AAAAAAAAAK4/NiOdczfzFjU/s1600-h/60050035.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296337170234219490" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBemFqCG-I/AAAAAAAAAK4/NiOdczfzFjU/s320/60050035.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Suriye'de kahvehaneler çok güzel. Nargile çok yaygın. Kadınlar da neredeyse erkekler kadar çok nargile içiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaklarda kadın sayısı az değil. Çok kapalı giyinmiş olanları olduğu gibi son derece modern görünümlü ve rahat giyimli kadınlara da rastlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suriye'de görebildiğimiz kadarı ile değişik din ve mezhepten insanlar bir arada rahat yaşıyorlar. Örneğin Bab Tuma denen bölge daha çok Hıristiyanların yaşadığı bir mahalle.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBhjjjncoI/AAAAAAAAALA/pAPVqpzxqDY/s1600-h/s59890007.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296340425255645826" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 209px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBhjjjncoI/AAAAAAAAALA/pAPVqpzxqDY/s320/s59890007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dar sokaklar çok güzel. Serkan dayanamayıp çocuklarla futbol maçına girişti:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bab Tuma 'da dolaşırken yorulduk. Bir meyvesuyu büfesinin önünde otururken yanımıza iki genç geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençler Hataylı. Şam'a okumaya gelmişler. Biraz beraber dolaştık.&lt;br /&gt;Kaldıkları eve gittik. Ev mekan olarak çok güzel. Kocaman bir avlusu var. Genelde öğrenciler kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şam'da üniversite okuyan Avrupalı gençler de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece otelin civarında dolaştık. Yakındaki başka bir otelde birkaç bira içtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah yine 8:30 da kendimizi sokağa attık. Nazım adında Türkmen bir ayakkabı boyacısı ile tanıştık.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBj02-4L_I/AAAAAAAAALI/yO1sYjq_RE8/s1600-h/s59890028.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296342921551294450" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYBj02-4L_I/AAAAAAAAALI/yO1sYjq_RE8/s320/s59890028.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Biraz hoşbeşten sonra kahvaltı için yakınlarda bir mahalleye yürüdük.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Burası çok güzel. Yandaki fırından sıcacık ekmeklerimizi alıp güzel bir çay ocağında kahvaltımızı yaptık.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Etrafta küçük mistik oteller var. Gecelik ortalama 7-8 dolar. Bu otellerde kalan çok sayıda yabancı genç var. Birdaha geldiğimde kesin burada kalacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvssO1-uCI/AAAAAAAAALQ/4_SbVixqFFM/s1600-h/s59990016.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299589631174424610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvssO1-uCI/AAAAAAAAALQ/4_SbVixqFFM/s320/s59990016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Nazım'ın da yardımı ile bir taksi kiraladık. Yaklaşık 50 km uzaklaki Maolula&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:arial;"&gt;ya gideceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Maolula dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri. İsa'nın dili olan aramicenin hala konuşulduğu ve hıristiyanlarla müslümanların bir arada yaşadığı bir yer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kilisede rehberin okuduğu aramic dilindeki dua etkileyici idi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Burası çok turistik.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvtAZ5JEuI/AAAAAAAAALY/lbGsIO-KbuQ/s1600-h/s59990017+(1).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299589977737859810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvtAZ5JEuI/AAAAAAAAALY/lbGsIO-KbuQ/s320/s59990017+%281%29.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gezerken iki Türk öğrenci ile karşılaşıp uzun uzun sohbet ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şamdan Maolula ya gidiş-geliş beklemeleri de dahil olarak taksiye ödediğimiz para yaklaşık 16 dolara denk geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşama doğru döndük. Hamidiye çarşısı civarında taksiden indik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Çarşı etra&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvxSjzQ5QI/AAAAAAAAALg/FzvGI5zh49E/s1600-h/59150002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299594687681717506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvxSjzQ5QI/AAAAAAAAALg/FzvGI5zh49E/s320/59150002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;fını biraz daha gezdik. Yarın dönüş yoluna düşeceğimiz için son hediyeliklerimizi de aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suriye'de dükkanlar ç&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;ok güzel. Özellikle berber dükkanlarını çok beğendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otele geldiğimizde hava daha kararmamıştı. Kısa bir süre dinlendikten sonra bir taksiye atlayarak Kasyon tepesine çıktık. Burası Şam'ı yukarıdan gören bir tepe. Çay bahçeleri mesire yerleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Burada uzun süre Şam&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;'ın panoromik görüntüsünü izledik. Hava kararıp şehrin tüm ışıkları yandığında Şam'ın lüks semti Me&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;zze'ye geldik.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvxcvLZ2qI/AAAAAAAAALo/6Lx-CWO5ufY/s1600-h/59150006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299594862534449826" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 212px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SYvxcvLZ2qI/AAAAAAAAALo/6Lx-CWO5ufY/s320/59150006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Güzel bir tatlıcıda tatlılarımızı da yedikten sonra otel civarına döndük. Çok geç olmadan yattık. Sabah kaktığımızda otogardan bir otobüse atlayıp Halep yoluna düştük. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ha&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;ep'e varırı varmaz bizi kapan bir taksicinin arabası ile sınıra kadar geldik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Unutamayacağımız bir gezinin son metrelerini &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;yürürken iki Singapurlu genç de sırt çantaları ile Suriye'ye giriş yapıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hudut taksi olarak bilinen taksilerden birine binerek mutlu bir şekilde Gaziantep yoluna düştüğümüzde yaklaşık 5 gün süren bu gezinin bize maliyetinin 500 TL civarında komik bir rakam olduğunu düşünüyordum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-4435527741026514333?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/4435527741026514333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=4435527741026514333&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/4435527741026514333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/4435527741026514333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2009/01/trenle-suriye.html' title='Trenle Suriye'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SX7A3jQ2XkI/AAAAAAAAAJA/Op0OkTRIcuU/s72-c/58510001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-6245267133264932273</id><published>2009-01-03T12:03:00.001-08:00</published><updated>2009-08-05T00:00:01.527-07:00</updated><title type='text'>Motosiklet ile Avrupa Turu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUDPW5ySKI/AAAAAAAAAIo/gYrKDrJcpIg/s1600-h/000003.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293140499424757922" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 216px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUDPW5ySKI/AAAAAAAAAIo/gYrKDrJcpIg/s320/000003.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Benim motosiklet Honda Shadow 750&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Murat'ın ki Honda Magna 750&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;15 Günde&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Toplam 9000 kilometre.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye, Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Fransa,İtalya Yunanistan ve Türkiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdeyI68gZI/AAAAAAAAAC4/n3_VIyoJjXk/s1600-h/26270035.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289300502851125650" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 320px; cursor: pointer; height: 212px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdeyI68gZI/AAAAAAAAAC4/n3_VIyoJjXk/s320/26270035.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah 7:00 civarı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solda eşim Figen, yanında Serkan, onun yanınla yol arkadaşım Murat ve Seventy Cafe İlker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yola çıkmak üzereyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selanik tam 750 kilometre.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWtaMD1M91I/AAAAAAAAAGY/2L5m3KtdgIk/s1600-h/26270008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290421350510163794" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 212px; cursor: pointer; height: 320px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWtaMD1M91I/AAAAAAAAAGY/2L5m3KtdgIk/s320/26270008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gümrükten geçişimiz öğle saatlerini buldu. Yunanistan'dayız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Otoyol dışındaki yolları tercih ediyoruz. Amacımız mümkün olduğunca çok görmek ve gündelik yaşamın içinde olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol kenarındaki küçük kilise güzel resim veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trafik kazalarında ölenler için yapılmış yaklaşık 1 metre büyüklüğünde, mum, haç ve dini sembollerden oluşmuş yapılar dikkat çekici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdkR-O7wZI/AAAAAAAAADQ/OKOyKbVhEcg/s1600-h/26270020.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289306547296125330" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 320px; cursor: pointer; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdkR-O7wZI/AAAAAAAAADQ/OKOyKbVhEcg/s320/26270020.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol bol mola veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava çok güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yollar genelde iyi. Zaman zaman otoyola giriyoruz. Bu bölgede otoyol normal yoldan çok farklı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdl9jtkvTI/AAAAAAAAADY/HCTez9HSUgM/s1600-h/26270018.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289308395602754866" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 320px; cursor: pointer; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdl9jtkvTI/AAAAAAAAADY/HCTez9HSUgM/s320/26270018.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Selanik'e girişimiz akşam 20:30 civarlarını buldu. İzmire çok benzeyen bir kordonboyu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafelerden birinde kahvelerimizi içtikten sonra yakında bir otele yerleştik. Otelci Türkiye'de uzun yıllar yaşamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişi başı 16 Euroya anlaştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otelin penceresinden motorları görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdokbzD77I/AAAAAAAAADg/bcVF2pIYrCQ/s1600-h/29930037.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289311262516441010" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 320px; cursor: pointer; height: 225px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdokbzD77I/AAAAAAAAADg/bcVF2pIYrCQ/s320/29930037.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah otelden ayrılıyoruz. Atatürk'ün doğduğu evi ziyaertten sonra yola koyuluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İgounemitsa dan ferbotla İtalya'ya geçeceğiz. Yunanistanın batısı dağlık. Nefis yollardan giderek Akşam satlerinde İognamista'ya varıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yandaki fotoğraf feribot iskelesinden. Çok büyük bir liman . Uzun süre yanlış yerde feribot bekledikten sonra görevlinin uyarısı ile doğru yeri buluyoruz. Feribot biletimiz en ucuzundan. Güverte:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdqo5plNMI/AAAAAAAAADo/i18u8mbN694/s1600-h/46330003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289313538272474306" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 212px; cursor: pointer; height: 320px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWdqo5plNMI/AAAAAAAAADo/i18u8mbN694/s320/46330003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;17.Ağustos.2005 günü öğlen saatlerinde İtalya'nın Bari şehrinde feribottan indik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Feribotta tanıştığımız gençlerle vedalaşıp kısa bir harita çalışmasından sonra yola koyuluyoruz. İtalyanın batısına geçeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin ortaları bizim İç Anadolu'ya benziyor. Tarlaların arasında uzayan yollardan, küçük köy ve kasabalarda mola vererek ilerliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorlarımız gayet bakımlı. Yanlız Muratın böbrekleri biraz ağrıyor. Umarım bir arıza çıkarmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğlen sattlerinde açık yer bulmak zor. Akşama doğru Napoli'de olmayı planlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWep_SLqIjI/AAAAAAAAAEQ/YIIRzyB6p10/s1600-h/27190004.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gece Pompei Napoli arasında bir kampingte kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çadırınız varsa Avrupa'da kalacak yer derdi yok. Mevsim de yaz ise dilediğiniz an bir kamping bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiyatlar da son derece uygun. Kampinglere kişi başı ortalama 8-10 Euro gibi fiyatlar ödedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Napoli'den Roma'ya geçtik.&lt;br /&gt;Bu bölgede daha çok otoyol kullanmaya başladık. Avrupa'da otoyollar pahallı. Ama benzin ucuz.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUE0Af2ClI/AAAAAAAAAIw/3oDwpMwDN64/s1600-h/27190004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293142228577159762" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUE0Af2ClI/AAAAAAAAAIw/3oDwpMwDN64/s320/27190004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roma adeta bir açıkhava müzesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan neyin önünde fotoğraf çektireceğini şaşırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Colesseum civarındaki dondurmacılar çok pahallı. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yandaki fotoğraf beğendiğim karelerimden biri. Heykelin duruşu sanki Avrupalı'nın kendine güvenini anlatıyor. &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWtpp0V9aqI/AAAAAAAAAGg/q9OWqVE4oA4/s1600-h/27190002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290438354423081634" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 212px; cursor: pointer; height: 320px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWtpp0V9aqI/AAAAAAAAAGg/q9OWqVE4oA4/s320/27190002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinen tarihi eserler civarında gezerken zaman zaman turlarla gelen Türklere rastlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda ülkemizde yurtdışı turizm çok arttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motosiklet böyle bir gezi için kesinlikle çok ideal. Bir kere şehrin en işlek en turistik yerlerinin dibine dek girebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;Otomobil ile olsan uzak bir yere parkedip yürümek gerekecek. Park için ödenecek ücret de cabası.&lt;br /&gt;Motosiklet için Avrupa'da hiç park ücreti ödemedik. Kaldırımların geniş olması da çok iyi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu itiraf edeyim. Motorlar ile eski Roma'ya girerken kendimi bir an 200 yıl önce at üzerinde şehre giren bir yabancı gibi hissettim:)&lt;br /&gt;Murat'ın ağzı kulaklarında. İkimiz de mutluyuz. Yol çok iyi gidiyor.&lt;br /&gt;Roma'dan çıktık. Pisa'yı da görmek gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pisa küçük bir şehir. Kuleyi bulmak hiç zor değil. Tabelaları takip edince elimizle koymuş gibi bulduk.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWev37aNuZI/AAAAAAAAAEo/q3FBaoApWV8/s1600-h/33400029.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289389662745246098" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWev37aNuZI/AAAAAAAAAEo/q3FBaoApWV8/s320/33400029.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Pisa'da motosikletleri ile gezen Yunan gençleri ile karşılaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biraz sohbetten sonra bol bol fotoğraf çekiyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pisa çok fotojenik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geleneksel giysili birkaç Hindistan vatandaşının kareye girmesi benim şansım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pisa'da fazla kalmıyoruz. Niyetimiz bugün Fransa'ya geçmek. Daha geceye çok var. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290113640754793298" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpCU_qjS1I/AAAAAAAAAFQ/AHONJm_4tWs/s320/33400010.jpg" border="0" /&gt;Avrupa'da bir ülkeden diğerini geçtiğinizi genellikle anlamıyorsunuz. Arada sınır olmayınca...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Monaco'ya birkaç yüz kilometre kala arkamızdan gelen bir motosikletli sürekli selektör yapıyordu. Ne olduğunu anlamadık. Benzin almak için durunca yanımıza geldi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Monaco'da yaşayan bir Türk. Handan Abi. .Bizi Monaco'nun merkezine götürdü. Meşhur otelin olduğu yerde kahvelerimizi içtik. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bize eskortluk ederek kısa bir monaco turu attırıdı. Monte Carlo rallisinin yapıldığı caddelerden ve tünelden geçtik.Kraliyet sarayına kadar gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290115799989473986" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpESrcN0sI/AAAAAAAAAFY/olEgq3Ob7zY/s320/33400014.jpg" border="0" /&gt;Monaco çok güzel bir şehir. Dünya çapında tanınmayı hakedecek bir zenginlik hemen göze çarpıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Lüks kavramı burada daha bir yerli yerine oturuyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biz pasaklı halimiz ve orta halli (oraya göre) motorlarımızla biraz da bunun tadını çıkarıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Monaco'dan akşama doğru ayrılıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Önce kalacak bir yer bulmamız lazım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290115800470180050" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpEStO00NI/AAAAAAAAAFg/7o5fy65sru0/s320/33350024.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;Önümüzde sırayla Nice, Cannes, St Tropez gibi Fransız Rivierası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;nın ünlü şehirleri var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Akşam saatlerinde Nice sahillerindeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahilden el ayak çekilince ortalık çok güzelleşti. Etkilendik ve sahilde yatmaya karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak geç saatlerde gördüğümüz fareler bizi kararımızdan vazgeçirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece 12 den sonra tekrar kalacak yere aramaya başladık ve o satte ancak bir otopark bulabildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;O gece otoparkta uyku tulumlarımızda uyuduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sabah erkenden kalkım Cannes'e doğru yola çıktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahil çok güzel. Etrafta nefis evler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpES03ER2I/AAAAAAAAAFo/NNjUjzYTEcU/s1600-h/33350021.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290115802518013794" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpES03ER2I/AAAAAAAAAFo/NNjUjzYTEcU/s320/33350021.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bisiklet Fransa'da çok yaygın bir spor. Sabah erken saatlerde bisiklete binen çok insan var ve bunların yaş yelpazesi 10 ila 80 arası:)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Manzara nefis. Solumuz deniz sağımız dağ.Kıvrıla kıvrıla giden yollarda motor sürüyoruz. Bazen plakamızı görüp şaşırarak korna çalan ve el sallayan arabalara rastlıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye'den gelen motosikletlilere buralarda pek rastlanmıyor galiba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpJjkVjDDI/AAAAAAAAAFw/-jdB_Rgp06g/s1600-h/29540019.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290121587698371634" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpJjkVjDDI/AAAAAAAAAFw/-jdB_Rgp06g/s320/29540019.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fransa sahilinden yolculuğumuz da Marsilya'dan sonra kendimizi İspanya'da buluyoruz. Barcelona yakınlarında bir kampinge postu serip yanda görülen plajda bikaç saat denize giriyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Barcelona çok güzel bir şehir. Çok geniş bir bulvar şehri tam ortadan ikiye bölüyor. Elimizde harita önemli yerleri işaretleyiz başlıyoruz turlamaya.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt; &lt;div&gt;Sıkıştığımızda birine soruyoruz ama genelde harita ile işimiz görüyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpJjrwxvOI/AAAAAAAAAF4/h8NY1Zi10kg/s1600-h/29540008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290121589691628770" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpJjrwxvOI/AAAAAAAAAF4/h8NY1Zi10kg/s320/29540008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;La Rambla'da karnımıza doyurduktan sonra Barcelona'nın ününe ün katan Gaudi nin eserlerinin birkaçını ziyaret edşiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;La Sagrada Familia' da tadilat olduğu için iyi fotoğraf alamadık. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Barcelona'dan geç olmadan çıkıyoruz. Yolumuz uzun. Bu akşam San Sebastian'a varmayı planlıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpMtXpUl5I/AAAAAAAAAGI/NGU0JyncWIM/s1600-h/24150003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290125054625224594" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpMtXpUl5I/AAAAAAAAAGI/NGU0JyncWIM/s320/24150003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Akşam 8:00 civarı San Sebastian'a vardık. Biraz şehri turladıktan sonra yine çok güzel bir kampa çadırlarımızı kurduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt; &lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpMsydd6CI/AAAAAAAAAGA/7VXFiDQDlt8/s1600-h/000010.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5290125044643391522" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 216px; height: 320px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWpMsydd6CI/AAAAAAAAAGA/7VXFiDQDlt8/s320/000010.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Avrupa bir karavan cenneti. Yollarda çok fazla sayıda karavanla karşılaştık. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt; &lt;div&gt;Kampinglerde de çok özendirici bir hayat yaşıyorlar doğrusu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mekanlar muhteşem. Fiyatlar bize göre bile ucuz olduğuna göre gerisini siz düşünün. San Sebastian bizim geleceğimiz en uzak şehir.Atlas Okyanusu'na ulaştık. Artık dönüşe başlıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sabah Fransa'nın Atlas Okyanusu sayfiyesi Biarritz’de olma hayalleri kuruyoruz.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOXF9xXxxI/AAAAAAAAAGw/BBgcuE9kfWw/s1600-h/46180002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292740115827246866" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOXF9xXxxI/AAAAAAAAAGw/BBgcuE9kfWw/s320/46180002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah çadırda uyandığımda önce toprak kokusunu duydum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gece çok yağmur yağmış. Neyse ki çadırda en ufak bir hasar yok. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birkaç komşunun çadırına su girmiş. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Toparlanıp yola çıktığımızda yağmur yine başladı. İnce yağan yağmurda kıvrıla kıvrıla dağ yollarından okyanus kıyısındanFransa sınırına geçtik.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biarritz' vardığımızda saat 10:00 olmuştu. Burası sörf cenneti. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hava sıcak olmamasına rağmen sözrf tahtasını alan sahile koşmuş. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çok güzel bir kafeterya bulduk. Denize sıfır:))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOXFycv_fI/AAAAAAAAAG4/hharMxpXSR4/s1600-h/45990010.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292740112787963378" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOXFycv_fI/AAAAAAAAAG4/hharMxpXSR4/s320/45990010.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burada güzel bir kahvaltı yaptık. Ortalıkta kimseler yok. Önümüzde nefis dalgalar. Sörfçüler...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İnsan sadece bu kafede bile uzun süre kalmak ister. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öğleden sonra yola çıktık. Yol üzerinde Lyon'a uğrayacağız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oradan Alpler üzerinden İtalya'ya geçeceğiz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Motosiklet ile günde yaklaşık 600 km yol yapıyoruz. Can sıkıntısına bağıra bağıra şarkı söylediğim çok oldu. Bir depo ile ortalama 250 km yol gidiyoruz. Bu da yaklaşık 2.5 saatte bir mola vermek anlamına geliyor. İyi oluyor. .&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yolda çok motosikletliye rastlıyoruz. Genelde sol ayaklarını uzatarak selam veriyorlar. Biz de alıştık. Bazen Murat'ın yanından geçince de kornoyla karışık ayağımı uzatıyorum:)) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc6g3kc4I/AAAAAAAAAHA/0Do-6Cng9Bk/s1600-h/46320005.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292746516159820674" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc6g3kc4I/AAAAAAAAAHA/0Do-6Cng9Bk/s320/46320005.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Lyon öncesi Clermont'tayız. Geç oldu. Bir otel bulup yatmak istiyoruz. Şehre geç girdik. Bu satten sonra kamp bulmak zor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Saat 21:00 i geçti. Otel için biraz dolaştık ama burası küçük bir yer uygun bir yer bulmak kolay değilmiş. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Saat 22:00 civarında küçük bir otel bulduk. Cezayir'li bir kadın işletiyor. Geceliği 26 Euroya anlaştık. Bu satte burası bize dünyanın en lüks oteli gibi geldi. Duşlarımızı alıp birer bira içtikten sonra uyuduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sabah 7:00 civarı yola koyulduk. Lyon yakın. kahvaltıyı Lyon'da yaptık. Burada çok vakit geçirme niyetinde değiliz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birkaç kare fotoğraftan sonra yola koyulduk. Bugün hedefimiz Alplerden İtalya'ya geçmek. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yol gayet güzel. Neredeyse Avrupanın yarısından çoğunu geçtik ama yolda hiçbir sıkıntı yaşamadık. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc60ke_KI/AAAAAAAAAHQ/q-DjkVyua2g/s1600-h/46320018.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292746521448479906" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc60ke_KI/AAAAAAAAAHQ/q-DjkVyua2g/s320/46320018.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc60ke_KI/AAAAAAAAAHQ/q-DjkVyua2g/s1600-h/46320018.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğlen sattlerinde Alplerin eteklerindeydik. Gittikçe yol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc6peHBDI/AAAAAAAAAHI/9n1Xs850ddc/s1600-h/46320012.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292746518468953138" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOc6peHBDI/AAAAAAAAAHI/9n1Xs850ddc/s320/46320012.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;dikleşmeye, şehir görüntüsü yerini dağ görüntüsüne bırakmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hemen sağdaki karedeki kasaba çok hoşumuza gitti. Burada yemek molası verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sanki Peter ile Heidi köşeden keçileriyle çıkacak gibi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOf8Q7w9TI/AAAAAAAAAHY/uykTwR27ZC8/s1600-h/46320007.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292749844777071922" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXOf8Q7w9TI/AAAAAAAAAHY/uykTwR27ZC8/s320/46320007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada coğrafya çok etkileyici. Birçok bisikletçi Fransda Bisiklet Turunun yapıldığı yollarda antreman yapıyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yarışlardan kalma yazılar yollarda duruyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yukarı tırmandıkça bitiki örtüsü azaldı. Nihayet Ağustos ortasında kar da gördük. Birçok karavan beğendikleri yerde konaklamış. Burada gece de nefistir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama biz inişe geçtik ve İtalya tarafında hemen Alplerin eteklerinde Aosta'da şahane bir kamping bulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXTvoLKCs7I/AAAAAAAAAHg/n4Wz3RvW5O4/s1600-h/24190009.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293118935535891378" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXTvoLKCs7I/AAAAAAAAAHg/n4Wz3RvW5O4/s320/24190009.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Solda Aosta'da kurduğumuz çadırlar. (Laf aramızda Avrupayı Carefour'dan 30 TL ye aldığımız çadırlarla geziyoruz.):)))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burada da adam başı 8-10 Euro gibi bir konaklama ücret ödedik. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Akşam yemeği olarak makarnalarımızı yedikten sonra Alpleri seyrederek biralarımızı yudumladık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere burası da karavanların çok tercih ettiği bir yer. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXTvpktTFrI/AAAAAAAAAHw/rrJDIPMX1qE/s1600-h/29720022.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293118959574521522" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXTvpktTFrI/AAAAAAAAAHw/rrJDIPMX1qE/s320/29720022.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sabah yine horozlarla beraber kalkıp yollara düştük. Kahvaltı için yolda bir Autogrill de durup karnımızı doyurduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yolda fazla oyalanmadan sadece benzin için durup devam ediyoruz. Çok geç olmadan Venedik'te olmak istiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öğle saatlerinde Venedik tabelasını gördük. Merkeze yakın bedava bir otoparka motorları bırakıp başladık şehri turlamaya.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXTvpYI7qnI/AAAAAAAAAHo/GfJX-qG9ZsY/s1600-h/27210013.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293118956200766066" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXTvpYI7qnI/AAAAAAAAAHo/GfJX-qG9ZsY/s320/27210013.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;O kadar çok fotoğrafı çekilecek kare var ki...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir de her taraf turist. En çoğu tabi ki Japon. Bazen Türk gruplara da rastlıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dükkanların birinde sanatçının camdan süs eşyaları yapışını izledik. Hediyelik maskelerimizi de aldıktan sonra meydanda güzel bir pizzacıda karnımızı doyurduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Artık gezimizin sonuna yaklaşıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Buraya kadar geldikten sonra Floransa görülmeden dönülmez. İçerlerde olmasına rağmen Venedikten sonra Floransa'ya uğrama kararı verip akşam saatlerinde sular altındaki bu romantik şehirden ayrılıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaklaşık 1 saat yol aldıktan sonra Adriyatik kıyısında bir kampinge yerleşiyoruz. Hava daha kararmadan denize girip yemeğimizi yedik. Sohbet, bira derken çok geç olmadan yattık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sabah Muratın çadırından gelen inleme sesleri ile uyandım. Ufak ufak sancılarla uyarılar veren böbrek Murat'ı kıvrandırıyordu. Hemen danışmaya gidip yarım yamalak ingilizcem ile hastanenin yerini öğrendim. Murat'ı motorun terkisine atıp el yordamı hastaneyi buldum. Acil servise dalıp durumu anlattım. Murat'ı hemen tetkike aldılar. Röntgen, tahlil, serum derken akşam oldu. Ağrıyı dindirip bize reçetemizi verdiler. Tüm ısrarlarımıza rağmen beş kuruş ödemeden hastaneden ayrıldı&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT2ZTLpCXI/AAAAAAAAAH4/t7gc3k38x78/s1600-h/29930017.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293126376573438322" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT2ZTLpCXI/AAAAAAAAAH4/t7gc3k38x78/s320/29930017.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;k. Meğer İatalya'da acil müdahaleler ücretsizmiş. Kampa dönüp bir gecelik daha ödeme yaptıktan sonra ağrıları dinen Murat ile güzel bir akşam yemeği yedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah Murat gayet sağlıklı olduğundan gecikmeden yola koyulduk. Motorumun depo üstü çantasının üzerindeki haritayı her zamanki gibi takip ederek Floransa'nın merkezine ulaştık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;En önemli turistk mekanları bulmamız zor olmadı. Tabelalar çok yardımcı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu kadar etkileyici heykel hiçbiryerde görmedim. Müthiş detaylar. Michelangelo müthiş bir sanatçı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bence Floransa'nın &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT2Zk0O-hI/AAAAAAAAAIA/BzhkAShRatg/s1600-h/29930010.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293126381307099666" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT2Zk0O-hI/AAAAAAAAAIA/BzhkAShRatg/s320/29930010.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;yarısı Michelangelo'dur. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burası sanki sanat panayırı. Son derece etkilendiğimi itiraf etmeliyim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Civarda gösteri yapan sokak sanatçıları da son derece fotojenik. Yandaki fotoğraftan demek istediğimi anlamışsınızdır:)))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Burada etrafı seyrederken bir ara Murat ile birbirimizi kaybettik. (Bu sık olan bişey) :)) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Akşama doğru şehirden ayrılıp yine Adriyatik kıyısında bir kampingde çadırlarımızı kurduk.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yarın Brindisi'den feribota binmek istiyoruz. &lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT76hBqEyI/AAAAAAAAAIY/mF5U5h2pn-g/s1600-h/30480035.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293132444783481634" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT76hBqEyI/AAAAAAAAAIY/mF5U5h2pn-g/s320/30480035.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sabah kalkıp haritayı kontrol ettiğimizde yaklaşık 6 saatlik bir yolumuzun olduğunu farkettik. Hemen yola koyulduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Brindisi'ye kadar hep otoyoldan gittik. Yemek ve benzin molaları dışında hiç durmadık. Feribot için biletimizi henüz almadığımız için geç kalmak istemiyorduk. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaklaşık 16:00 civarlarında Brindisi'ye vardık. Fazla dolaşmadan gece yola çıkacak bir feribottan biletlerimizi aldık. Bu sefer oda kiraladık. Güverte bileti için ödediğimiz paranın yaklaşık iki katını ödedik. (120 Euro civarında)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yemek sohbet ve biradan sonra feribotumuza yerleştik. Yunanistan'ın Petra'sına &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT76UHpuyI/AAAAAAAAAII/JVCl672ptzA/s1600-h/33350003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293132441318964002" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT76UHpuyI/AAAAAAAAAII/JVCl672ptzA/s320/33350003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;varacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolculuk güzel geçti. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ertesi gün 11:00 gibi Petra'ya vardık. feribottan çıkınca pek oyalanmadan Atina yollarına düştük. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Atina yakın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstanbul'un kargaşasını da aratmıyor. Kebaplarımızı yedikten sonra harita tabela işleri ile boğuşarak Acropol'e vardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal olarak ortalık turist kaynıyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yanımıza iki genç geldi. Odtü'lü gençler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT76bbfduI/AAAAAAAAAIQ/OW4kVLiJfRE/s1600-h/30480007.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293132443281225442" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 212px; height: 320px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXT76bbfduI/AAAAAAAAAIQ/OW4kVLiJfRE/s320/30480007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İnter rail ile bir aydır Avrupayı geziyorlarmış. Biraz sohbet biraz fotoğraf derken şehre indiğimizde saat15:00- 16:00 gibiydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biraz harita biraz sorarak Selanik yolunu bulduk. Evet bu gece Selanik'te olmalıyız. Çünkü yarın vizemiz bitiyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Güneşi yolda batırdık. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Selanik'te ilk gece kaldığımız oteli bulduğumuzda 22:00 civarıydı. Otelci bizi görünce sevindi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Güzel bir duştan sonra otelin yakınındaki dönercide karnımız doyurduk.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yorulmuşuz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fazla takılmadan otele döndük. Yarın gece evde olmayı hayal ettim. Çok güzel bir gezi, hala devam ediyor. 15 gündür hemen her gün telefonlaştığım eşim ve kızımı özledim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUBvYW_0lI/AAAAAAAAAIg/F5Ztcj1iiIQ/s1600-h/29580004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293138850548273746" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUBvYW_0lI/AAAAAAAAAIg/F5Ztcj1iiIQ/s320/29580004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yandaki fotoğraf Türkiye sınırından. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Selanik'den sabah 08:00 gibi hareket ettik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Keyifli ve huzurlu bir yolculuktan sonra akşama doğru sınıra vardık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye'ye girmeden depoları doldurduk. Avrupa'da benzin daha ucuz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İstanbul kalabalığını çıktıktan sonra İzmit'e 22:00 civarında vardık. Murat ile vedalaştıktan sonra eve giderken ne güzel birşey yaptığımızı düşünüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta content="text/html; charset=utf-8" equiv="Content-Type"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 11" name="Generator"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 11" name="Originator"&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CHAKANL%7E1%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-6245267133264932273?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/6245267133264932273/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=6245267133264932273&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/6245267133264932273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/6245267133264932273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2009/01/motosiklet-ile-avrupa-turu.html' title='Motosiklet ile Avrupa Turu'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SXUDPW5ySKI/AAAAAAAAAIo/gYrKDrJcpIg/s72-c/000003.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-191384206620951927.post-2328278363323176499</id><published>2009-01-03T10:51:00.000-08:00</published><updated>2009-02-09T00:19:40.713-08:00</updated><title type='text'>Teknemiz Doğa ile Ayvalık'tan İzmit'e</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;2008 yılının Aralık ayında ilk haftalar bayram tatiline rastladı. Bu fırsatı kaçırmak istemiyordum. Havalar da güzel olunca plan kesinleşti. Bu yaz edindiğim Notika Teknik yapımı 32 feet teknemi Ayvalık Marina'dan İzmit'e getirmek için bundan iyi fırsat olmazdı. Önder ve Kaan ile birlikte 9 Aralık sabahı Marinanın önünde otobüsten indik. Seri bir kontrol ve ikmalin ardından 09:30 civarında yola çıktık. Hava açık, rüzgar zayıf deniz sakin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-2GSJTGBI/AAAAAAAAAAo/bYxGRisRBwQ/s1600-h/65010024.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287144706622560274" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 200px; height: 133px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-2GSJTGBI/AAAAAAAAAAo/bYxGRisRBwQ/s200/65010024.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk gün hedef Babakale idi. Fakat hava güzel olunca rotayı Bozcaada olarak düzelttik. Bababurnu'nu dönünce hava sertledi. Ama güneş denizden nefis batıyordu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;21:00 sıraları Bozcaada'daydık. Mendirekte huzursuz bir gece geçirdik. Doğudan gelen rüzgarla dalgalar bizi sabaha dek dövdü.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-378MU2kI/AAAAAAAAAAw/UosHpHlTfjM/s1600-h/%C3%83%E2%80%A1anakkale+Bo%C3%84%C5%B8az%C3%84%C2%B1.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287146727954242114" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 320px; height: 160px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-378MU2kI/AAAAAAAAAAw/UosHpHlTfjM/s320/%C3%87anakkale+Bo%C4%9Faz%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İkinci gün sabah 7:30 da yola koyulduk. Çanakkale Boğazı girişinde hava çok güzelleşti. Oldukça sakin bir havada koca koca tankerleri izleyerek nefis bir boğaz geçişi yaptık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hedef Lapseki olmasına rağmen havayı güzel bulunca gece seyrini göze alarak Şarköy'e varmayı hedefledik. Gece seyrini göze alabilmemizin en önemli nedeni dolunay. Görüşü çok rahatlatıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şarköy'den çıkışımız yine sabah güzeş doğmadan oldu. İyi ki de öyle olmuş. Denizden bu kadar güzel bir gün doğurmak kısmet olmamıştı. &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287148366263769570" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 463px; height: 182px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-5bTXwWeI/AAAAAAAAAA4/joPOsnX4JiY/s400/65000008.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu etapta seyir oldukça zorluydu. 2.5 metreyi bulan kafadan gelen dalgalarla uzun süre yıprandık. Hedefimiz Adalar'dı ama Silivri'ye girmak daha mantıklı geldi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Silivri Balıkçı Barınağında bir balıkçı motoruna aborda olduk. Günün yorgunluğu fena oturmuş üstümüze. Yemketen sonra 21:00 civarı yattık. Sabaha kadar iyi dinlendik. Sabah 7:15 gibi barınaktan çıkarken güneş de denizden çıkıyordu. Ve aşağıdaki görüntü tekneyi unutup fotoğraf makinalarını kapmamıza neden oldu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287149986057907730" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 459px; height: 214px; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-65lkxbhI/AAAAAAAAABA/OKvaGELtf6g/s400/65000026.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Artık hedef İzmit. Yol uzun. Ama hava müsait. Rüzgar genelde kafadan gelse de fırsatını bulduğumuzda hemen full arma oluyoruz. Keyifler yerinde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-71bqsjaI/AAAAAAAAABI/rpDN9s6UTTQ/s1600-h/DSC07162.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287151014190550434" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 301px; height: 206px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-71bqsjaI/AAAAAAAAABI/rpDN9s6UTTQ/s400/DSC07162.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-8e8ZL7aI/AAAAAAAAABQ/85lr8Zcv2CY/s1600-h/65000029.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287151727350115746" style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 320px; height: 212px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-8e8ZL7aI/AAAAAAAAABQ/85lr8Zcv2CY/s320/65000029.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-71bqsjaI/AAAAAAAAABI/rpDN9s6UTTQ/s1600-h/DSC07162.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-71bqsjaI/AAAAAAAAABI/rpDN9s6UTTQ/s1600-h/DSC07162.JPG"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-71bqsjaI/AAAAAAAAABI/rpDN9s6UTTQ/s1600-h/DSC07162.JPG"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-71bqsjaI/AAAAAAAAABI/rpDN9s6UTTQ/s1600-h/DSC07162.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solda ben.Yanımdaki Önder. Sağdaki resimde de Kaan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son derece öğretici, keyifli bir seyirle yaklaşık 3.5 günde 270 mil yol katederek teknem Doğa'yı İzmit'e getirdik. Üçümüzün de bu uzunluktaki ilk seyri olasına rağmen son derece sorunsuz bir işti. Amacım da tekne ile uzun seyir yaparak hem kendimi hem de tekneyi denemekti. Tekne yelken seyrinde çok iyi. Adeta koşuyor. Kardeşi Mardek geçen yıl Dünya Turunu tamamladı. Bakalım Doğa'ya hangi denizler kısmet olacak. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287153854073528690" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 357px; height: 229px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV--avDj4XI/AAAAAAAAABY/GKIROUKmdV4/s320/teknemiz+ilk+gezi+097.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;s/y Doğa&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/191384206620951927-2328278363323176499?l=hakanlamper.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hakanlamper.blogspot.com/feeds/2328278363323176499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=191384206620951927&amp;postID=2328278363323176499&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/2328278363323176499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/191384206620951927/posts/default/2328278363323176499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hakanlamper.blogspot.com/2009/01/teknemizin-evimize-gelii.html' title='Teknemiz Doğa ile Ayvalık&apos;tan İzmit&apos;e'/><author><name>hakan lamper</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00682662877774895298</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SWm_iOovOrI/AAAAAAAAAE4/kcocAwpIIms/S220/DSC07149.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wsQf0brOQ0Y/SV-2GSJTGBI/AAAAAAAAAAo/bYxGRisRBwQ/s72-c/65010024.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
