10 Kasım 2016 Perşembe

FRANSA-VENDEE GLOBE

Yoğun olarak yelken ile ilgilendiğimiz dönemde tanıştığımız Vendee Globe yarışı Kasım ayının 6 sında da start alıyor. Start hep aynı yerden, Fransa'nın Atlantik kıyısındaki küçük denizci şehri Les Sables Dolonne dan veriliyor. Erken davranınca yer bulabildik. Denize ve yelkene meraklı, bu işin çok muhabbetini yaptığımızsı Serkan ve Kaan ile planları yaptık. Nihayet beklenen gün geldi.

Paris

Paris Orly' ye öğlen saatlerinde indik. Kiralık aracımızı firmanın otoparkından alarak yola koyulduk. Kiralık araç sigorta dahil günlük 100 Euro'ya geliyor. Pahalı. Maps2go kullanarak Paris'in trafiğinde Montmarte'deki otelimizi kolaylıkla bulduk. Yerleşmemiz be sokağa çıkmamız yarım saat içinde oldu. Otelimiz gecelik 90  Euro. Çok konfotlu olmasa da merkezi konumuna göre oldukça uygun. Pariste otopark büyük sorun. Otelin önerdiği otopark neredeyse 1 km uzaktaydı. Geceliğine de 22 Euro ödedik.

Montmarte tarafında olduğumuz için şanslıyız. Sacre  Coeur bölgesi hareketli. Civarda biraz dolaştık. Çok güzel bir mekanda çalan piyanoya dayanamadık. Magriplilerin işlettiği mekanda birer beyaz şarap ile güzel müzik dinlemenin bedeli 12 Euro idi.

Haritadan ünlü bistrolardan biri olan Chez Michel’in yerini işaretlemiştim. Üst kat doluydu, alt katta da hiç müşteri yoktu. Gerçi yemek için daha erken sayılır ama boş bölümde de oturmak istemedik, Diğer seçeneğimiz  Gare de l'est taki La Oriantalischer idi. Masaların çoğu rezerve ama güzel bir masa ayarlandı. Menü almadık. Menü fazla doyurucu. Kırmızı şarap ve ana yemek ısmarladık. Oldukça doyurucu be lezzetli yemeğimize üç kişi toplamda 106 Euro ödedik.

Bu yıl memlekette saatler geri alınmadığı için Avrupa ile saat farkı ikiye çıktı. Bu şaşkınlığı atmak kolay değil. Sabah oldu sandığımda daha 5:00 idi. 

Otelin kahvaltısı çok zayıftı. İhtiyar amca ne kadar “breakfast “ diyerek yardımcı olmaya çalışsa da pek tatmin edici değildi.

Tours

Kahvaltı sonrası arabayı otoparktan alıp otel ile hesabı kapatarak yola koyulduk.  Bu gün Tours’a ulaşma niyetindeyiz. Otoyol kullanmıyoruz Şehri banliyölerinden geçerek terk ettik. Köyler çok güzel. Ortalama sürat düşük ama çevre çok güzel. Bir köyden geçerken gördüğümüz” cave”  tabelasında durup içeri daldık. Çok güzel bir şarap dükkanı. İngilizce pek bilmeyen dükkancı ile bir süre sohbet etmeye çalıştık. Birer şişe şarap aldık. Fiyatlar çok makul.

Acıktık. Yine bir köyde küçük bir mekan hoşumuza gitti. Vatandaşların Loto oynayıp birşeyler içebildiği bu underground mekanda kahvelerimizle beraber yandaki patisserieden aldığımız kekleri mideye indirdik. Burası çok hoşumuza gitti. Köpekleriyle gelenler de var. Canımız  kalkmak istemeyince birer de beyaz şarap ısmarladık. Şarap ile birlikte bir kase de fıstık veriyorlar. Kahve ve şaraplara toplam ödediğimiz hesap 12 Euro.

Yine yol üzerindeki Chatedune çok güzel bir şehir. Şehir dediğime bakmayın, köyün irisi. Güzel bir şatosu var. Şatonun etrafında yaya yolundan kısa bir turistik gezi yaptık.

Tours' a girdiğimizde saat öğleden sonra 3 olmuştu. Oteli yine elimizle koymuş gibi bulduk. Şehir
içinde park yerlerinin bir kısmı paralı bir kısmı bedava. Otelin hemen yakınında bedava  bir yere arabamızı bıraktık. Artık bizden rahatı yok.

Eski şehir bölgesi Plumereau, lüks mağazaların bulunduğu cadde ve katedral Tours'un görülesi yerleri. Eski evlerin ve çok şık çok güzel yeme-içme mekanlarının olduğu Plumereau çok güzel. Haritaya iki restaurant işaretlemiştim ama doğrusu ikisini de çok beğenmedik. Daha yerel bir Fransız mutfağı deneme niyetindeyiz. Hava çok güzel. Dışarıda bir yerde birer bira içtik. Ortalıkta çok genç var. Tours çok rahat çok güzel Paris ile kıyaslandığında çok ucuz bir şehir. Biralardan sonra biraz yürüdük. Çok şık çok güzel mağazalar var. Sakin bir mekanda Paris tenis turnuvasında karşılaşan Cilic ve Djokovich maçının son dakikalarını yakaladık. Cilic taybreak te yendi.

Plumereau da çok şık çok hoş eski bir Fransız lokantasında güzel bir masa ayarladık. Menü Fransızca. Önce bir şişe yerel şarap ve peynir  ısmarlayıp uzun uzun menü ile boğuştuk. Çok az yardım ile şahane et yemekleri ısmarladık. Gerçekten çok güzel bir yemek yedik. Hesap 86 euro. Fransa'da insanların yemek alışkanlıkları farklı. Bazı masalar tatlıyı önce yiyip sonrasında ana yemek yiyebiliyor:))

Ötele döndüğümüzde iyi yorulmuştuk. Neyse ki otelimiz çok güzel ve rahat.

Sabah kalktığımızda bulduğumuz kahvaltı bizi şaşırttı. Son derece zengin kahvaltımız ile otele toplamda 110 Euro ödedik.

Les Sables Dolonne

Bu gün asıl hedefimize Les Sables Dolonne' e gidiyoruz. Otoyol tercih ettik ama bir kavşakta yanlış spmamız nedeni ile fazla gitmeden otoyoldan çıktık. İyi ki de çıkmışız. Chinon rotası tam bir şarap yolu. Etrafta nefis görüntüler var. Şahane nizami bağlar, bağların arkasında şatolar, nefis köy evleri, sonbaharın sararmış kızarmış yaprakları ile nefis görüntüler oluşturmuş.

Bir kaç yerde durup fotoğraf çektik. Chinon’da son derece şık, etrafı bağlarla çevrili bir şarap kavına girdik. Yöresel şaraplar dışında belli başlı yörelerin şaraplarından da tadım yapmak mümkün. Tadım için kurdukları düzenek bile şahane. Buradan ikişer şişe şarap aldık. Fiyatlar çok iyi 4-5 Euro'ya da şarap var.

Daha fazla oyalanmak istemedik. Bugün Les Sables Dolonne' e de erken olmak istiyoruz. Pazar günü başlayacak yarış için bugün son gün. Dört yılda bir yapılan Vendée Globe dünyanın en zor yarışı. Yaklaşık 20 metrelik tekneleri ile her teknede tek denizci Ümit Burnu ve Horn  Burnu' ndan dolaşarak dünya turu yapacak. Müthiş denizlerde yaklaşık 3 ay tek başına boğuşacak denizcileri görebilmek için erken orada olmak istiyoruz.

Oteli bulmamız harita programımız olmasa çok zor olurdu. Ancak bizim ötele varışımız öğleden sonra 1 gibi oldu, resepsiyonun çalışma saatleri ise 17:00-20:00 arasıymış. Otel dediğime bakmayın aslında tesis apart evlerden oluşan, kapısı şifre ile açılan bir tatil sitesi. İçeriden bir site sakinine seslenerek kodu öğrendik  ve arabayı içeri park ederek kendimizi sokağa attık.

Kaldığımız yer ile Vendée Globe Village arası yaklaşık 4 km. Yürünecek gibi değil. Daha yakında kalacak yer çok aramıştım ama bu sezonda burada yer bulmak imkansızdı. Son çözüm olarak arabayla gidebileceğimiz yere kadar gidip oradan yürümeye karar verdik ama park çok büyük sorun. Bu sezonda 30 bin kişilik şehir nüfusu 350 bine çıkıyor. Burada tek çözüm bisiklet. Bisiklet yolu merkezde araba yolundan daha geniş. Zar zor en yakın park edebildiğimiz yerden limana 2 kilometreden fazla yürüdük.

Ortam çok kalabalık. Her yaştan insan var ama çoğunluk orta yaşın üzeri. Vendee Globe Village girişinde kuyruk vardı. Üzerimizi aratarak içeri girdik. İçeride iğne atsan yere düşmez. Open 60 ların pantonu kapalıydı Yanlarına gidemedik, ancak uzaktan izleyebildik. 

Çeşitli etkinlikler var. Yarışmacılarla röportajlar, hediyelik eşya ve promosyon stantları. Bir nevi fuar gibi. Akşama dek buralarda sürttükten sonra bir şeyler yemeye niyetlendik ama her yer dolu. Rezervasyonsuz bir yere girmenin olanağı yok. Biz de geç olmadan kalacağımız yere dönüp dairemize yerleştik. Baktık yemek işini dışarıda çözmek zor. Açık bir Carrefour'dan mikrodalgada ısıtılacak tatsız şeylerle karnımız doyurduk.

Bugün büyük gün. Start öncesi teknelerin geçeceği kanalda yer kapabilmek için 6 da kalktık. Sandviçlerimizi çantalara koyduk. Arabayla dünkü park yerimize kadar gittik ve park ettik. Ortalık zifiri karanlık ama sokaklar insan kaynıyor. Ailece, çoluk çocuk, karı koca ya da tek başına bir sürü insan çıkışa akıyor. Mendireklerin uzaktan görüntüsü inanılır gibi değildi. Sıra sıra dizilmiş karabatağa benzeyen görüntülerin insan olduğunu öğrenince şok olduk. Sanırım 05:00 te gelip yer kapmışlar. Her şeye rağmen fena yer bulmadık. Üçüncü sıradaydık ama görüş alanımız nispeten vardı. Hava aydınlanmaya başlayınca plaj bile dolmaya başladı.

Burada yaklaşık 2 saat bekledik. Saat 9:00 gibi tekneler çıkmaya başladı. Tek tek iki kıyıda birikmiş, tezahürat yapan insanları selamlayarak yaklaşık 2 saatte geçiş törenlerini tamamladılar. Bu  en yoğun katılımlı yarış. Tam 29 tekne yarışıyor.

Bu dünyanın gerçekten en zor yarışı. 20 metrelik teknelerde tek başlarına dünyanın en tehlikeli denizlerinden dünyayı dolaşıp gelecekler. Aileler ile vedalaşmaları duygusal görüntüler yaratıyor.

Teknelerin geçişi bittiğinde saat 11:00 oldu. Çok üşüdük, en az 4 saattir ayaktayız ve çok yorulduk. Küçük bir mekanda oturacak yer bulup birer kahve içtik. Start naklen plaja kurulu dev ekrandan da yayınlanıyor. Plaj doldu. Start saati 13:00. Güneş ortalığı ısıtınca dev ekranda start ve sonrasını bir süre izledik.

Saat 14:00 gibi olunca yürüyerek eve döndük. Marketten aldığımız pizzayı mikrodalgada ısıtıp beyaz şarap ile mideye indirdik. Yorulmuşuz. Evden akşama doğru çıktık. Artık dönüşler başladığı için şehir rahatlamış. Park sorunu bitmiş. Arabayla mendireğin karşı kıyısına geçtik. Dolaşırken bir hareketlilik oldu. Baktığımızda yarışa katılan teknelerden “one planet one ocean”  teknesinin limana yedeklenmiş olarak döndüğünü gördük. İspanyol yarışçının teknesinde arıza meydana gelince yarışı bırakmak zorunda kalmış. Çok üzücü. 

Tüm gün boyu yüz binlerce insan ile iç içe yaşadığımız halde hiç Türkçe konuşana rastlamamak üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz için düşündürücü.

Şehrin mendireğin batısında kalan bölgesi daha eski, daha yerleşik. Les sables d’olonne zengin bir şehir. Evler çok güzel. Tekrar şehrin batısına geçip küçük, yerel ve samimi bir mekan bulduk. Burada karnımızı doyurduktan sonra içimizde bir iş görmenin saadeti  ile eve döndük.

Sabah 7:30 da odayı boşaltmış, anahtarı kasaya teslim etmiş ve yola koyulmuştuk. Hava yağmurlu ve sisli idi. A11 otoyoluna bağlandıktan sonra otoyolda kahve-kruvasan ile kahvaltı yapıp depoyu da fulledikten sonra otoyolu takiben Orly' ye rota tuttuk.

Les Sables Paris arası otobana 37.80 Euro ödedik. Paris'e giriş için otoyolda trafik uyarısı verildiği için ve alışveriş yapacak bir market bulmak için hava alanına 30 km kala otobandan çıktık.

Etampes adlı küçük bir şehre yöneldik. Oradan hava alanı yaklaşık 30 km. Şehrin girişindeki büyük alışveriş merkezinden hediyelik çikolatalarımı ile peynirlerimizi aldıktan sonra hemen yakındaki Buffalo Grill de güzel bir yemek yedik.

Hava alanı girişi araba ile kolay ancak kiralık araba bırakmak için P0 parkını bulmak biraz karışık. Neyse çok zorlanmadan sorunsuz bir şekilde arabayı teslim ederek orly west ten orly south a geçtik. Arada shuttle çalışıyor.

Bu gezinin unutulmazları arasında şarap kavları ve üzüm bağlarının  olduğu tartışmasız ama kuşkusuz bir numara Vendee Globe' dir. Yıllarca hayalini kurduğumuz ve hayranı olduğumuz bu müthiş denizcileri uğurlayanların arasında olmak paha biçilebilecek bir şey değil. Üstelik te Paris Tours dahil 5 günlük bu geziyi kişi başı yaklaşık 500 Euro'ya yapmak çok daha güzel tabi ...