23 Mart 2016 Çarşamba

LVIV

Sicilya'ya vize tarihinin çakışmaması nedeni ile gelemeyen Güngör bir gün "itiraz istemem yakın bir yere gideceğiz" dedi. Ne yakını? vizesiz mi? hop-mop derken 1 saat içinde Lviv'den otel ve puanlardan uçak biletlerini aldı. Martın son hafta sonu Lviv'deyiz.

Lviv aslan demek. Yaklaşık 800 bin nüfusa sahip lviv Unesco Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alıyor. Mevsim itibari ile hava mart sonu 10 derece civarında olacak ancak şanslıyız çünkü muhtemelen güneşli bir hafta sonu yaşayacağız.

Citymaps2go ya ilgili görülesi yerleri işaretledim. Küçük bir şehir olduğundan gezmek de kolay. Hava alanından şehre toplu taşıma aracı olarak 95 nolu otobüs ya da 5 nolu troleybüs ile gidiliyor. Lviv ucuz bir şehir. Para birimi Grovni. 1 TL yaklaşık 4 Grovni ediyor.

Uçak neredeyse doluydu. Çoğunluğu Türk bir kısım da Ukranya ve Avrupalı yolcu olduğunu tahmin ediyorum. Yakın oluşu, vize olmayışı ve çok sayıda evliliğin yapılması nedeni ile Türk nüfusun yaşadığı bir şehir Lviv.

Hava alanından çabuk çıktık. Birer sırt çantası ile gittiğimizden bagaj vermedik. Toplu taşıma kolay ama Güngör ehlikeyf ve kapıda da taksiciler bekliyor olunca 120 gravniye otele dek anlaştık. Yaklaşık 12 TL

Otel çok güzel. Tarihi bir kale restore edilerek oluşturulmuş. Taksici gidene dek otelimizin ne kadar güzel ve pahalı olduğunu anlattı. İki kişi için iki gün 500 TL ödedik.

Yerleştikten sonra kendimizi sokağa attık. Merkeze yürüyüş mesafemiz 500 metre. Lviv şehrinin neredeyse tamamı tarihi binalardan oluşuyor. Geniş, düzenli çaddeler, en az yüz yıldır değişmeyen kaldırım taşları ve sokak kaplamaları ile nefis tarihi bir şehir.

Rnouk meydanı ve civarı çok hareketli. Opera binasına giden bulvar üzerindeki banklarda
ihtiyarlar satranç oynuyor. Opera binası görsel olarak gerçekten harika. Hediyelik satan
tezgahlarda magnetin tanesi 1 liraya geliyor. Avrupa bölgesindeki en ucuz magnet:))

Ara sokaklardaki bir Pazar yerinde güzel vakit geçirdik. Ahşap bira kupaları 8 TL. Rnouk
meydanında atraksiyon yapan elemanlarla foto ve muhabbet ile Lviv'de görülesi yerler olan
çikolata ve kahve müzesinin yerlerini belledik.

Acıktık. Biraz özen gösterince çok şık nefis bir mekan bulduk. İlginç biraları var. Kavanozda
servis ediliyor kapağı gazoz açacağı ile açılıyor. Yanında kurutulmuş balık ile servis ediliyor.
Karışık meze istediğimizde 10 çeşit meze koca bir tahta altlık üzerinde geldi. 400 gramlık
porsiyonlarda iki dana eti, patates salatası, mezeler, bira ve bir şişe İspanyol şarabı için
ödediğimiz paranın tamamı 85 TL. Şaka gibi.

Yemek sonrası İzmitli bir arkadaşın işlettiği Glory Cafe ye uğradık. Merkezde, çok güzel bir
mekan. Tiryaki iseniz ince belli bardakta çay ihtiyacınızı burada karşılayabilirsiniz.. Buraya bir kaç kez uğradık ama her sorduğumuzda kafenin sahibinin orada olmadığı cevabı aldık. Belki de soranlardan bıkmıştır.

Ucuz bulunca gezerken bir miktar alışveriş yapmışız. Çantaları otele attıktan
sonra tekrar dışarı çıktık. Şehir içi taksi 5 ila 10 TL civarında tutuyor.

Yorgun düşmüşüz. Sabah önce otelin kahvaltısını yokladık ama çok beğenmedik. Glory Cafe de pastırmalı yumurtalı bir Türk kahvaltısı ile güne başladık..

Meydan hareketli. Bol miktarda hediyelik eşya satan dükkan var. Güngör hediyelik işini biraz abarttı :)) Fiyatları ucuz bulunca ilk gidiğimiz dükkandaki alışverişimiz 1 saat kadar sürdü. Ben gün içinde bu alışveriş seremonisini bir kaç kez tekrarlayacağımızı düşünemedim. Yanılmışım....

Şöyle ifade edeyim. Biraz kaliteli bir bujiteri mağazasında alışveriş miktarımız 300 TL civarı olunca alışveriş merkezindeki 3 güvenlik görevlisi stand civarında dolaşmaya başladı. Güngör'ün son aldıklarını sığdırabileceği bir çanta da aldıktan sonra hepsini otele bıraktık. Yaşasın artık gezeceğiz...:))

Önce kahve fabrikasını gezdik. Çok ilginç daracık dehlizlerden alt katlara inerek gezilen mekan çok güzel düzenlenmiş. Dehlizler alçak olduğundan.geziye başlarken kask veriyorlar. Alt katlardaki kafede güzel kahve servisleri var.

Çikolata fabrikası da görülmeye değer. Çok kalabalık. Öğrenciler de gruplar halinde ziyaret ediyorlar. Çevre havanın da iyi olmasının etkisi ile çok hareketli ve kalabalık. Lviv yazısı önünde fotoğraf çektirmek için kuyruk oluşmuş.

Dün biraz takıldığımız pazar yerinin yakınında olan Da Vinci Restaurant ta güzel bir masaya yerleştik. Bence mekan son derece güzel ve et yemeği ağırlıklı menü oldukça zengin.
Burada yediğimiz akşam yemeğini biraz abarttık. Çok oturduk. Uzun ve ağır bir yemek oldu. Ana yemeğin porsiyonu biraz küçük olunca birer tane daha ana yemek söyledik :))

Yemek sonrası Glory Cafede Çaylarımızı içip otelin yolunu tuttuk.

Dönüş uçağının saati oldukça ters. 02:30 daki uçağa binmek için 12 gibi otelden ayrıldık.

Hava gayet güzeldi.

Vizesiz, yakın ve oldukça ucuz Lviv eminim ki yazın çok daha güzel olur.

Hiç yorum yok: