26 Aralık 2015 Cumartesi

SİCİLYA

Aslında bu gezi benim planım değildi. Sicilya^yı görmeyi çok isteyen arkadaşım Güngör ve Tolga ile gidecektik. Uçak saatinden yarım gün kala vizelerinde bir sorun olduğunu fark etmeleri üzerine hızlı bir karar vermem gerekti. 10 dakikalık bir telefon görüşmesinden sonra onların biletlerini iptal ettim. Hemen booking rezervasyonumu daha küçük ve ucuz bir mekanla değiştirerek apar topar çantamı alıp evden çıktım. Gece İstanbul'da eşim ve kızımın kaldığı ufak dairede bir kaç saat kestirdikten sonra sağ olsun eşim sabah 06:00 daki uçak için beni 04:00 te hava alanına bıraktı.

Catania uçağı dolu değildi.Tam arkamdaki koltukta İzmit'ten tanıdığım arkadaşım Hakan Tanta ile Kazım Abi ve eşleri vardı. Tesadüfün böylesi. Yaklaşık 2 saat süren yolculuk sonrasında çok kısa sürede hava alanından çıkış yaptım. Ufak bir sırt çantası ile yola çıktığımdan bagaj bekleme sorunum olmadı. Hakan'lar bagaj ve araba kiralama işlemleri için alanda kaldılar.

Catania havaalanından çıkıp sola bakınca şehre çalışan Alibus durağını görüyorsunuz. Şehir birkaç kilometre mesafede. Otobüs ücreti 4 Euro. Merkezde istasyon durağında otobüsten indim. Harita uygulamasından otelin yerini kestirip sabahın güneşli ama serin dinginliğinde otele doğru yürümeye başladım.

Catania'nın bu bölgesi oldukça eski ve gri binalardan oluşuyor. Uçaktan sağ tarafımızda gözüken Etna'nın katkısı ile oluşan koyu renk taşlardan örülmüş zemin kaplamaları ile birlikte şehir hafif soğuk ve gizemli.Etna şehrin kuzeyinde. Bu zamanlarda faaliyetini biraz hızlandırdığından tepesinde her daim tüten bir duman var.

Otelin yeri çok merkezi bir bölge. Otele yaklaştıkça  hareket arttı. Doume Meydanında sabah turistleri meydanın ve filin fotoğraflarını çekiyor. Etrafı izlerken daha aşağıda bir pazar yeri gürültüsü ve kalabalığı dikkatimi çekti.

Bölgeye vardığımda çok şaşırdım. Burası hayatımda gördüğüm en güzel balık pazarı. Son derece kalabalık. Hafif bir yükseltiden geçen sokağa ihtiyarlar dizilmiş aşağıdaki hareketi hareketsiz bir şekilde izliyorlar. Daha öncesinde görmediğim envai çeşit balıklar tezgahlarda. Çeşitli deniz kabukluları, ahtapotlar, her boy karidesler ve görkemli görüntüleri ile kılıç balıkları. İnsanlar sıcak, samimi, fotoğrafra karşı ilgisiz değiller. Bu cesaretle içlerinde dolaşarak bol bol fotoğraf çektim.

Balık pazarının bağlantılı sokaklarında  çok sayıda sebze meyve tezgahı ile kasap dükkanları var. Mandalina 50 cent ile 1 euro arası. Yarım kilo mandalina aldım. Etrafı seyrederek 2 sokak ilerideki otele vardığımda henüz öğlen olmamıştı. Resepsiyon her zaman açık değil. Geldiğimi haber verdiğimden görevli Marco beni bekliyordu. Oldukça yardımsever ve samimi sohbeti ile Marco odamı göstererek gerekli infoyu verdikten sonra elime basit bir harita tutuşturdu. Haritada merkezde görülecek tüm yerler yürüme mesafesinde işaretlenmişti.

Marco'nun walking haritasına göre kale, tekrar balık pazarı ve doume, ara sokaklardan bellini meydanı, Etnea caddesi gibi önemli noktaları dolaşırken büyük bir pazar ile de karşılaştım. Pazarlar çok eğlenceli.Oldukça ucuz fiyatları olan pazardan biraz peynir biraz da zeytin aldım. Kahvaltı zayıf ise bunlarla renklendiririm.


Biraz yoruldum ve acıktım. Küçük bir meydanda gözüme kestirdiğim bir restaurant masasına kuruldum. Pizzamın gelmesini beklerken gezim boyunca bana eşlik edecek arkadaşım Moretti'den yudumlamaya başladım. Pizza çok şaşırtıcı değildi doğrusu. Burası rastgele oturduğum bir yer olduğundan umursamadım.

Otelin merkezde olması büyük avantaj. Uykusuzluk ve yol yorgunluğu üzerine haldır haldır dolaşınca yorgun düştüm. Otele uğrayıp bir-iki saat kestirmek çok iyi geldi.


Akşam saatlerinde tekrar dışarıdaydım. Harşitama işaretli bir kaç noktayı ziyaret ettikten sonra Etnea caddesinde bir kafeye oturdum. Çikolatalı torte ve kahve 2.80 Euro.  Karşımdaki Santa Maria kilisesinde güzel bir düğün vardı. Aralarına karışıp bir kaç kare fotoğraf çektim. Doume Meydanında biten Etnea caddesi Catania'nın piyasa caddesi. Akşam yemeği öncesi veya sonrası piyasa yapanlar, gençler, turistler herkes bu caddede.

Otelin bitişiği olan cadde Garinaldi caddesi. Nispeten sakin olan bu caddede boydan boya yürüdüm. Caddenin sonunda güzel bir meydan var. Piazza Palestro meydanında bir büfenin önündeki masalara ihtiyarlar oturmuş sohbet ediyorlar. Yakındaki bir masaya da ben oturdum. Küçük Moretti 1 eoro.

Haritama işaretlediğim local lezzetlerden biri olan Bella Napoli Pizza da Garibaldi caddesinde. Otelime mesafesi 100 metre kadar. Burası akşam 18:00 ila 23 arasında hizmet veriyor. Oturma yeri yok. Pizzanızı alıp gidiyorsunuz. Birkaç metrekareden ibaret dükkanda pizzalar odun fırınında hazırlanıyor. Pizzanın iyisi fazla malzemeli olmaz. Sos peynir ve zeytinden oluşan pizzama 4 euro ödedim. Otel yakın olduğundan soğutmadan soframı kurdum. Moretti eşliğinde mideye indirdiğim pizzanın özellikle hamuru ve peyniri gerçekten çok lezzetli idi.

Sabah her zamanki gibi erken kalktım. Kahvaltı 8:00 de başlıyor. Kahvaltıya kadar  telefon görüşmeleri yapıp internetten haberlere baktım. Dolabımdan zeytin ve kaliteli kaşar peynirimi alıp kahvaltı salonun geçtim. Kahvaltı fena değildi. Klasik Avrupa otel kahvaltısı.  Bugün plan Taormina'ya gitmek. Sağolsun Marco bana gerekli infoyu sağladı.

Taormina 

Hava alanından gelişte indiğim istasyon civarında bir otobüs terminali var. Taorminaya İnterbus ya da Etnea firmaları ile bir saatlik yolculuk ile ulaşmak mümkün. Ben biletimi Etnea dan aldım. Gidiş geliş 8.50 Euro. Yolda bir problem olduğundan ( böyle izah edildi) otobüs yaklaşık 1 saat gecikmeli geldi. Sorun yok. Nasılsa geziyoruz.

Yunanlılar tarafından kurulmuş olan Taormina "Diamond of Sicily" olarak anılıyor. Catania ile Messina arasında, Catania'ya 1 saat mesafede, kayalıklar üzerine kurulu küçük bir şehir.

Yol boyunca Etna yanardağı solumuzda kaldığından otobüste o tarafa oturdum. Etna'nın duman tüten bacasını izleyerek vardığımız Taormina'ya otobüsün zorlukla döndüğü daracık yoldan döne döne çıkılıyor. Otobüs terminali ile merkez çok yakın. Birkaç dakikalık yürüyüş sonrasında çok güzel düzenlenmiş, iki kenarında boydan boya kırmızı halı kaplı, küçük-şirin dükkanlardan oluşan sokağa ulaştık.

Birkaç yüz metre ilerlemiştim ki Hakan, Kazım abi ve eşleri ile karşılaştık. Ayaküstü biraz sohbet sonrası ayrıldık. Ara sokaklar çok güzel. Birbirinden şık hediyelik eşya dükkanları, cafe ve restoranlar ile Taormina "elmas" olarak anılmayı hak edecek derecede güzel.

Terminale yakın bir mekanda calzone denilen kapalı pizza ve moretti ile karnımı doyurdum. 17:45 otobüsü ile Catania'ya döndüm.

Catania'da en sevdiğim mekanlardan biri balık pazarının deniz tarafında bir alt geçidin kuytusundaki büfe. Bu mekana genelde yaşlı insanlar takılıyor. Büfede bira 1 euro. İsteyen makineden 1 euroya çerez de alabiliyor. Duvardaki televizyonda sürekli İtalya Liginden maçlar gösteriliyor. Burada yaşasam sık takıldığım bir mekan olurdu.

Bir saate yakın köprü altı kahvesinde oturdum. Sürekli değişen kanallarda haftanın maçlarını izlemek beni biraz oyaladı. Günün yorgunluğunu attıktan sonra çok yakındaki otelime geçip çantamı bıraktım.

Catania'nın en iyi balık lokantalarından biri olan La Paglia balık pazarında. Yoğun turist sezonu olmadığından yer ayırtmaya gerek yok. La Paglia 1814 yılında kurulmuş. Avrupa'da bu eskilikte çok yer var. O yıllarda Fransa tahtında Napolyon'un olduğunu düşününce lokantanın eskiliği daha net anlaşılıyor. 200 yıldır faaliyet gösteren bizde sadece Hacıbekir Lokumcusu var. Sirkeci şubesi 200 yıllık.

La Paglia'da siparişim son derece lezzetli ve taze ürünlerden oluşan karışık bir deniz ürünleri salatası, yarım şişe beyaz şarap ve spadotto denilen bir akdeniz balığı oldu. Salatadaki zeytinyağı son derece lezzetli idi. İlave istediğimde şişeyi masaya bıraktılar. Ekmek banarak şişenin iki parmağını eksilttim. Dışarıda küçük bir masada güzel servis ile toplamda bahşiş dahil ödediğim rakam 25 Euro oldu.

Siracusa

Sabah kahvaltı sonrası Marco ile biraz sohbet sonrasında balık pazarının karşısındaki otobüs terminalinin bir köşesindeki İnterbus durağından Siracusa biletimi aldım. Gidiş-geliş 9.10 Euro.Yol boyu dümdüz ovanın her tarafı portakal ve mandalina bahçeleri ile kaplı. Bir ara sık tünellerden geçiliyor. Mesafe yine yaklaşık 1 saat.

Siracusa'nın turistik bölgesi Ortigia adası. Otobüs durağı adaya yürüme mesafesinde. Siracusa sokaklarından kıvrılarak terminale ilerlerken bir sokak ismi dikkatimi çekti. "Via Adige" Muhtemelen Siracusa'da yaşayan çerkezler nedeni ile verilmiş bir isim.

Hava çok güzel. Yol üzerindeki bir kafeden aldığım kahve ve kruvasanı köprüye yakın bir bankta etrafı seyrederek mideye indirdim. Ortigia'ya girişteki meydan kalabalık. Turist popülasyonu dar sokaklara buradan dağılıyor.

2700 yıllık bir geçmişi olan Siracusa Sicilya Özerk Bölgesinin en önemli şehri. Ünlü bilim adamı Arşimed burada doğmuş ve savaşırken Romalı askerlerce burada öldürülmüş.

Doume Catedrali bölgesine çıkan modern caddenin hemen paralelindeki eski sokak çok daha güzel. Daracık sokakta şık dükkanların önünden geçerek meydana ulaştım. Meydanda fazlaca bir kalabalık ve şıklık dikkat çekiciydi.

Katedraldeki mevzuyu anlamak için içeri girdiğimde çok güzel bir koro müziği eşliğinde süslü rahip kıyafetlerinden anlaşıldığı kadarı ile önemli bir ayin vardı. Tıklım tıkış kalabalıkta kendime bir yer bulup biraz koroyu dinledim. Yanımdaki beyefendiye ne olduğunu sorduğumda Santa Lucia günü olduğunu söyledi. Şans işte. Biraz sohbet ettikten sonra nereli olduğumu sordu. Türkiye dediğimde elimi iki elinin arasına alıp çok samimi bir şekilde "God blees you" dedi. :))

Meydandan adanın sonuna dek yürüdüm. Dönüş yolunda da dar sokaklarda kaybolmayı, kaybolma bahanesi ile evlerin avlularına girmeyi deneyerek çok güzel dolaştım. Sicilya halkı kesinlikle çok sıcak, çok samimi. Ancak bu gerçek samimiyet sahte bir gösteri şekline dönüşmediğinden farkına varmak için insanlarla diyalog kurmak gerekiyor.

Balık pazarı civarında dolaşırken bir dükkanın önündeki sıra dışı kalabalık dikkatimi çekti. Dükkandaki ihtiyar ustanın hazırlamayı şova dönüştürdüğü sandviçlerden almak için ciddi bir kuyruk oluşmuş, sandviç almayı becerebilen şanslılar da bir masa kapabilmişlerse masada yoksa ayakta karınlarını doyuruyordu. Kuyruğa girmeye cesaret edemediğim için  başka bir yere oturdum. Deniz ürünleri ile çok güzel spagetti çeyrek şişe beyaz şarap için 15 euro ödedim.

Siracusa'yı çok beğendim. Özellikle Ortigia bölgesi şahane. Dönüş için 15:00 otobüsüne yetiştim. Yine Etna'nın tüten bacasını izleyerek Catania'ya döndüm.

Otobüsün en ön koltuğunda oturan yaşlı çift Türkçe konuşuyordu. Turist olmadıkları çok açık olan bu çifti çok merak etmeme rağmen otobüsten inince bir an için unutup uzaklaştım. Aklıma gelip geri döndüğümde ise kaybolmuşlardı.

Çok sevdiğim köprü altı kahvesinde bir küçük moretti içtikten sonra son günün kalan saatlerinde biraz alışveriş yapmaya çalıştım. Ama günlerden pazar olduğundan pek açık dükkan yoktu. Bulabildiğim yerlerden zeytinyağı ve şarap alıp otelin yolunun tuttum. Çantalarımı toplamaya başladım. Akşam hava karardıktan sonra dışarıda biraz dolaştım. Otele dönerken elimde yine Bella Napoli Pizza'nın kutusu vardı.

Gece Marco ile vedalaşmıştım. Sabah uçağa yetişmek için erken çıktım. Hava daha aydınlanmamıştı. Alibus durağında 15 dakika kadar bekledikten sonra gelen otobüs ile hava alanına vardığımda gün ağarıyordu.

Bu benim yurt dışına yalnız yaptığım ilk seyahat oldu. Yalnız gittiğim çok yer oldu ama gittiğim yerlerde birileri vardı.

Doğrusu hiç ama hiç sıkılmadım. Kimseyi rahatsız etme düşüncesi taşımadan istediğim gibi plan yapabilmekten çok zevk aldım.

Ekonomik olarak son derece ucuz bu bölgede harcadığım para evde kalsam da kesinlikle cebimden çıkacak bir miktardı.

Hiç planda yokken geldiğim Sicilya kesinlikle tekrar gelinecek yerler listesinde.